Koronavirüs salgını nedeniyle 65 yaşın üzerindekiler ve kronik hastalığı olanlara sokağa çıkma yasağı verilirken insanların birçoğu evlerine kapandı. Salgının ne zaman biteceği bilinmezken aşı çalışmaları için de net bir tarih verilemiyor. Bu durumun yarattığı korku ve panik ise ayrı bir sorun olarak baş gösteriyor.

Uzman Klinik Psikolog İrem Burcu Kurşun, virüs salgınıyla mücadele kapsamında eve kapananların, bu sürecin yol açtığı psikolojik sorunlarla baş etmek için öncelikle geçici olan bu durumu kabullenmeleri gerektiğini ve virüs kadar korkusunun da tedavi gerektirdiğini belirtti.

“KARANTİNADAKİLERE PSİKOLOJİK TERAPİ DE UYGULANABİLİR”

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Klinik Psikolog İrem Burcu Kurşun, korona virüsü nedeniyle karantina altında tutulan bireylere tıbbi müdahalelerin yanında psikolojik terapiler de uygulanabileceğini ifade etti. Bu konuda karantinada tutulan bireylere uygulanan virüs testinin pozitif çıkıp çıkmamasına göre karar alınabileceğini ifade eden Kurşun şöyle konuştu: “Eğer karantinadaki kişiler virüsü taşıyan bireylerle temasta bulunmuşsa veya bundan şüphelenildiği için önlem amacıyla karantinadaysa, içinde bulunduğu ruh halinin değerlendirmesi uzman psikologlar tarafından yapılabilir. Burada görüşme yüz yüze olmak zorunda değil. Online, görüntülü konuşarak bir değerlendirme gerçekleştirilebilir.”

“PSİKOLOG DA KENDİNİ KORUMALI”

Klinik Psikolog Kurşun, psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu düşünülen kişinin hastanelerde acil müdahale altında olması halinde, ruh sağlığı çalışanının da kendini koruma adına eldiven ve maske takarak, hastayla mesafeyi koruyarak görüşme yapmasını önerdi ve şunları söyledi:

“Psikolojik destek verilecek kişiyle yüz yüze görüşülmesi gerekiyorsa, bu görüşmelerin yapılması yönünde sorumlu hekimlerin kararı alınmalı. Bunun dışında durumun yarattığı kaygı, stres ve depresif semptomları kontrol etmek adına kişilere yazılı bilgilendirmeler de sunulabilir. Hastanın talep etmesi halinde ruh sağlığı uzmanı ile görüşme gerçekleştirilebilir.”

“KARANTİNA HERKESİ FARKLI ETKİLER”

İrem Burcu Kurşun, korona virüs testi sonucu pozitif çıktığı için karantinaya alınan bireylerde ne tür psikolojik sorunlar gelişebileceği sorusuna şu karşılığı verdi: “Farklı yaş grupları hastalığı farklı şekillerde karşılayabilir. Kişiler tek kişilik karantina altındaysa kaygı gelişebilir ve depresif semptomlar görülebilir. Umutsuzluk, belirsizlikle başa çıkamama, uyaran almamaya bağlı olarak tepkilerin azalması durumu gözlenebilir. Ancak bireyler pozitif tanı almışsa durumlarının seyrine bağlı olarak zaten hastanelerde ve doktor kontrollerinde tutuluyorlar. İnsan görmüyor değiller ama sevdikleri kişileri görememe dolayısıyla moral bozukluğu oldukça artabilir.”

“KENDİNE İYİ GELECEK ŞEYLER YAP”

Virüs yüzünden ortaya çıkan yeni atmosferin ne kadar süreceğinin bilinmediğini ve belirsizliklerin her geçen gün arttığını belirten İrem Burcu Kurşun “Bu nedenle ruhsal problemlerin artmaması için kişilerin bu süreci algılama şekli çok önemli” dedi. Bu süreçte sağlık çalışanlarını dikkatle dinleyerek gerekli önlemleri almak gerektiğinin altını çizen Kurşun “Öncelikle korumamız gereken beden sağlığımız. Ruh sağlığımız için de kendimizi dinlememiz ve kendimize iyi gelecek şeyler yapmamız gerekiyor” diye konuştu.

“AKUT SORUNLAR KRONİKLEŞEBİLİR”

İnsanların çoğunluğunun evlere kapanması gerçeğini kabullenmek gerektiğinin altını çizen Burcu Kurşun, “Süreç bunu gerektiriyor. Öncelikle kabul etmemiz gereken kısım bu. Süreç geçici olduğu için beraberinde getirdiği veya getireceği problem de geçici olacaktır. Akut sorunlar tabii ki kronik hale gelebilir ancak bu sorunları şimdiden görüp kaygılarımızı yönetmek için de doğru önlemleri almamız gerekiyor” dedi.

“ÖFKE, İNKAR, DEPRESİF SEMPTOMLER GÖRÜLEBİLİR”

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Görevlisi İrem Burcu Kurşun, karantina şartlarında moral seviye ve psikolojik direncin nasıl korunabileceği hakkında şu bilgileri verdi: “Bu noktada farkındalık çok önemli. Durumun ciddiyetini kabul edersek aksiyon almaya başlamamız daha kolay olabilir. Bu sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yaşadığı bir problem. Kişilerde görülen kaygı, depresif semptomlar, öfke, inkar, anormal olaylara verilen normal tepkiler… Morali sürekli yüksekte tutamayız ama kendimizi anlamamız için de önemli bir süreç aslında. Kendimizi takip etmemiz önemli. Biz bu süreci nasıl yaşıyoruz kendimize onu sormamız iyi olabilir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz