VİDMK ne derseniz, “varlığa ve ipoteğe dayalı menkul kıymet” demek. Başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankalara; batık sayılan ve geri ödenmesinden ümit kesilmiş olan ya da düzensiz ödenerek sorunlu olarak nitelendirilen gayrimenkul, otomobil ve değer kredilerin elden çıkarılması için geliştirilen bir sistem.

Daha önceki yazımızda (26 Kasım 2018) belirtmiştik, özetleyelim, bankalar bu kredi alacaklarını VİDMK şeklinde belirleyerek Türkiye Kalkınma Bankası’na (TKB) verecekler. TKB de bunların devlet iç borçlanma senedi, tahvil, bono gibi değerli kağıtlarla paraya çevrilebilecek bir fonda toplayacak. Bu yolla, fondaki değerler, Merkez Bankası ve Hazine tarafından paraya dönüştürülecek. Böylece bankalarımız, hem bu sorunlu kredilerden kurtulacaklar hem de taze paraya kavuşacaklar.
Hesaplara göre, ilk aşamada üç kamu bankasının en az 50 milyar liralık kredi sorununa nakit çözüm getirilecek. VİDMK üzerinden para transferleri bir gecede mi olur, üç ayda mı olur bilinmez ama bilinen bu tür işlemlerin ekonomimize, kamu maliyesine ve nihayetinde vatandaşa ağır yükler bindirecek. Çünkü sisteme para girmiyor, sağlıksız ve sürdürülemeyen kaynaklardan geldiği gibi çıkıyor.
Bu işlerin temel amacı bankalara nakit para transfer etmek ise en başta bu kıtlıkta bu para nereden bulunacak? Hazine, iç ve dış borçlanmaya mı çıkacak? Bir yanda en az düzeyde borçlanma ve mali disiplinden ayrılmama yeminleri, diğer yanda bu tür planlar, programlar dışında gece yarısı operasyonları.
Diğer kaynak, Merkez Bankası’nın (MB) döviz rezervleri bu yılın ilk 10 ayında 17 milyar dolar azaldı. Geçmişte banka, ucuz iken piyasalardan döviz toplayarak rezervlerini güçlendirirdi. Ancak bugünlerde böyle bir alıma girerse dövizi oynatabilir. Amaç kamuoyunda, döviz kurlarının olabildiğince geriletmek olduğuna göre MB şimdilik döviz alımlarından uzak duruyor. Bu da rezervlerin güçlenmesini engelliyor.
MB parayı nerden bulacak? En büyük hissedarı Hazine’den isteyecek değil ya!

Sonuçta tek çare VİDMK paralarının bugünkü şartlarda tek çare olarak fazladan iç ve dış borçlanmalardan karşılanması. Bu faizlerin yükselmesi, borçların kabarması ve son aşamada bu borçların vatandaşın tarafından yıllar boyu sırtlanması demek.
Şimdiden bir 50 milyar lira daha borç yazın vatandaşın hanesine.

FAİZLER DÜŞÜYOR AMA

Yine daha önce belirttik, tüm bankacılık sistemindeki sorunlu kredi tutarı 330 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu kullandırılan toplam kredilerin yüzde 25’e yakın bölümünü oluşturuyor. Siyasi işler sonucu hadi kamuyu anladık da kılı kırk yaran özel bankalar nasıl oldu da bu kadar sorunlu krediye ulaştı?
Daha fazla karamsarlık yaratmayalım ama bankacılık sektöründeki en ufak bir çıt sesi -ki dedikodular almış başını gidiyor- krizi başka boyutlara taşıyacaktır.
Son iki ayda uluslar arası kredilendirme kuruluşlarının Türk bankacılık sektörüne ilişkin “varlık sorunlarına” dikkat çeken raporlarını hatırlayın. Elin oğlu bir şeyler mi biliyor acaba?
Sormak lazım, bu kadar konkordato, iflas ilanları, daralan sanayi, imalat, konut sektörleri, karşılıksız çıkan çeklerdeki patlama bir anlam taşıyor mu? Dahası hepsi geçici, spekülasyon, manipülasyon, gizli başkentlerin işi mi?
VİDMK sisteminin getireceği büyük borçlar vatana millete hayırlı olsun.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.