Önümüzdeki hafta Meclis’te görüşülecek yasa teklifiyle infaz sisteminde değişiklik yapılacak.

Buna göre, terör, cinsellikle ilgili fiiller, kasten adam öldürme, uyuşturucu ticareti gibi suçlar kapsam dışı bırakılacak, diğer suçları işleyen tutuklu ve hükümlüler yüzde 50 infaz indiriminden yararlanacak.

Örneğin, hırsızlık, dolandırıcılık, yağma, tehdit, şantaj, hilali iflas, işkence, eziyet, insan kaçakçılığı gibi suçları işleyenler cezalarının yarısını çekmişlerse hemen tahliye edilecek.

Teklifin Meclis’e alelacele getirilmesinin nedeni virüs salgını.

++

Cezaevlerinde yaklaşık 300 bin hükümlü ve tutuklu bulunduğu belirtiliyor, bu kişiler arasında virüsün hızla yayılmasından korkuluyor.

İlk başta yasa teklifine son derece insani bir yaklaşım olarak bakmak mümkün.

Ama olayın bir de diğer yanı var.

On binlerce suçlunun cezalarını tam çekmeden bir anda topluma karışması virüs kadar tehlikeli bir sonuç doğurmaz mı?

++

Böylesine kapsamlı bir af getirileceğine, cezaevlerinde kalanlar sıkı bir sağlık denetiminden geçirilseler, riskli görülenler gözetim altına alınıp tedavi edilseler daha doğru olmaz mı?

Yüz binlerce hükümlü ve tutuklu cezaevlerinde zaten zorunlu karantina altında değil mi?

Onları sokağa salmanın anlamı var mı?

++

Tabii, şunun altını da çizmek gerekiyor:

Salgın nedeniyle 150 bin işyerinin faaliyeti durduruldu.

Buralarda çalışan yüz binlerce kişi artık işsiz.

Önümüzdeki günlerde bu işsizlere yenileri de eklenebilir.

Cezaevlerinde kalan büyük bir kitleyi sokağa bırakmak, onları da işsizliğe mahkum etmek ve yeniden suç işlemek zorunda bırakmak sonucunu doğurmaz mı?

++

Özetlemem gerekirse:

Virüs affı konusunda acele etmemeli, yaratabileceği tüm sorunlar düşünülerek bir karara varılmalı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz