2018 yılı bütçe görüşmelerine başlanılıyor. Demokrasilerde bütçeyi Parlamentolar yapar. Halkın verdiği vergilerin nereye, nasıl harcanacağın yine halkın temsilcileri karar verir.

Bizde de bir zamanlar bütçe yapma, görüşme ve yürürlüğe koyma süreçleri vardı. Hükümetler bütçelerini hazırlar, bin bir şaşaa ile Meclis’e sunar, üzerindeki görüşmelerin başlama tarihi iple çekilirdi.

Bütçe Maliye Bakanlarının işiydi. Bütçeyi hazırladıklarında hep aynı cümleleri kurarlar: “samimi bütçe, mali disiplinden ayrılmayacak, bütçe giderlerini artıracak fazladan harcamalara izin verilmeyecek” denilirdi ama gerçekte o bütçeler maaş ve borç ödeme bütçeleri olarak kalırdı. Tabii her yıl da daha da artan açıklarla.

Bütçe görüşmeleri muhalefet için hükümeti yerden yere vurmak için kaçırılmayacak fırsatlar getirirdi. Özellikle görüşmelerin açılış ve kapanış günü parti liderleri ile iktidar arasında polemik, sataşma, ağız dalaşı, yerinden laf atmalar, genel kurulu gerer, bu tablo çoğunlukla da milletvekillerinin birbirine girmesiyle sonuçlanırdı.
Hele “rakamları yanlış biliyorsun” yanıtları ya da muhalefet in aniden gündeme getirdikleri bir konuya hazırlıksız yakalanan iktidarın telaşı heyecan yaratırdı.

İktidarların en çok tekrarladığı da “verilmeyecek hesabımız yok” olurdu ve gerisi, “çok istiyorsanız seçimlere gidelim, var mısın” sözleriyle tamamlanır, ortalık daha da karışırdı.

En son olarak Başbakanı kürüyse çıkar, muhalefete cevaplarını verir, bütçe oylanarak geçerdi. Oylanmaması halinde (bir iki defa oldu) Meclis’in güvenini yitirdiği gerekçesiyle Hükümet düşerdi.
Geçmişte bütçe görüşmelerinin en esrarengiz bölümü görüşmeler bittikten sonra Maliye Bakanlığı’nı sadece uzmanlarını anlayacağı konularda birçok düzenlemeyi bütçe kanuna eklenmesi talebi sırasında yaşanırdı. Çok karışık cümleler ayıklandığında vekillerin maaşlarına ve özlük haklarına zam yaptıkları ortaya çıkardı.
Bütçe görüşmeleri esasında A’dan Z’ye kadar Türkiye’nin her sorunun konuşulmasına zemin hazırlardı. Şırnak’taki sağlık ocağından Edirne’deki türbenin bakımına, Bodrum’un alt yapısından Rize’deki çay üreticisinin sorunlarını gündeme taşınmasına aracılık ederdi. Sorunları da dile getiren milletvekilleri de seçmenine selam gönderirdi.

MECLİS’İN VETO HAKKI YOK

Şimdi o günler çok gerilerde kaldı. Anayasal yönetim sistemi değişti. Ne bütçenin, ne görüşmelerin ne de oylamanın bir anlamı yok. Yeni sistemin ilk bütçesi adet yerini bulsun, dostlar alışverişte görsün misali bir havada geldiği gibi gidecek.
Meclis ister görüşülsün görüşülmesin, ister kabul etsin, etmesin, hiçbir öne taşımıyor. En başta bütçe Meclis’ten geçmedi mi, hükümet düşmüyor. Ayrıca Cumhurbaşkanı bir önceki bütçeyi yüzde10 genişleterek doğrudan yürürlüğe koyuyor. Siz istediğiniz kadar Meclis’de bağırın çağırın.
Güya 60 milyar liralık tasarruf edilecek, 16 milyar liralık kaynak yaratılacak 2019 bütçesi fiyat artışlarıyla dolu. Tepeden tırnağa en az yüzde 23 zam gelecek. Özeti bu.
Bakalım bu dönemin milletvekilleri de gece yarsı önergelerle maaşlarına zam yapacaklar mı?

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.