Uzmanından önemli uyarı: Statik elektrik çarpması deyip geçmeyin

0
8

Beklenmedik anlarda insanı acıyla irkilten statik elektrik çarpmasının, yerine göre ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Tunaya Kalkan, özellikle patlayıcı ve yanıcı maddelerle ve hassas elektronik cihazlarla çalışanların statik elektrik çarpmasına karşı son derece dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Beklenmedik anlarda insanı acıyla irkilten statik elektrik çarpmasının, yerine göre ciddi sonuçlar doğurabileceği açıklandı. Bir tanıdıkla tokalaşırken, arabaya binerken, kapı açarken, hatta metal bir kaleme uzanırken parlayan bir kıvılcım ve elde bir anda oluşan acıyla ortaya çıkan ‘statik elektrik çarpması’ olarak bilinen olayın ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tunaya Kalkan, statik elektrik çarpmasının normal şartlarda huzursuzluk ve rahatsızlık vermekten öteye geçmeyeceğini söyledi. Ancak benzin istasyonu gibi yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerle iç içe çalışan insanların bu konuda son derece dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kalkan, statik elektrik çarpmasından etkilenmeyi minimuma indirmek için yapılması gerekenleri de anlattı.

“İNSANOĞLUNU ELEKTRİKLE TANIŞTIRAN STATİK ELEKTRİKTİR”

İnsanoğlunun elektrikle tanışmasının statik elektrik sayesinde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kalkan, “Bunun tarihi milattan önceye kadar gider. Bizim ebonit çubuk dediğimiz kehribar malzemenin belli nesnelere sürtüldüğünde kimi ufak nesneleri kendine çektiği o zamanlarda keşfedilmiştir. Doğru akım ve alternatif akım, statik elektrikten çok sonra, 18’inci ve 19’uncu yüzyılda keşfedilmiştir” diye konuştu.

“SEBEP SÜRTÜNME VE BULUNULAN ORTAM”

İnsan vücuduna statik elektrik yüklenmesinin sürtünme ve bulunulan ortam nedeniyle gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Kalkan, “Bugün artık giydiğimiz birçok nesne polyester ve naylon gibi sentetik malzemelerden yapılıyor. Dahası, plastik yönü ağır basan ayakkabılar giyiyoruz. Bunlar da vücutla herhangi bir şekilde sürtünmeye uğradığında vücudun negatif yükle yüklenmesine sebep oluyor. Plastik ayakkabılar giydiğimiz için de bunu toprağa aktaramıyoruz. Ayrıca, elektrik yükü çok fazla olan ofis ortamlarında, bilgisayarlarla, akıllı telefonlarla iç içe çalışıyoruz. Bunun sonucunda da iyonlarla yüklenmiş olan bedenimiz, nötr ya da elektrik yüklü bir nesneye, söz gelimi bir kapı kolu, otomobil kapısı, hatta bir başka insanla karşı karşıya gelince, bizim ‘spark’ dediğimiz kıvılcım atlamasıyla bütün yükü boşaltıyor. Bu da elektrik çarpmasına benzer nahoş bir his oluşmasına sebep oluyor. Buna da statik elektrik çarpması diyoruz” dedi.

“8-10 BİN VOLT’A KADAR ÇIKABİLİR”

Statik elektrik çarpmasının yer yer 8-10 bin volt gerilime kadar ulaşabilmesine rağmen ciddi bir tehlikesinin söz konusu olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kalkan, “Ancak özellikle yanıcı, patlayıcı ve parlayıcı maddelerle ve hassas elektronik cihazlarla çalışan insanların son derece dikkatli olması gerekiyor. Söz gelimi akaryakıt istasyonlarında çalışanlarda böyle bir durum yaşanması halinde, akaryakıtın parlaması veya patlaması sonucu büyük facialara sebep olunabilir. Ayrıca hassas elektronik cihazlar bozulabilir. Bu nedenle buralarda çalışanların statik elektriği atabilecekleri bir düzende, sözgelimi karbon yapılı bir bileklik ya da elektriği toprağa iletebilecek ayakkabılarla çalışmaları çok isabetli olur. Ayrıca yıllar önce, halı sahalarda spor yapan gençlerin, açık ve toprak sahalarda spor yapanlara göre çok daha stresli ve kavgaya meyilli bir yapı sergilediğini gözlemlemiş ve bunun üzerine bir çalışma yapmıştık. Tam da tahmin ettiğimiz gibi, buralarda spor yaparken, futbol oynarken kişi üzerinde ciddi bir statik elektrik yükü oluşuyordu ve bu da sinir sistemini etkiliyordu. Bunu o dönemde gerçekleştirilen bir konferansta paylaştık ve halı saha işletmecileri gerekli önlemleri aldılar” diye konuştu.

STATİK ELEKTRİKTEN NASIL KORUNURUZ?

Kişisel olarak bu durumdan korunmak için sentetik kıyafetlerden mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kalkan, “Özellikle kışın, kat kat ve kalın kıyafetler giydiğimiz için statik elektrik çarpmasına daha çok rastlarız. Yazın o kadar olmaz. Bir de bu kıyafetler sentetik, polyester ve naylon olursa bu etki daha da artar. Sentetik giysiler sürtünmeye yol açarak statik elektrik oluşmasına sebep olur. Lastik ve plastik ayakkabılar bu elektriğin yere aktarılmasını önler. Bu nedenle de üstümüzde bir statik elektrik yükü oluşur. Bunlardan kaçınmalı, ayakkabıda mümkünse deri veya benzer iletken malzemeleri, kıyafetlerde ise doğal malzemeleri, örneğin pamuklu ve keten ürünleri tercih etmeliyiz. Statik elektrik, havada da kısmen vardır. Kapalı alanlarda pozitif yük, açık alanlarda, ormanlık bölgelerde ve doğal ortamda negatif yük daha fazladır. Dolayısıyla doğal ortama çıkmak da statik elektriğin atılmasına yardımcı olur. Bundan başka klima gibi araçlarda, ortama negatif iyon salan cihazlar tercih edilebilir. Klişeleşmiş olan çıplak ayak toprağa basma da iyi bir yöntemdir” diyerek sözlerini tamamladı.