Korona virüsü sebebiyle “Evde Kal” çağrısının yapıldığı bu günlerde hayatını günlük kazandığı parayla devam ettiren vatandaşların nasıl geçimini sağlayacağını soran CHP İzmir Milletvekili Özcan PURÇU “Virüs mağdur olanı daha çok mağdur etti” dedi.

Dünyayı etkisi altına korona virüsü sebebiyle birçok basın organı vasıtasıyla bakanlar, milletvekilleri evde kal çağrısı yapmaya devam ediyor. Geçimini sokaktan ya da günlük para kazanılan işlerden sağlayan vatandaşlar virüs sebebiyle mağdur olmaya devam ediyor. Konuya dikkat çekmek için açıklamalarda bulunan CHP İzmir Milletvekili Özcan PURÇU 8 Nisan Dünya Romanlar Günü ile ilgili olarak da konuştu. Purçu’nun açıklamaları şöyle:

Korona virüsü mağdur olanı daha çok mağdur etti

Korona virüsü sebebiyle bütün dünya mağdur olduğunu ifade eden Purçu “Ülkemizde tüm dünyada olduğu gibi sorun ve sıkıntılar yaşıyor. En kısa sürede korona virüsü belasından halkımızın kurtulmasını temenni ediyorum.

Korona virüsü sebebiyle birçok insanımız vatandaşımız mağdur oldu ancak baştan beri hayatın içerisinde mağdur olan korona virüsü ile de hayatı kilitlenen insanlar var. Romanlar hayatını geçimini sokaklardan sağlayan insanlardır. Bu insanlar çiçek satarak, hurda, kağıt toplayarak sokakta kazandığını akşam evinde yiyor ve bu şekilde geçinmeye çalışıyor. Sokağa çıkamadığımız evde kal diye uyarılarda bulunduğumuz bu günde günlük olarak kazandığını harcayan vatandaşlarımız geçimini nasıl sağlayacak? Korona virüsü mağdur olanı daha çok mağdur etti. Bu şekilde geçimini sağlayan vatandaşlarımız açlıkla karşı karşıya kalmış durumda.” dedi.

Geçimini sokaktan sağlayanlar mağdur

Geçimini sokaktan sağlayan ailelerin, bireylerin mağdur durumda olduklarını vurgulayan Purçu “Geçimini sokaktan sağlayan sokak ekonomisi ile geçinen işportacılar, hamallar, hurdacılar hatta simit bile satanlar mağdur olmuş durumdalar. Bunların dışından kafeler, kahvelerde çalışarak günlük para kazanan sigortası olmayan günlük gelir elde eden çalışanlarımız da mağdur durumda. Ülke olarak bu mağduriyet karşısında çokta iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez. Hükümet bin lira yardım amacıyla dağıtacağını açıkladı. Ancak uygulamaya bakıldığı zaman verilmesi gereken kişilerin dörtte birine dahi verilmediği açıkça ortadadır. Sigortası olmayan günlük getirisi olan işlerde çalışan vatandaşlarımızın %90’ının sosyal yardımlaşmalarda dosyası var. Dosyaları olmasına rağmen bize gelen geri dönüşlerde bazı yardımların alınamadığı görülmektedir. Hükümetin Almanya, Fransa örneğinde olduğu gibi bir yol izlemesi gerekmektedir. Ancak bununda mümkün olmadığını söylemeliyiz çünkü biz bu ülkeler gibi bir bütçe ayırmış değiliz. Vatandaşın devletten fazla bir beklentisi söz konusu değil. Sadece günlük tüketilen gıdanın kendilerine verilmesini istiyor. Bunun sağlanması için de kayıtların tutulması gerekiyor. Bizim ülkemizde bu tür bir kayıt sistemi bulunmuyor. Kayıt dışı olarak günlük geçimini sağlayan vatandaşlarımızı devletin takip etmesi gerekiyor. Bu tür salgınlarda, afetlerde, depremlerde oluşturulan takip listelerinin hemen ortaya çıkması gerekmektedir.” diye konuştu.

Para desteği yeterli değil

Korona virüsü sebebiyle vatandaşa ayrılan maddi desteğin yeterli olmadığını ifade eden Purçu “Vatandaşlara ayrılan para desteği kesinlikle yetmiyor. Hazinede devletin elinde para yok. Olmadığı içinde vatandaşa maddi destek sağlanamıyor. Hükümet şuanda su taşıyarak değirmen döndürmeye çalışıyor. Vatandaş kimseden lütuf beklemiyor. Bu devlet halkın devletidir. Bu para halkın parasıdır. Zor günlerden geçtiğimiz bu dönemde vatandaşlarımız kendi hakkını istemektedir. Kimse bir başkasından para istemiyor zaten almazda. Biz vatandaşlarımız için devletin parasını istiyoruz.” Şeklinde konuştu.

8 Nisan Dünya Romanlar Günü

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu 8 Nisan Dünya Romanlar Günü vesilesiyle de bir açıklamada bulundu Purçu yaptığı açıklamada “Romanlar Hindistan’ın Pencap-Sind (Pakistan, Karaçi) nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan’ın da içinde bulunduğu bölgelerden 4.yüzyılda İran ve Anadolu üzerinden dünyaya yayılmış Hint-Avrupa halkıdır. “Yüzleri güneşe ve barışa dönük olan, baharın çocukları Romanlar; gerçek bir varoluş mücadelesidir!”Fakat tarih boyunca Romanlar gittikleri her ülkede insan hakkı ihlalleri, ayrımcılık ve sosyal dışlanmanın mağduru olarak yaşamışlardır. Roman kökenli CHP İzmir Milletvekili Purçu, her yıl 8 Nisan’da Romanların yaşadığı sosyal, ekonomik ve yaşamsal sorunların çözüme kavuşması için ve farkındalık yaratmak amacıyla çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

Purçu, 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’ne ilişkin şu bilgileri verdi:

Romanlar; sistematik yok edilişi,  zulüm ve porajmos’u asla unutmayacak!

“Nazi Almanya’sı tarafından işlenen en büyük tarihi zulüm ve insanlık suçlarından biri, Romanlara uygulanan “Porajmos” Roman dilinde “Yok etme” anlamına gelen soykırımdır.1899 yılından başlayarak Naziler ’in iktidar olduğu 1933 yılına kadar devam eden zulüm, 1936 yılında da Romanların Almanlarla evlenme hakları, oy kullanma hakları ve vatandaşlıkları ellerinden alınarak devam etmiştir. 8 Aralık 1938’de Nazi Partisi şefi Heinrich Himmler’in çıkardığı genelge ile Romanları Avusturya’daki Daçau, Sachsenhausen, Buchenwald, Lackenburg gibi toplama kamplarında gözaltına alındı ve dünya savaşı yıllarında farklı ülkelerdeki gettolara ve gaz odalarına sürüldüler ve Porajmos başlamış oldu.Zorla toplama kamplarına gönderilen Romanlar, bir diğer soykırım kurbanı olan Yahudi halkıyla bir araya getirildiler. Naziler ve işbirlikçileri İnsan deneylerinin yapıldığı ve gaz odalarının bulunduğu ölüm kamplarında; 1944 tarihinde 2 Ağustos’un 3 Ağustos’a bağlandığı gece toplu katliam yaparak 1 Milyona yakınRoman soykırıma kurban edildi.  Katliamdan kurtulanlar ise Avrupa’nın dört bir yanına dağıldı.”

1940’lardaki soykırım 1982’de kabul edildi

Bu süreçte yüz binlerce soykırım kurbanı Romanın,  Roman olmayan topluluklar ve ülkeler tarafından unutulduğunu dile getiren Purçu, “Romanların yüzde 25’i katledildi.Batı Almanya Parlamento’su ancak 1979 yılında ‘Porajmos’un ırkçılık ve etnik ayrımcılık temelli planlanmış bir katliam olduğunu kabul ederek, mağdurlara tazminat vermeyi kabul etti. Federal Alman Hükümeti 17 Mart 1982’de Roma soykırımını tanıdı” dedi.

