Akıl almaz bir hızla yaşıyorduk… Doğumları bile zamanında değil sezaryenle yapıyorduk… Hızlı büyüyor, kısa sürede boy atıp kilo alıyorduk…

Okula giderek daha erken başlıyorduk…

Hızlandırılmış kurslar arasında koşuyorduk…

İş hayatında hızla yükselmek istiyorduk…

Para, şöhret ve güç için hızlı çalışıyor kendimizi zorladıkça zorluyorduk…

Arkadaşlık kurmak, aşık olmak, evlenmekte olduğu gibi boşanmakta da hızdan vazgeçmiyorduk…

Daha fazla cinayet, daha fazla hırsızlık… Suç işlemede bile hız yapıyorduk…

120, 130, 140 yetmiyordu; arabamızı hızlı, giderek daha hızlı kullanıyorduk…

Akşamları evimizde oturamıyor, “alemlere akıyorduk”…

Hafta sonu tatillerinde bile yollara düşüyorduk…

Yurt dışına “kaçmak” için yıllık tatili dört gözle bekliyorduk…

Kendimizi de çocuklarımızı da başkalarıyla yarıştırıyorduk…

Vicdansızlıkta bile hız yapmıştık, doğayı ve sokak hayvanlarını hızla katlediyorduk…

Günün büyük bölümünde sosyal medyaya “takılıyor”, “tık”ları sayıyorduk…

Filmleri, dizileri bile ileri sararak hızlı seyrediyorduk…

++

Gözle görülmeyen, mikroskopla bile zor seçilen bir virüs tüm dünyaya olduğu gibi bize de önemli dersler verdi.

İlk ders galiba şu:

“Hayatın hayat, gidişin gidiş değil, lütfen yavaşla!”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz