Vatandaş akaryakıtda indirim bekliyor

0
65

Uluslararası petrol fiyatları birden düşmeye başladı. Arkasında sadece ekonomideki durgunluk ve/veya Corona virüsünden kaynaklanmıyor. Virüsün ekonomik rekabetle çok yakından etkisi var tabi ki. 

Aslında arkasında başka nedenlerinde olduğu kamuoyunda yazılıp çizilmektedir. Yine de görünürde ne olduğuna bir göz atalım. Petrol fiyatları Körfez Savaşı’nın yaşandığı yıl olan 1991’den bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı.
Cuma gününe göre değer kaybı yüzde 30’u aşan brent petrolün varil fiyatı 45 dolardan 31 dolara indi.

Petroldeki fiyat düşüşünün ardındaki neden OPEC’in 5-6 Mart’taki toplantısında üretim kesintisinin sürdürülmesi ile ilgili karar alınamaması olduğu görünürde söylenmekte.  OPEC üyeleri 1,5 milyon varil kesinti önerirken, OPEC+ üyesi Rusya bunu kabul etmeyerek, rezervlerinin fiyat düşüşüne hazırlıklı olduğunu bildirdi.

OPEC üyelerinin başını çeken Sudi Arabistan ile Rusya’nın Viyana görüşmesinde petrol arzının (üretiminin azaltılması) talebi kabul edilmeyerek aynı tutarda bir üretimin sürdürülmesini ve stoklarının ise fiyat düşmelerini karşılayacak tutarda olduğunu kararını Sudi Arabistan’a bildirmesinden kaynaklanıyor.

Sudi Arabistan üretimi kısarak petrol arzını kontrol etmek istiyor, aynı zamanda fiyatlarının düşmemesini istiyor.

Bir dedikoduya göre ise Rusya son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) kaya gazı üretimini artırması nedeniyle enerji arzını kontrol edecek düzeye gelmesi ve kaya gazı çıkarma maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle fiyatların yüksek tutulması oyununu bozmak istemesi.

Bu durum bile petrol arzını elinde bulunduran ülkelerin birbiriyle rekabetini değişik düzeylerde sürdürme isteklerinden kaynaklanmaktadır.

Peki, fiyatlar neden birden %30 lara varan oranda düştü. Rusya’nın üretimi kısalım talebini red etmesinden sonra Suudi Arabistan ise buna karşılık ham petrol üretimini artırma ve satış fiyatını düşürme kararı aldı. 

Uluslararası piyasada oyun bitmiyor. Ülkemizde petrol fiyatları nasıl belirleniyor.
Petrol Piyasası Kanunu gereğince 1 Ocak 2005 tarihinde sektörde serbest fiyatlandırma sistemine geçildi. Bu uygulama ile birlikte sektördeki akaryakıt dağıtım şirketleri, farklı fiyat politikalarına göre depo satış fiyatını belirlemekte serbesttir.

Türkiye’de akaryakıt fiyatları üç aşamada belirleniyor;
1) Rafineri Satış Fiyatının Oluşumu
Yakıt ilk olarak rafineriden geçer. Bu aşamada rafineri fiyatına hem Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) hem de Enerji Piyasası Kurumu (EPDK) payı eklenir. Benzin de ÖTV en son zamla birlikte 2,5265 ve Motorinde ÖTV 2,0559 TL ‘dir.

Yeri gelmişken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) nedir onu kısaca hatırlatalım. Özel Tüketim Vergisi (ÖTV),belirli mal veya ürünler üzerinden maktu veya oransal olarak alınan bir harcama vergisidir. İlk olarak Avrupa Birliği ile uyum çerçevesinde yapılan kanun değişiklikleriyle gündeme gelmiş ve yine aynı amaçla 2002 yılında 4760 sayılı kanun ile kabul edilmiştir.
Avrupa Birliği’nde bu verginin uygulanmasındaki amaç, gelir elde etmekten ziyade sosyal fayda sağlamaktır. Bu nedende ÖTV, lüks, sağlığa zararlı, çevreye zararlı mallara uygulanır. Motorlu taşıtlarda ise nihai tüketici adına ÖTV ödemek gerekir. Verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olmaktadır.

Yakıtın rafineriye geldiği fiyat (petrol ithal eden bir ülke konumunda olduğumuz için) Akdeniz – İtalyan piyasasında yayınlanan  mal bedeli, sigorta ve navlunun, Akdeniz  piyasasında o günlük döviz kuruna bağlı olarak belirlenir.

2) Depo Satış Fiyatının Oluşumu
Rafineriden çıkan yakıt dağıtıcı marka tarafından alınır. Burada marka hem kendi marjını hem de servis ücretini ekleyerek yeni bir fiyat oluşturur.

3) Pompa Satış Fiyatının Oluşumu
Depodan satış fiyatına, bayi masrafları, lojistik giderleri eklendiğinde tavsiye edilen pompa fiyatı oluşur. Bölgeden bölgeye akaryakıt fiyatlarının değişmesi bu aşamadaki lojistik farklılıklarından kaynaklanmaktadır.

Ülkemizde görüldüğü gibi sadece uluslararası petrolün düşmesinden kaynaklanan bir oranda petrol fiyatlarında bir düşme söz konusu olmayacaktır. Ülkemizdeki ekonomik gerekçeler nedeniyle döviz kurlarının çok yüksek olması diğer taraftan, devletin vergi geliri ihtiyaçları nedeniyle petrol ürünleri üzerinden alınan vergilerin çok yüksek olması ülkemizdeki fiyatlara aynı oranlarda yansımayacaktır.

Petrol ürünlerine sadece ÖTV vergisi de etki etmemektedir. Petrol ürünlerine maliyetlendirme yapıldıktan sonra ÖTV vergisi üzerinden tekrar bir tüketim vergisi olan,  %18 Katma Değer vergisi uygulanmaktadır.

Akaryakıt fiyatları, uluslararası petrol fiyatlarının yanı sıra vergi oranları, dağıtım maliyetleri ve döviz kuru gibi etkenlerden de etkilenmekte olduğu için uluslararası petrol fiyatlarındaki düşüş veya yükseliş oranıyla birebir ilişkili olmayabilmektedir. 
Bu gerekçeler ve vergilendirme politikaları ile bütün vatandaşların, petrol fiyatları bizim ülkemizde de aynı oranda düşer diye bir beklenti içerisinde bulunması, dünya vatandaşları gibi hakkı olsa gerek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz