Ver garantiyi, bozduralım dövizi

0
240

Sayın Cumhurbaşkanı, kur dalgalanmalarını dış mihrakların oyuna bağlayarak mücadele için ikinci “döviz, altın bozdurma seferberliğini” Erzurum’dan başlattı.

Türkiye insanı döviz altın bozdurma seferberliğine geçen yılın başlarında büyük şevk, coşku ve mehter marşı eşliğinde katılmıştı. Yüz dolar bozdurduğunu belgeleyenlere yaratıcı kampanyalarla beleş ense tıraşından mezar yerine kadar teşvikler, özendirici ödüller verilmişti. Hatıra resimleri çekilmiş, bir yerlere selam olsun gönderilmişti. Kamu kuruluşlarının da katıldığı ve milli birlik ve beraberlik ruhu içinde süren kampanya sırasında dolar 3.20 civarlarına inmişti.
Halkımız mutlu mesut “ezdik başlarını, yere batsın dolarız” diye kenetlenmişken iki hafta sonra bir de görüldü ki dolar, hop 3.50/3.60’lara fırlamış. Hal böyle olunca tüm kampanyalar ortadan kalktı, homurdanmalarla, “biraz da aldatıldık, kazıklandık” havası içinde herkes ortadan kaybolduğu gibi boşta kalan parasını yine dolara yatırmıştı.
Şurası belli ki, tekrar bozdur dövizini lira dönün çağrısı karşısında” yakın geçmişin bu acı deneyimini unutmayanlar “şimdi 4.60’dan satarız, üç gün sonra 5 olar, yine kaybetmeyelim” beklentisiyle parmağını oynatmayacaktır.
Şimdi dolarla dövizle iş yapan sektörlere kur garantileri veriliyor. Merkez Bankası vadeli ihalelerle bankalardan “bugün 4.66’dan aldım, bir ay sonra 4.80 olursa aradaki farkı sana öderim, tersi olursa sen bana ödersin” şeklinde döviz topluyor, ödemeler döviz üzerinden yapılıyor.
Ancak, bankalarda kimilerine göre atıl, kimilerine göre getirisi çok az olan, büyük bölümü vadesizde tutulan, kimilerine göre de bir anda çekilmeye kalkılsa tehdit olarak görülen 200 milyar dolarlık hesapların büyük bölümünün sahibi olan vatandaş, (bireysel) es geçiliyor.
VATANDAŞ ODAKLI ÇÖZÜM
Bizim önerimiz “vatandaş odaklı”. Denilsin ki;
“Ey vatandaş getir dolarını, bugün için,4.60’dan (Merkez Bankası veya Hazine yönetiminde) alıyorum ve 31 Temmuz’a kadar eğer yükselirse aradaki farkı sana lira olarak ödeyeceğim. Döviz karşılığı bozdurduğun parayı da bu tarihe kadar bankalarda (faize, devlet kağıtlarına, diğer getirilere hatta piyasaya göre bir iki puan üstünde) bağlayacaksın ve bir kuruş dolara, avroya yatırım yapmayacaksın. Böylece bugün bozdurdun, yarın yükseldi, ucuza sattım diye zarara uğramayacaksın. Farkı ben ödeyeceğim, üstelik kısa vadede TL üzerinden de kazanacaksın. Düşerse de “ne iyi yapmışım, iyi paradan satmışım” diyeceksin. Aynı uygulama altın birikimin için de yapılacak”.
Sonuçta şunları bekleyeceğiz: Bir anda döviz mevduat hesapları bozulmaya başlayacak, altın yastık altından çıkacak, dövize talep düşecek, kur gerileyecek, altın fiyatları da zıplayamayacak. Bu durumda hiç kimse “doları bozdurdum zarar ettim, keşke 5 lirayı bekleseydim” demeyecek, buna karşılık dolar.4.20’ye düştü “ne güzel para kazandım” diyebilecek. Paralar da bağlı olduğundan TL üzerinden enflasyona etkisi olmayacak. Üstelik bankalar daha fazla TL istemediğinden mevduat ve kredi faizleri kendiliğinden düşecek.
Çok fazla döviz, altın mı oldu, Merkez Bankası da bunu kendi sistemi içinde alır, dengeler, rezervlerine ekler, memleket ekonomisi uçar. Aynı süreç örneğin 1 Ağustos’ta, diyelim 30 Eylül sonuna kadar bu defa o günkü kurlar üzerinden tekrarlanır, devam eder gider. Hatta isteyenler için daha uzun vadeler de açılabilir.
Dönem sonrasında tüm ödemeler TL cinsinden yapılacak. Bu defa vatandaş yine gidip yine döviz, altın alabilir, yine aynı sistem kurulur ama bu defa sistem örneğin Ağustos- Eylül dönemi için dolar 4.20’ye inmiştir, bu fiyat üzerinden kurgulanır. Döviz bu sisteme rağmen artarsa, o zaman pahalı dolardan cazip gelmeyecektir, para konuta, arabaya gider.
KAZAN-KAZAN SİSTEMİ
Böylece bazı “iç mihrakların” dolar üzerinden günlük oyunlarına son verilecektir. Dış borcu firmalar ödemeleri nedeniyle buna girmeye bilir ama nihai amaç “aman, dolarım bir kenarda dursun” diyenleri bile yani bireysel dövizleri bu yolla aktif olara finans sistemine katmaktır, dövizi liraya çevirerek lira üzerinden kazandırmaktır. Ne zamana kadar, işler düzelene kadar. Düzelse de devam edebilir. Sadece 10 milyar doların bozdurulması her şeyi değiştirebilir.
Ayrıca, Londra’da, orada burada “spekülasyonculara” avuç açılmaz. siyasilerin “düştü düşecek, makul fiyat, geçici, şudur, budur” gibi laflarını duymayız. Ne seferberlik emri kalır, ne de “yedi düvele döviz savaşı açalım” mesajları.
Unutmayınız; Osmanlı’da seferberlik emri çıktığında yeniçeri biliyordu ki ele geçirilen topraklardan kendilerine pay düşecekti, bir anlamda savaş sonrasında en azından garantili toprak ödülü vardı, onlar da koşarak gidiyorlardı. Ne zamanki bu sistem zaafa uğradı, Osmanlı çöküşe geçti.
Bazıları “benzeri araçlar var” yorumunu getirebilir ama bizim cevabımız “varsa niye işlemiyor” olacaktır. Şimdi, böyle garantisi, karşılığı olmayan çağrılarla sonuç alınamayacağı gibi “acaba parama el koyabilirler” düşüncesine kapılanları ikna edemiyorsunuz.
Haa, ya yabancılar ne olacak derseniz onlar da Türkiye’ye para satmıyoruz derler, bu defa “size para verelim” diye yalvarmaya başlarlar. Kısaca “Garantili Bireysel Döviz Hesabı” GBDH’yi vatana, millete faydamız olsun diye öneriyoruz.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz