Türk yargısının en önemli sorunlarından biri davaların yıllarca sürmesidir.
Davalar bazen hakimlerin bazen de avukatların tutumu yüzünden uzadıkça uzuyor.

++
Halen cezaevinde yatan 260 bin kişiden 58 bini tutukludur. Yani bu kişilerin davaları sürüyor.
Yıllarca tutuklu kalan bir kişi dava sonunda beraat ederse ya da yattığı süreden daha az ceza alırsa ortaya büyük bir adaletsizlik çıkmaz mı?
Bu arada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkum ettiği bir çok davanın açılış gerekçesinin uzun yargılama ve tutukluluk süresi olduğunu hatırlatmakta da yarar var.
++
Davaların uzun sürmesinin bir sakıncası da şu:
Haksızlığa uğradığını düşünen kişi, mahkemeye başvurduğunda yıllarca sonuç alamayacağını bildiğinden hakkını kendi arama yoluna gidiyor ve çeşitli belalara bulaşıyor.
++
Peki ne yapılabilir?
Hakim ve savcı başına düşen iş yükünün azaltılması için mahkemeler yeni kadrolarla takviye edilmeli.
Ama bu yetmez.
Davaların en fazla 6 ay sürmesini sağlayacak yasal bir düzenleme de mutlaka yapılmalı.
Böylece yargı adeta birinci viteste gitmekten vazgeçecek, hız kazanacaktır.
++
Tabii, verdiği kararlar üst mahkemelerde, özellikle de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bozulan hakimlere de mutlaka müeyyide uygulanması gerekir.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.