“Vertigo bir hastalık değil semptomdur”

0
5

İSTANBUL (DHA)- Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Mustafa Çelik, vertigonun başka hastalıklarla karıştırıldığının altını çizerek, ‘‘Vertigo aslında bir semptomdur. Bir hastalığın bulgusu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Hastaların yaşam kalitesinde önemli düzeyde düşüşe yol açmaktadır” dedi.

Beykent Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Çelik, vertigoya dair bilgiler aktardı. Vertigonun ataklar halinde gelişen ve hastayı bu açıdan etkileyen bir durum olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çelik, “Vertigo bir hastalık değildir. Vertigo aslında bir semptomdur. Bir hastalığın bulgusu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Farklı durumlardaki hastalarda görülebilirken, hastaların yaşam kalitesinde önemli düzeyde düşüşe yol açmaktadır” dedi.

“KORONAVİRÜS İLE KARIŞTIRILABİLİYOR”

Dr. Öğr. Üyesi Çelik, vertigonun farklı şekillerde kendini gösterebileceğini belirterek, bir alışveriş sırasında yukarıya bakan bir hastanın ani baş dönmesi yaşayabileceği gibi, bazı hastalarda yatakta sağdan sola dönerken bile meydana gelebildiğini söyledi.
Baş dönmesinin, koronavirüs hastalarında karşılaşılan bir semptom olduğunun altını çizen Çelik, ‘‘Vertigo ile karıştırılan hastalıklar ve semptomlar bulunmaktadır. Sersemlik hissiyatı (dizziness) en sık karıştırılan durumlardandır. Hastanın hissettiklerinin gerçek bir vertigo olup olmadığı, uzman hekimler tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkacaktır. Vertigo başka hastalıklarla karıştırılmaması gerekir” diye konuştu.

“VERTİGO ŞİKAYETLERİ İHMALE GELMİYOR”

Vertigonun genel olarak santral (nörolojik kökenli) ve periferik (iç kulak kritalleri kaynaklı) olmak üzere ikiye ayrıldığını belirten Çelik, “Santral vertigo, daha çok sinir sistemi hastalıkları sonucunda ortaya çıkarken, periferik vertigo iç kulakta yerleşik denge organı (yarım daire kanalları, sakkul, utrıkul) yapılarındaki patolojiler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Vertigo ile başvuran hastanın hangi tip olduğu nöroloji ve kulak burun boğaz hastalıklarının birlikte değerlendirmesi sonucunda ortaya konulacaktır. Vertigo şikâyetinin göz ardı edilmemesi, hastaların bulguları olması durumunda hekime gecikmeden başvurması gereklidir. Unutulmamalıdır ki, bazen çok basit hastalıklar ihmâllerle çok karmaşık bir hale gelebilmektedir” uyarısında bulundu.

‘VERTİGONUN TEDAVİSİ YOKTUR’ ANLAYIŞI YANLIŞ

Vertigonun, tedavi edilmesi gereken bir hastalığın belirtisi olduğuna vurgu yapan Çelik, vertigonun nedeni bulunduktan sonra, sebep olan hastalığın tedavisi ile kaybolduğunu söyledi. Halk arasında sıkça dile getirilen ‘vertigonun tedavisi yok, boşuna uğraşma’ şeklinde bir durumun söz konusu olmadığını ifade eden Çelik, “Vertigoya birçok hastalık yol açabilmektedir. Şeker hastalığından, açlık, kan şekerinin kontrol edilememesi, hipertansiyon, beyin kanamaları, Multipl skleroz gibi demiyelizan hastalıkları, iç kulak kristallerinin yerinden oynaması ile karakterize Benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV), Meniere hastalığı, akustik nörinom gibi denge sinirinin tümörleri, vertigoya sebep olabilmektedir” bilgisini aktardı.

“VERTİGO TEDAVİSİNDE CAN ALICI NOKTA, DOĞRU TANI KONULMASIDIR”

Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda kan testleri, kulak MRI, pozisyonel manevralar, VNG, VEMP, kalorik testler ve işitme testleri gibi uygulamalarla doğru tanıya gidilebildiğini belirten Çelik, vertigonun çok yönlü bir durum olduğunu ifade ederek, hastanın detaylıca değerlendirilmesi ve tetkik edilmesinin zaruri olduğunu belirtti.

Çelik, vertigonun tedavisi ise altta yatan nedene bağlı olarak değişmektedir. Yatak istirahati, ilaç tedavileri ve vertigo egzersizleri başlıca tedavi yöntemlerindendir. Vertigo tedavisinde can alıcı nokta, doğru tanı konulmasıdır. Periferik vertigo nedenlerinin araştırılmasında en sık başvurulan yöntem klinik şartlarda yapılan tanısal manevralardır. Dix-Hallpike manevrası en sık kullanılan manevra olup, yarım daire kanallarındaki patolojilerin ortaya konulmasını sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

“ANKSİYETE VE DEPRESYONA DİKKAT”

Hastaların vertigo ile ilgilenen hekimlere başvurup, doğru tanı ve tedavi yöntemlerinden sonra korkmadan hayatlarına devam etmesinin mümkün olduğunu belirten Çelik, hastanın psikolojisinin de tedavide önemli bir rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Doğru tanı ve tedavi konulamayan hastaların kronikleşen şikâyetleri sonucunda gelişen yaygın anksiyete ve depresyon ise doğru tedavinin başarılı olmasında engel teşkil etmektedir. Vertigo şikâyeti olan hastaların bu dönemi iyi bir psikoloji ile atlatmaları, stresten uzak durmaları, hekimine güvenip önerilen tedaviyi uygulamaları sonucunda Vertigo şikâyetinden tamamen kurtulacaklarını bilmelerinde fayda bulunmaktadır.”