Uzmanından ‘salgında tedavilerinizi aksatmayın’ önerisi

0
10

İSTANBUL, (DHA) – Koronavirüs salgınından dolayı vatandaşın kendini koruma amacıyla hastanelerden uzak kalmayı tercih ettiğini dile getiren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Aykan, “Özellikle kanser hastaları bu dönemde tedavilerini aksatmamalı. Kanser olabilecek bulguları olan hastaların da mutlaka kontrol için hastanelere başvurmaları gerekli” dedi.

Yaşam ve çalışma yöntemlerinin tamamen koronavirüs salgınına göre şekillendiğini ve vatandaşın hem hastaneleri meşgul etmemek, hem de korona salgınından kendilerini korumak amacıyla hastanelerden uzak kalmayı tercih ettiğini dile getiren Emsey Hospital’dan Üroloji uzmanı Doç. Dr. Serdar Aykan, “Bu genel olarak doğru olsa da bazı hastalıklarımızın tedavisi ertelenmeyecek kadar hayati öneme sahip. Kanser hastaları takipleri aksatmamalı.  Kanser olabilecek şikayetleri ve bulguları olan hastaların da mutlaka kontrol için hastanelere başvurması gerekiyor” diye konuştu.

Ürolojik kanser hastalıklarına da değinen Doç. Dr. Aykan, yaygın olarak görülen mesane kanseri, böbrek kanseri ve prostat kanseri tedavilerinin ertelenmemesinin hayati önem taşıdığının altını çizdi.

“MESANE KANSERİ GÖRÜLME ORANI KADINLARDA DA ARTTI”

Mesane kanserinin Amerika’da prostat kanserinden sonra en sık görülen ikinci genitoüriner sistem kanseri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Serdar Aykan, “Türkiye’de ise sıklık bakımından neredeyse ilk sırada. Kadınlara oranla erkeklerde 3 kat daha sık görülen mesane tümörü, son zamanlarda sigara kullanma artışıyla beraber kadınlarda da artış gösterdi. Bu kanserin en sık görülen belirtisi ağrısız pıhtılı idrardan kan gelmesidir” ifadelerini kullandı.

ERKEN EVRE TEDAVİ İÇİN ÖNEMLİ

Diğer kanserlerde olduğunu gibi mesane kanserinde de tedaviye erken başlamanın önemli olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Serdar Aykan, hastanın kanaması geçse bile koronavirüs tedbirlerini alarak üroloji uzmanına gitmesi gerektiğini ifade etti.  

Erken yakalanması durumunda yüzde 80 yüzeysel olan kanserin geç kalınması durumunda evresinin artabildiğini dile getiren Aykan, tedavi yöntemleri hakkında şunları kaydetti:

“Görüntüleme yöntemiyle mesanede kitle saptanması durumunda da transüretral rezeksiyon TUR(M) adını verdiğimiz operasyonunun yapılması gerekir. Aynı zamanda bu kanserin takipleri de düzenli yapılması gerekir. Eğer mesane tümörlü hastasıysanız koronavirüs tedbirlerinizi de alarak mutlaka takiplerinizi aksatmamanız gerekmektedir. Yine de takipler riskler bakılarak doktor ve hasta ile beraber karar verilmesi gerekmektedir. Eğer kasa invaze mesane tümörü tespit edilmişse bu hastanın da radikal sistektominin ertelenmemesi önerilir. Kanserin vücuda yayılmadan operasyonun gerçekleştirilmesi gerekir.”

İLERİ YAŞ KANSERİ

Böbrek parankim kanserleri yetişkin kanserlerinin yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Serdar Aykan, erkeklerde daha sık görülen ve oranı 2 kat olan kanser türü olduğunu söyledi.

Sıklıkla 50-60 yaşlarında görülen, ileri yaş hastalığı olan böbrek kanserlerinin tanısı rastlantısal olarak yapılan usg (ultrasonografi) ile konulduğunu söyleyen Aykan, kanserin belirtileri ve tedavisi hakkında şu bilgileri verdi:

‘’Bu hastalarımızın da şikayetlerinden bazıları idrarda kan görülmesi, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, ele gelen kitle, geçmeyen yan ağrı (böğür ağrısı), sebebi bilinmeyen kilo kaybıdır. Böbrek tümörü de tespit edildiğinde tedbirler alınarak cerrahi tedavisi yapılmalıdır. Geç kalınması durumunda kanserin evresinde ilerleme ve sistemik hastalığa dönme ihtimali vardır. Diğer bir ürolojik kanserlerden olan testis kanseri de yumurtalıkta ele gelen kitle şikayetiyle başvuru ve ertelenmeyecek durumlardan biridir. Tedavi de geç kalınmamalıdır.”

DÜNYADA EN SIK GÖRÜLEN İKİNCİ KANSER TÜRÜ: PROSTAT

“Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür” diyen Aykan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ciddi derecede semptomatik ve aynı zamanda parmakla prostat muayenesinde (DRE) pozitif ve/veya yüksek PSA değeri olan hastada olası yüksek riskli prostat kanseri açısından ertelenmeden biyopsi yapılması gerekir. Tanı konduktan sonra da prostat kanseri evresine göre de tedavi planı yapılmalıdır, tedavide geç kalınmaması gerekir. Hepimizin kabul edeceği üzere, hiçbir hekim hiçbir hastalığın ya da hastanın tedavisini geciktirmek istemez. Hele ki konu kanser olunca hepimizin amacı, hastayı hastalığına uygun en güncel tedavi yöntemleri ile tedavi etmek ve hayat kalitesini en az derecede etkileyerek normal gündelik hayatına sağlıklı bir şekilde geri döndürebilmektir.”