Uyuşturucuyla mücadele eden bir anne

0
139

Ankara’da 15 yıldır uyuşturucu kullanan evladının kurtulması için mücadele eden M.E.(58) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyor. Evladı için tüm mal varlığını kaybeden vefakar anne, evladının tekrar uyuşturucu madde kullanmaya başlamasından endişeli.

Özgür ALTIN/ANKARA

Ankara’da 15 yıldır evladının uyuşturucu madde kullanmasını engellemek için mücadele veren M.E.(58) devletten yardım bekliyor. Evini ve arabasını satarak evladının tedavi olması için harcayan M.E. sokaklarda hala uyuşturucu madde satanlar olduğunu ve bunlara bir çözüm bulunmasını istiyor.

‘5. SINIFTA BAŞLADI’

Evladının ilk olarak 5. sınıfa giderken bu illete başladığını ifade eden M.E. devamlı para isteyen çocuklara karşı ebeveynleri uyardı. M.E.: “ Benim çocuğum arkadaşlarıyla devamlı dışarı çıkıyordu. 5. Sınıf öğrencisi iken. Sonra bir arkadaşlarına bir gecekondu vardı oraya gidiyordu. Sonra orada ekmişler esrarları, çocuk soruyor ‘bu çiçekler neden bu kadar büyük’ diye, ‘kopart getir’ demişler. Çocuk da kopartmış götürmüş, sonra ‘bu demiş esrar’ çocuğa sarıyorlar çocuk içiyor. İçtikten sonra çocuk böyle ‘başım döndü’ diyor o gün eve geldik, gözleri kıpkırmızı ne oldu dedim. ‘ Yok biraz başım ağrıyor’ dedi. Ondan sonra neyse çocuk ‘anne bana para ver, 20 lira ver, 30 lira ver’ veriyordum gidiyordu. 5 dakika sonra yine geliyordu. Sonra ben bir takip ettim bunu, yıkık bir gecekondu var. Orada 8 arkadaş uyuşturucu madde kullanıyorlar. Çocuklar içiyorlardı ben elimde değnek ile gittim hepsini kovaladım.” dedi.

Kişisel mücadelesi sonucunda terk edilmiş gecekonduyu yıktırttığını ifade eden M.E. sözlerine şöyle devam etti; “ Orada polisler vardı, polislere dedim, bak bu çocuklar buraya geliyor. Burada içiyorlar, yatıyorlar, bu çocukların kanına giriyorlar. Hiç kimse müdahale etmeyecek mi bunlara diye diye orayı yıktırttım. Mücadele ettim o gecekonduyu yıktırttım. Ondan sonra dağıldı. Sonra çocuk devamlı geliyordu para, çocuğum sen bu kadar parayı ne yapacaksın? Bir gün kavga ettik 20 lira verdim kabul etmedi. 50 lira vereceksin diye üzerime yürüdü. 5 dakika içinde gitti maddeyi aldı geldi, sonra içmiş biz bununla tartıştık. Kavga ettik.”

LİSEDE ÖĞRETMENİ UYARDI

Aradan geçen zamanda evladının uyuşturucuyu bırakması için çaba gösterdiğini evde şiddetli kavgaların dahi yaşandığını ifade eden M.E. lisede öğretmenin kendisini arayarak çocuğu hastaneye götürmesini tavsiye ettiğini aktardı. M.E.: “ Sonra okula gittim meslek lisesinde idi çocuk. Hocası çağırdı. ‘Bu çocuk geliyor, burada devamlı uyuyor’ dedi. ‘Kafasını hiç kaldırmıyor, hep boş kağıt veriyor, uyumuyor mu bu çocuk’ dedi. Uyuyor dedim ama öğretmeni ‘bunu bir doktora götürün’ dedi. Ben doktora götürdüm çocuğumu, kanında uyuşturucu çıktı. O zaman öğrendim. O zaman 17 yaşında idi. Ondan sonra tabi devam etti kullanmaya, bıraktıramadık. Sonra hastane ve okuldan attılar. Ondan sonra ben İstanbul’da Balıklı Rum Hastanesi varmış, çip takılıyormuş oraya götürdüm özel hastane. Kendi paramla o zamanın parası 30 bin Türk Lirası para verdim. Sonra tedavi gördü orada 2 ay kadar, 2 aydan sonra tedavi oldu çıktı. Çıktıktan sonra bir kaç tane arkadaşı var. Yakasını bırakmadı bunlar. Her gün telefon etti. Tekrar uyuşturucuya başladı. Bırakmadı yine biz kendi içimizde tartıştık, kavga ettik. Sonra arkadaşının birini bir gün takip ettim ben, bunlar ikisi köşenin başında çocuğuma uyuşturucu verdi. Uyuşturucuyu verince ben o çocukla yaka paça kavga ettim. Bir daha görmeyeceğim. Seni polise vereceğim, uzak dur dedim. Telefonu karşılığında uyuşturucu almıştı. Telefonunu geri aldım. Böyle zor günler yaşadık. Ondan sonra da başa çıkamıyoruz. Bir gecede 2 tane arabamız vardı uyuşturucuya verdi. 8 Bin Türk Lirası’nı bir gecede uyuşturucuya veriyordu.” İfadelerini kullandı.

‘PARA BULAMAYINCA BAKKALDAN BORÇ ALIYORDUM’

Evladının uyuşturucu bağımlılığına karşı durmaya çalışan anne, parası olmadığında evde kavga çıkmaması için bakkaldan borç aldığını ve evladına vermek zorunda kaldığını ifade etti. M.E.: “ Para bulamadığımız zaman bakkala gidiyordum. Bakkaldan borç alıp ona veriyordum, kavga gürültü çıkmasın diye. Yani vazgeçiremedik. Sonra Kazan’da bir özel hastaneye yatırdım kendim. Çok iyi hastane dediler, ben evimi sattım dükkanımı sattım, birikmiş paralarımı yatırdım. Kurtarmak için çocuğumu oradan da çıkınca tekrar uyuşturucu kullandı. Yani kurtaramadım.” Şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan destek istediğini belirten M.E. sözlerine şöyle devam etti; “ Devletin yardımını bekliyorum.

Çocuğumuzu kendi imkanlarımızla kurtarmak istedik ama imkanlarımız da bitti. Bu bataktan da kurtaramadık. Devletimizden Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyoruz. Çok kötü günler yaşadık. Devletimize sesleniyorum bu tür çocuklara sahip çıksın. İş versin, denetlesin her daim kontrol etsin sokaklar satıcılardan lütfen temizlensin.”

Daha önce dönemin Başbakanı Erdoğan ile karşılaştıklarını ancak yardım isteğini iletemediğini ifade eden M.E. şunları aktardı; “ Başbakanımız o zaman burada camiye gelmişti. Yanına gittim korumaları kartını verdi. O zor günlerde kartı da kaybettim kendisine

ulaşamadım. Kendine kadar gidecektim yalvaracaktım, bu çocuğumu kurtarın sadece benim evladımı değil, bu batağa yakalanmış tüm

evlatlarımızı kurtarın. Durumu çok kötü aileler var. O kadar kötü ekmeğe muhtaç aileler var. Çok kötü günler yaşadık biz

tüm birikimimi kaybettim, temizliğe gittim çocuğuma para vermek için. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum bu çocuğumuza destek olsun. Yardımcı olsun, bizlere yardım etsin. 15 yıldır bu illetle mücadele ediyorum ben.”

‘DEVLET HASTANESİNDE KAPASİTELER ARTSIN’

Özel hastanelere yıllarca bütün birikimini verdiğini ifade eden M.E. artık ekonomik olarak böyle bir gücünün olmadığını devlet hastanelerinde uyuşturucu ile mücadele için daha fazla imkanların verilmesini istedi. M.E.: “ Hastanemiz, polis kontrolü yapılsın. Kapımızın önünde haplar satılıyor.  Polislerimiz buna engel olsun. Çocuklarımıza sahip çıksın devlet hastanelerinde mücadele için birimler arttırılsın. Özel hastanelere verecek imkanım kalmadı. Biz zamanında bütün varımızı tedavi olsun diye verdik ama artık yetiştiremiyoruz. Yetiştiremeyen bir sürü de aile var. Bu çocuklarımıza destek istiyorum. Kötü arkadaşları ile görüşmesin diye spora yazdırdım. Bir de uğraşı olsa işi olsa maddeye ulaşamaz bu çocuklar. Arkadaşları bırakmıyor peşini devlet bu çocuklarımızı denetlesin lütfen, devletin kontrolü onların üstünde olsun.” dedi.

Türkiye’deki uyuşturucu mücadelesinde olumlu adımların atıldığını ve İçişleri Bakanlığı’nın her gün daha fazla denetimler yaptığını ancak her geçen gün kullanıcı sayısının arttığını vurgulayan Avukat Mehtap Demirhan ise kolluk kuvvetlerinin sürekli denetlenmesi ve devlet hastanelerinde psikiyatri servislerinde görev yapan hekimlerin sayısının artması gerektiğini savundu.

Demirhan: “ Uyuşturucu kullanımı Türkiye’de çok çok fazla arttı. Bu artışların sebebi ekonomik, sosyal, kültürel anlamda engel olduğu söylenemez. Sürekli bir artış var uyuşturucu kullanımında. En son Narkotik Daire Başkanlığı’nın bir raporu var. Bu rapora göre de 2018 yılında 150 bin 586 şahıs uyuşturucu madde kullanmış. Tespit edilenler bunlar. Bunun 4 katı da tespit edilemeyen uyuşturucu madde bağımlısı var. Tedaviye yönlendirilen kişiler kimlerle muhattap, 81 ilde sadece 793 tane psikiyatri uzmanı var, eğitim verilmiş. Sizce 793 kişi bu 150 bin 586 bağımlıya yeterli mi? 192 tane hasta merkezimiz varmış, bu hasta merkezimiz yeterli mi? Değil. Yani bu insanlar mağdur aileleri mağdur. Çevresi mağdur, çolukları çocukları mağdur. Bu mağduriyetler sadece maddi değil manevi boyutu da var. Hastaneler bunu daha profesyonel hale getirmeli. Sağlık Bakanlığı daha iyi çalışmalı. Öğrenciler, çocuklar açısından Aile Bakanlığı evet ilgileniyor Milli Eğitim Bakanlığı ilgileniyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na da görev verilmiş. Sağlık kuruluşlarının arttırılması lazım.

Psikiyatri uzmanlarının arttırılması lazım. Bu ailelere de bu konularda destek verilmesi lazım.” dedi.

‘MÜCADELE EKİPLERİ DENETLENMELİ’

İçişleri Bakanlığı’nın uyuşturucu madde ile mücadele için çaba sarf ettiğini ifade eden Demirhan özellikle bazı suç şebekelerinin mücadele ekiplerinin içine sızmasının engellenmesi için şu tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti; “ Bir de şöyle bir önlem de olabilir,

uyuşturucu ile mücadelede emniyetin, jandarmanın ve zabıtaların görevleri var. Bu mesleklere sahip görevlilerin 3 ayda bir idrar ve

kıl testinin yapılması lazım. Uyuşturucu bağımlıkları var mı diye? Ayrıca da uyuşturucu ile mücadele eden görevlilerin ailesinin ve

çevresinin ekonomik olarak gelirlerinde bir yükselme var mı diye kontrol edilmesi lazım ki topyekün bir çözüm bulalım, mücadeleyi kazanalım.”