Psikolog Şenel Karaman, koronavirüs salgını nedeniyle insanlarda ‘Koronafobi’ oluşmaya başladığını belirterek, “Bu korkunun gerçek hayatta bir karşılığı yok. Herhangi bir yerden bu hastalığı kapabiliriz.

Bunun için hayatımızı sınırlandırdık, evlerimize kapandık. Bazen çıkmak zorundayız ama iğrenme duygusuyla hareket edersek otomatik olarak korunuruz” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘pandemi’ olarak tanımlanan koronavirüs salgını, insanların ruh sağlığını da ciddi şekilde etkilemeye başladı. Virüse yakalananlar dışında hasta yakınları ve sağlık çalışanları da koronavirüs nedeniyle bazı kaygı sorunları yaşamaya başladı. Paranoyaya dönüşen ve son zamanlarda ‘Koronafobi’ olarak anılmaya başlanan bu durumu önlemek adına risk gruplarının profesyonel desteğe ihtiyacı olabiliyor. Bu dönemde 400 kadar gönüllü uzman harekete geçti ve online destek vermeye başladı. EMDR (Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme-travma arkası tedavi yöntemi) Travma İyileştirme Grubu gönüllüleri, koronavirüsten doğrudan etkilenen risk gruplarına ücretsiz destek sağlıyor. EMDR Travma İyileştirme Grubu Başkanı Psikolog Şenel Karaman, vatandaşların süreci paranoya durumuna taşımak yerine doktorların önerilerini uygulayarak, sosyal izolasyona dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.

‘PARANOYAYA DÖNÜŞMESİN’

Koronavirüsün psikolojik ayağında kontrolün elde tutulması gerektiğini belirten Karaman, virüs için kaygıyı ön planda tutmak yerine dokunulan yerin kirli olduğu duygusuyla hareket edilebileceğini ifade etti. İnsanın, kirli olduğu bilinen bir yüzeye dokunduğunda, ellerini yıkamadan herhangi bir yere dokunamayacağının altını çizen Karaman, “Bizim duygularımız var. Bütün duygularımız bizi korumak içindir. Bu tür salgınlardan korunmak için aslında kaygıdan önce iğrenme duygumuz var. Bir şeyden iğrendiğimizde ağzımıza götüremeyiz ve dokunamayız. Pis bir şeye dokunmayız. Koronavirüsten bizi koruyan iğrenme duygusu. Kaygıyı devreye sokarsanız bu duygudan kaçmanız gerekir, ancak nereye kaçacaksınız? Bu virüs görünmez, dokunulmaz ve koklanmaz. Yani duyu organlarımızla algılanmaz. Bu korkunun gerçek hayatta bir karşılığı yok. Herhangi bir yerden bu hastalığı kapabiliriz. Bunun için hayatımızı sınırlandırdık, evlerimize kapandık. Bazen çıkmak zorundayız ama iğrenme duygusuyla hareket edersek otomatik olarak korunuruz. Genetik olarak bu duyguya göre dizayn olduğumuz için refleks olarak uzak kalırız. Dikkatli olmak ve hastalığı kapabileceğimiz yerlerde iğrenme duygusunu devreye sokmak bizi korur” diye konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz