Yerel seçimlerde 17 milletvekili belediye başkanı olmak için yarışacakmış. Ak Parti’den 3, CHP’den 5, HDP’den 6, İYİ Parti’den 2, bağımsız olarak da 1 milletvekili aday olmuş.

Bu tablo, cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten, yani Meclis’in yetkilerinin kısılıp Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin artırılmasından sonra milletvekilliğinin ciddi bir prestij kaybına uğradığını açıkça gösteriyor.

++

Türkiye’de iddialı biçimde siyaset yapmak isteyen bir kişi önce bir partinin gençlik kollarına girip çalışmaya başlardı.

İkinci aşama partinin ilçe yönetiminde görev almak, belli bir tecrübeye ulaştıktan sonra da yöneticiliğe seçilmekti.

Üçüncü aşama bulunduğu ilçenin belediye başkanı olmaktı. Bunun ardından büyükşehir belediye başkanlığı gelirdi.

Milletvekili seçilmek ve bakan olmak siyasetin zorlu yolculuğunda belediye başkanlığından sonra gelen görevlerdi.

++

Bugün, belediye başkanlığından milletvekilliğine değil, milletvekilliğinden belediye başkanlığına yöneliş olduğunu görüyoruz.

Üstelik, belediye başkanlığına aday olan milletvekilleri 24 Haziran 2018’de seçilmişlerdi. Yani, Meclis’e gireli daha bir yıl bile dolmamıştı.

++

Milletvekillerinin maaşları son derece dolgun. Çalışma koşulları da rahat.

Ancak yetkileri o kadar sınırlı ki…

Meclis kürsüsünden ara sıra konuşma yapmak, bakanlara yanıtlamaları istemiyle soru önergeleri vermek, Genel Kurul’da grup başkan vekillerine bakıp oy kullanmak dışında yetkileri de güçleri de yok.

Bakanlar Kurulu’nda görev almaları bile mümkün değil artık.

Hal böyle olunca fırsatı bulan belediye başkanlığına kaçmak istiyor.

Acı ama gerçek!

++

Sağlıklı bir demokrasimiz olmasını istiyorsak milletvekilliğini de Meclis’i de yeniden güçlendirmek zorundayız.

BALIK REKLAMI

Ünlü bir tıp profesörü, bir konserve balık firmasının televizyon reklamına çıkıyor ve balık yemenin insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.

O profesöre bu reklam yetmemiş olmalı ki büyük bir gazetedeki köşesinde de konserve balık reklamını sürdürmüş.

Köşesinde dün okuyucuya şöyle sesleniyordu:

“Sadece konserve balıklar değil, usulüne uygun ve kaliteli üretim koşullarında hazırlanan konserve gıdaların çoğu sağlıklıdır. Bu sadece benim kanaatim değil. Pek çok uzman aynı görüşü paylaşıyor.”

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.