Miles Park ve Sylvie Douglis, ABD’li yazarlar, 31 Ekim 2019’da kaleme aldıkları yazılarında yalan haberlerin çok büyük neticeleri olduğunu, kurumların zor durumda kalabileceğini daha da kötüsü bunların bir çok insanı zan altında bırakarak bu kişilerin tehditler almalarına hatta linç edilmelerine kadar büyük yıkımlar yaşayabileceklerini, ABD’deki güncel örnekleri ile aktardılar. Ardından da yalan haberlerin nasıl farkedilebileceklerini yine bu yazılarında açıkladılar.

blank
Gazeteler, televizyon programları, internet,… Yalan haberler her yerde karşımıza çıkabilir.

İçindekiler:

Kara propaganda, toplumu ayrıştırıcı ve nefret dolu söylemler, dedikodular, provakasyon amaçlı kötü niyetli yalanlar hem geçmişte hem de günümüzde bütün toplumlar için büyük sorunlar ve insanlık dramı oluşturmakta.

İnsanlık tarihi boyunca da bu yalan haberler vardı, muhtemelen geçmişte daha çoktu. Ortaçağda bilim ve sanatta öncülük edenler dahil olmak üzere, kendini savunabilecek gücü olmayan insanların sadece dedikodulara dayanılarak tutuklandığı ve işkenceye dayanamayıp olup olmadığı bilinemeyen suçlarını kabul etmek, belki de var olmayan suç ortaklarını itiraf etmek zorunda kaldıkları bir çağdan beri yalan haberlerin ne kadar ölümcül sonuçları olduğunu da bilmekteyiz. İlkçağlarda, hatta öncesinde de bu tür olayların olduğunu tahmin etmek güç olmamalı.

blank
Ortaçağdaki Engizisyon Mahkemeleri ve Yeniçağda bile devam eden Cadı Avları bunlara örnektir.

Yalan haberlerle toplumları birbirine düşürmek, katliamlar yaratmak siyasi-askeri taktik olarak bile kullanılmıştır. Yakın tarihte bu taktiklerle gerçekleştirilen olaylar saymakla bitmez.

Bütün dünyada örnekleri bulunan bu olaylara ülkemizde de bu olaylara pek yabancı değiliz aslında. (Ülkemizdeki örnekleri tartışma yaratabileceği için bu konuyu atlıyorum.)

Bu sebeple Miles Park ve Sylvie Douglis’ın bu konudaki yazdıklarını önemseyerek okudum.

Yazıda bahsi geçen ABD’deki örnekler bizim gündemimizde olmadığı için aşağıdaki çeviri o yazının giriş kısmını içermemekte. Çevirinin kalan kısmı, yalan haberi farketmek için verdikleri önerileri aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Öneriler

1) Şüpheyle yaklaşma konusunda kendinizi geliştirin.

Gazeteden, televizyondan ya da sosyal medyadan olsun, her yeni bilgiye az da olsa şüpheyle yaklaşın. Bilgiyi veren kaynağın kendisini ispatlamasını, bu bilgiye nasıl ulaştığını açıklamasını bekleyin. Bilgiyi veren kaynak sizin her zaman güvendiğiniz bir kaynak olsa da, bilgi kaynağı sizin bakış açınıza uygun olsa da, elde ettiğiniz bilgiyi başka kaynaklarla da karşılaştırın.”

2) Yalan haberlerin doğasını bilin.

Yalan haberler yeni değil. Ancak sosyal medya uygulamaları sürekli gelişerek ve etki alanlarını arttırarak dünya basınını büyük oranda tesir altına almaktalar. Sosyal medya içerdikleri bilgilerin yanlışlığından dolayı basın organlarından farklı olarak ekonomik yaptırımlara maruz kalmamaktadır. Sosyal medyadaki bilgilere güvenmemek ve bu bilgilere göre bakış açınızı şekillendirmemek daha doğru olacaktır.”

Not: Yazarlar bu kısımda daha çok sosyal medya üzerinde durmuşlar. Ancak kurumsal medya şirketleri yaptıkları yayınlarda kanunları çiğnediklerinde, etik kurallara uymadıklarında ekonomik yaptırımlara maruz kalıyor olsalar bile, yapılan haberlerin taraflı olması, abartı içermesi, olayları basite indirgemesi, veya eksik olması durumu yine tartışılabilir olacaktır. Basına karşı da şüpheli yaklaşılmalıdır.

3) Yazıların içeriğinin duygu yüklü (fazla öfkeli, fazla tutkulu) veya yıkıcı ve ayrıştırıcı olup olmamasına dikkat edin.

“Yalan haberler en çok ani gelişen ve insanları duygusal olarak etkileyecek olaylarda karşımıza çıkar. Böyle durumlarda kendinize şu soruları sorun: Bu olay karmaşık ve duyguları tetikleyecek bir konu mu? Bu haberi doğrulayacak kanıtlar, bu kadar kısa sürede elde edilebilir mi? Eğer bu konu duygusal bir konu ise ve olaylar elde delil olamayacak kadar hızlı gelişmişse, bu konularda son derece şüpheli olmalısınız.”

4) Bilgi kaynağını araştırın.

Şüphecilik gerçekte nedir, neye benzer? Şüphecilik insanın okuduğunu, gördüğünü gerçek olarak kabul etmeden önce sorular sormasıdır. Bu sorular şunlar olabilir: Bilgiyi veren kaynak acaba politik kurumlar, şirketler veya potansiyel olarak taraflı olabilecek oluşumlar tarafından finanse ediliyor olabilir mi? Kanıtlar bu bilginin doğruluğu için yeterli mi? İçerikte sayısal, bilimsel veriler var mı?”

5) Bağırmak çağırmak yanlış haber sorununu çözmez.

Doğrulara değer vermek çok önemlidir ancak insanların yanlışlarını düzeltmek hassas bir konudur. Eğer hayatınızdaki veya çevrenizdeki bir kişi yanlış bilgiler yayıyorsa ve ona yardım etmek istiyorsanız mütevazi olun. Yanlış bilgilendirmenin kötü niyetle veya cahillikle ilgili olduğu varsayımında bulunmayın. Bu kişiyle bireysel olarak veya mesaj yoluyla iletişime geçin ve o kişiyi de anlamaya çalışarak sorular sorarak doğruyu görmesini sağlayın.”

Elbette ki yalanları tespit etmek bu kadar kolay değildir. Bu öneriler daha da çoğaltılabilir hatta bana göre bu öneriler naif kalmakta.

Bütün bu önerilerin ana düşüncesi şüpheci olmaktır. Şüpheci olunması gerektiği ilkokuldan beri bize söylenen şeylerden biridir. Bunu hepimizi zaten biliyor olsak da önerilerin ilk kısmında denildiği gibi şüphecilik konusunda kendimizi eğitmemiz gerekmekte. Bilmek yetmez. Şüphecilik ve bu konuda kendimizi nasıl geliştireceğimiz başka bir yazının konusu olacaktır.

Başlık ve içerikte geçen yalan haber sözcük öbeği ile ilgili olarak

Bu yazımda çevirdiğim makalenin başlığındaki “yalan haber” sözcük öbeği ile ifade ettiğim “misinformation” kelimesi aslında sadece yalan haber anlamı taşımamakta, basit bir yanlış bilgilendirme de “misinformation” kelimesi ile ifade edilebilmektedir.

Bilerek veya bilmeyerek yanlış bilgilendirme, yalan haber kavramlarını sadece yalan haber olarak ifade etmemin sebebi “yalan haber” sözcük öbeğinin hem makalenin orjinalinin hem de bu yazının içerğine daha uygun düştüğüne inandığım içindir.

Orjinal Metin: Miles Parks, Sylvie Douglis. Fake News: How To Spot Misinformation. 31 Ekim 2019. NPR

Önceki İçerikMeyve sebzede ihracat artışı
Sonraki İçerikAntik kent muz bahçesi arasında kaldı
Gazeteci-Yazar bir babadan ve terzi bir anneden olan Emre Yılmaz, Çanakkale'de doğdu. İlköğretim yıllarında okumaya ve yayınlara olan sevdası başlamıştı. 2005 yılında lise sınavında Çanakkale birincisi olarak Ankara Fen Lisesi'ne yatılı olarak yerleşti. Lise yıllarında bilime olan ilgisi arttı ve her türlü bilimsel yayını takip etmeye başladı. 2009 yılında Çankaya Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği'nde başladı. Bilgisayara Mühendisiliği'nde çift anadal ve Malzeme Bilimi ve Mühendisliği'nde ise yandal yaptı. Yüksek lisansını da ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde yaparak araştırmalarına devam etti. Gazeteciliğe ve yazarlığı ilgisinden dolayı da Sonsöz Gazetesi'nde bu mesleği icra etmeye çalışmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz