Uyku bozuklukları cinsel isteksizliğe neden olabilir

58

AHİ Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Metin, uyku bozukluğu olan hastaların cinsel yaşamlarının da olumsuz etkilendiğini belirterek, “Uyku apnesi dediğimiz rahatsızlıklar, kadınlarda cinsel isteksizliğe, erkeklerde iktidarsızlığa neden olabilir” dedi.

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki bir otelde düzenlenen 12’nci Ulusal Uyku Tıbbı ve Teknologları Kongresi’ne katılan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Metin, uyku bozukluklarının günlük yaşamdan cinselliğe, askerlikten iş hayatına pek çok noktada olumsuz etkilerinin olduğunu söyledi.

Uyku rahatsızlıklarının toplumun en az yüzde 10- 15’inde uykuya dalma, uykuyu sürdürme, uyku sırasında nefesin kesilmesi olarak görüldüğünü belirten Yrd. Doç. Dr. Metin, “Bu insanlar, gün içerisinde normal yaşantılarını sürdürme sıkıntısı yaşar. Devamlı uyku ihtiyaçları vardır veya ‘uyku apnesi’ dediğimiz uyku bozuklukları vardır. Bu hastalarımız, geceleri uyurken çok fazla nefes durmasıyla karşı karşıya kalır. Bu da vücudun yeterli oksijen alamamasına sebep olur. Gün içerisinde devamlı uyku halindedirler. Dikkat dağınıklığı, konsantrasyon eksikliği, normal yaşama adaptasyonda sıkıntı yaşayabilir. Bu durum, iş gücü kaybına neden olabileceği gibi hastalarda sosyal aktivitelere katılmada eksiklik, adaptasyonda problemler ve sistemik hastalıklara da yol açabilir” diye konuştu.

‘HORLADIKLARINDAN YATAKLARI AYIRIYORLAR’

Horlamanın da bir uyku rahatsızlığı olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Metin, “Bu hastalarımızın çoğunluğu, uyurken horlamaktadır. Bu, eşlerini olumsuz etkilemektedir. Kadınlarda uyku apnesi cinsel isteksizliğe, erkeklerde uyku apnesi iktidarsızlığa neden olabilir. Bu da evlilik yaşantılarını olumsuz yönde etkileyebilir” dedi. Horlamanın değişik sebepleri olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Metin, şöyle devam etti:

“Horlama, gece kişiyi etkilediği gibi eşini de olumsuz etkileyecektir. Aşırı horlayan eşinin yanında uyumak istemeyecektir. Horlama şikayeti için genelde hastalar, kendileri başvurmaz, genellikle eşleriyle beraber gelirler. Eşler, bundan şikayetçidir. Bu da yataklarını ayırmalarına sebep olmaktadır. Hastalar, geceleri aşırı horladıklarından yatakları ayırıyorlar. Eşlerin birbirinden uzaklaşması cinsel isteksizliğe, aile içinde huzursuzluğa neden olabiliyor. Horlayan hastalarda özellikle sigara ve alkolü kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Sigara ve alkol kullanımı, horlamayı iyice tetiklemektedir. Horlayan hastalarımızda uyku apnesi de görülebilmektedir. Bu da cinsel isteksizliğe ve cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açabilmektedir.”

‘YÜZDE 35 ORANINDA ÖZÜR RAPORU VERİLEBİLİYOR’

Tedavi edilemeyen uyku rahatsızlıklarında saatte 30 veya daha fazla en az 10 saniye nefes kesilmesi şeklinde rahatsızlığı olan hastalara sağlık kuruluşları tarafından yüzde 35 oranında özür raporu verilebildiğini, başka hastalıkları da olduğunda malulen emekli olabildiklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Metin, “Hasta uyurken uygulanan pozitif basınçlı hava veren ‘PAB’ dediğimiz cihazlar vardır. Bu cihazları kullanmalarına rağmen uykuda nefes durmalarının sayısı saatte 15 ve üzeriyse sağlık kuruluşları tarafından bu tür hastalar için ‘askerliğe elverişli değildir’ raporu verilmektedir. Askerlik, herkes için vatan görevidir; ama bu tür kişilere nöbet tutturamayacak, kritik görev veremeyeceksiniz. Bu yüzden askerliğe elverişli değildirler” dedi.

ÇOCUKLARDA UYKU PROBLEMLERİ

Annelerin, çocuklarında geniz eti olup olmadığı konusunda zaman zaman şüphe duyduklarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Metin, çocuklarda uyku problemi olup olmadığını anlamak için yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

“Gece takiplerinde, çocuğun nefes kesilmesini gözlemlerlerse veya gün içerisinde çocuğun devamlı bir uyku hali varsa çocuk oturduğu yerde uyuyakalıyorsa devamlı uyuma ihtiyacı duyuyorsa veya daha küçük çocuklarda devamlı bir huzursuzluk hali içindeyse uyuduktan sonra çocuk rahatlıyorsa ve normal yaşıtlarına göre daha uzun süreler uyuyorsa o zaman bir uyku probleminden şüphelenebilirler.”