Purçu, şöyle devam etti:

“1959 yılında Romanya’dan Fransa’ya göç eden bir Roman farklı gruplarla bir araya gelerek Dünya Roman Komitesini kurdu. 8 Nisan 1971’de Londra’da 9 ülke temsilcisinin katılımıyla ilk Dünya Uluslararası Roman Kongresi toplandı ve “Roman Komitesi” kuruldu. 1972 yılında 22 ülkeden 23 üye örgüt ile çeşitli devletlerdeki Roman örgütleri için bir şemsiye örgüte dönüştü. 1978 yılında “2. Dünya Roman Kongresi” 26 ülkeyi temsilen katılanlarla 60 delege ve ek gözlemciyle gerçekleştirildi.3. ve 4. Dünya Roman Kongreleri ise 1981 ve 1990 yılında farklı ülkelerden gelen 250 – 300 delege ile yapıldı.1990 Yılında da Polonya’nın Serock kentinde 14 ülkeden 23 temsilcinin katılımıyla gerçekleşen Dünya Romani Kongresinde 8 Nisan Dünya Romanlar Eylem Günü olarak ilan edildi.8 Nisan tarihinin seçilmesinin sebebi ise 1971 yılında Londra’da yapılan Uluslararası Roman Kongresi’nin başladığı gün olmasıdır.

“8 Nisan Dünya Romanlar Günü” Türkiye’de de resmiyet kazanmalıdır

Avrupa Birliği’nin son 10 yılda Romanları gündeme almasıyla Romanlar için yeni bir başlangıç yapılmış oldu. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da, Avrupa Birliği Üyesi ülkelerde gerçekleştirdiği araştırmaların sonuçlarında, Romanların; istihdam, eğitim, barınma ve sağlık alanlarındaki sosyo-ekonomik koşullarının tatmin edici düzeyde olmadığını ve Roman olmayan gruplarla karşılaştırıldığında durumlarının çok daha kötü bir düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum Romanların yaşadığı ülkelerde; Romanların refahının sadece insan hakları ve sosyal adalet temelinde değil, istihdam, eğitim, sağlık ve sosyal dışlanma konusunun da ekonomik büyüme politikalarında etkili olduğu farkındalığını sağlamıştır. 

AB’nin en son yayınladığı Türkiye İlerleme raporunda; ‘Türkiye Roman vatandaşların sosyo-ekonomik durumlarında ilerleme kaydedememiştir. Asıl hedeflerin ayrımcılık,  insan hakları,  barınma, eğitim ve sağlık sorunlarının çözüme kavuşturulmasıdır’ sözleri yer almıştır. Purçu, alınacak tedbirler ve önlemlerin yanında, 8 Nisan Avrupa’da Roman toplumunun sorunlarının tartışıldığı, kültürlerinin korunmasına yönelik görüşlerin ortaya atıldığı bir gün olarak kabul gördüğü gibi Türkiye’de de artık 8 Nisan’ın Romanların, sosyal sorunların konuşulduğu, çözüm önerilerinin geliştirildiği ve Roman kültürünün yaşatıldığı bir gün olması gerektiğini vurguladı. Purçu tüm Dünya’da kutlanan “8 Nisan Dünya Romanlar Günü” nün Türkiye’de de resmiyet kazanması ve Romanlar günü olarak kutlanması elzemdir, Romanlar senede bir gün hatırlanmayı hak ediyor olmalı” diye de sitemde bulundu.

COVİT 19 salgını ve Romanlar

Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgınından olumsuz etkilenen kesimlerin başında Romanların bulunduğunu kaydeden CHP’li Purçu, “Romanların büyük çoğunluğu günlük ve güvencesiz işlerde çalışmaktadır, salgın nedeniyle alınan tedbirler sonucu hepsi işsiz kaldı. Çaresizler ve mağdur oldular. Yapılacak yardımlar ile kaç gün veya ne kadar yaşam mücadelesi verebilirler?” sorusunun ardından, yaşanan salgından edinilen tecrübe ile en yoksul grup olan Romanlara yönelik Hükümetin acil eylem planı ile kalıcı çözümler üretmesinin zorunluluk olduğunu dile getirdi. Tüm dünya toplumuna barış, kardeşlik ve birliktelik çağrısıyla “8 Nisan Dünya Romanlar Gününü” kutlayan Purçu,  Bu vesileyle dünyada ki tüm Romanları selamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz