Yapılanmada bilgi ticareti çekincesi

0
179

Yeni Ekonomik Program kapsamında kurulması öngörülen Mali ve Dönüşüm Ofisinin kuruluş ve çalışma sürecinde danışmanlık yapması üzerine anlaşılan ABD’li McKinsey firmasına ilişkin tartışmalar daha uzun sürecek gibi.

Bakanlık yaptığı açıklamada danışman firmanın icrada ve karar aşamalarında fonksiyonu olmayacağını belirtilse de çoğu konu yerli yerine oturmuyor.
Öncelikle şunu belirtelim. Sözkonusu firma 1995 yılında İstanbul’da ofis açmasıyla birlikte hem özel hem de kamu sektöründe özelleştirmeden şirket yapılandırmalarına kadar her sektörde faaliyet göstermiş, gösteriyor. Yani bize, ekonomiye aşinalar, çat kapı gelmiş değiller ama şimdi tüm ekonomiye dalıyor.
Firma ile nasıl seçildi, nasıl anlaşıldı, ne kadar süreyle kaç para verilecek, 16 temsilciden oluşan ofiste hangi koltuğa oturacak, bizim aklımıza gelmeyen çözümleri kime rapor edecek konularını bir yana bırakalım, diğer bir tartışmaya bu firmaya yönelik güvenilirlik konusuna bakalım.

Sanal ortamda yer alan haberlere ve iddialara bakılırsa, bu firmanın bazı yöneticileri geçmişte müşterisi olan firmalara ilişkin bazı bilgileri diğer bazı rakip firmalara para karşılığı vermişler. Haklarında resmi soruşturmalar açılmış, yargılamalar yapılmış, hatta bir yorumda “ bu danışmalık firmasında tepedekiler bunu yapıyorlarsa aşağıdakiler ne yapmaz ki” deniliyor.

- Reklam -

INSİDER TRADİNG

Şimdi bu firma, Türkiye ekonomisi kadar siyasi kararlarının alındığı ortamın tam göbeğinde her türlü bilgiyi “önceden öğrenme, duyma şansına sahip. Sadece kamu değil özel kişi ve kuruluşlara ait “mahrem” bilgilere de ulaşabilirler.
Üstelik ABD’li firma ortaya bir iş çıkaracaksa, ister istemez her konuyu didikleyecektir. Bilgilerin verilmesinde kısıtlanmaya gidemezsiniz. Sonra kalkıp “bize bilgi, veri gelmiyor, işimiz yapamıyoruz” diye yakınabilirler
Şu söylenebilir: ekonomiye ilişkin veriler, gelişmeler (doğru, yanlış, eksik) 1980’lı yıllardan buyana bir süreklilik içinde şeffaflaştı, tüm dünyaya açıklanıyor. Tabii bunlar üzerinden zaman geçtikten sonra duyurulanlar.

Ancak kimi zaman öyle bilgi ve veri akışı olur ki zaman üst düzey bürokratlarla bile paylaşılmaz. Kararlar verildikten sonra bunun ne olduğunu anlarsınız. Şunu da ekleyelim, vatandaş devlette olup bitenin sadece yüzde birinden haberi olur.
Türkiye gibi ekonomisi manipülasyonlara ve spekülasyonlara açık bir ülkede örneğin ortada önemli bir gelişme yokken ani kur dalgalanmalarında, kimi sorumlu tutabiliriz? Bilgilerin sızdırılması, el altından verilmesi, bir yerlerle paylaşılması ihtimali ne kadardır? Bunu hiçbir zaman bilemeyiz.
Yabancılar bunu “insider trading” yani “içeriden bilgi sızdırılması”, bilginin gizlice, el altından menfaat sağlamak amacıyla kurum dışında paylaşılması olarak tanımlanıyor. Bugün ABD’de sadece borsa değil danışmanlık şirketlerine de yönelik en çok sorgulanan konuların başında bu geliyor.
Günümüzde “önceden ve içeriden öğrenilmiş bilgi” en güçlü silahtır.
Herkesin peşinde koştuğu bu silahı ele geçirenin yapamayacağı iş yok hele bir de ucunda para varsa!

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz