Usta:Çalışan yoksullar kesimi oluştu

0
54

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, açıklanan asgari ücret rakamı üzerinden hükümeti eleştirdi. Açıklanan rakamın çalışan yoksul kesimler oluşturduğunu savundu.

Özgür ALTIN/ANKARA

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, açıklanan asgari ücreti değerlendirerek, bu rakamın bir evi geçindirmeye yetecek bir miktar olmadığını, işçiyi de işvereni de mağdur eden bir asgari ücretin açıklandığını ifade etti.

- Reklam -

‘ÇALIŞAN YOKSUL KESİMLER OLUŞTU’

Açıklana asgari ücretin yetersiz olduğuna dikkat çeken Usta, Türk-İş’in açıkladığı açlık sınırının biraz üzerinde olduğunu ancak yılın ortasına doğru bu ücretin açlık sınırının altında kalacağına dikkat çekerek, şunları aktardı; “Hükümet enflasyonun üzerinde olduğunu söyledi ancak gıda enflasyonu yüzde 20’nin üzerinde. Ücretlilerin yüzde 43’ü asgari ücret ile çalışıyor, bizde asgari ücret daha önemli. Asgari ücret neredeyse genel ücret olduğu bir ortamda bu kadar düşük olması yanlış olmuştur. Bir çalışan yoksullar kesimi oluşmuştur yani çalışırken yoksulluk çeken. Önerimiz asgari ücretin en az 3 bin lira olmasıydı. Burada maliyeti devletin üstlenmesiydi. Şu anda hükümet işçiyle işvereni başbaşa bıraktı ne yaparsanız yapın dedi. Hiçbir destek verilmedi bu ciddi bir kayıt dışılık doğuracaktır. Dolayısıyla işveren kayıtlı çalışanını kayıtdışı çalıştıracak veya Suriyeli çalıştırarak daha düşük ücret vermenin yolunu arayacak. Dolayısıyla işçiyi de işvereni de mağdur eden bir asgari ücret açıklanmıştır.”

Çözüm için geç kalınmadığını vurgulayan Usta sözlerine şöyle devam etti; “Hala geç değil birşeyler yapılabilir. Yeni vergi düzenlemeleri yapılacak, bu vergi düzenlemelerinde asgari ücretlinin en azından yüzde 15’lik dilimden yüzde 20’lik dilime geçirilmesinin önünde durmak lazım. Buradan bir miktar vergi yükü hafifletilebilir. Yüzde 15’lik oran yüzde 10’a çekilerek bir miktar ücretin artırılması sağlanabilir. İşverene maliyeti düşürecek SGK indirimleri yapılabilir”

‘MERKEZ BANKASI BAŞKANI’NA AVANS VERİLDİ’

Yeni Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’a piyasanın avans verdiğini ifade eden Usta şunları aktardı; “Özellikle Cuma günü Merkez Bankası’nın plan bütçe komisyonunda yaptığı sunumundan sonra benim kaygılarım arttı. Merkez Bankası’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM)’nde Milletvekillerine yaptığı sunum bir piyasa sunumuydu. Piyasada normal vatandaşlara yapılan sunumun aynısı bize yapıldı. Uzman yardımcısının yaptığı bir sunum yapıldı. Halbuki, çok daha etkili bir sunum yapılması gerekirdi. Merkez Bankası faaliyetlerinin de söylenmesi gerekirdi. Rezerv konusundan hiç bahsedilmedi. Risklerden hiç bahsetmedi. Merkez Bankası ikazlarda bulunur, bu Merkez Bankası başkanından beklentimizdi olmadı. Riskler konusuna girmedi, hükümetten beklentiler konusuna girmedi. Merkez Bankası Başkanı sorduğumuz sorulara cevap vermedi.”

Merkez Bankasının bağımsız karar almadığını iddia eden Usta şunlara dikkat çekti; “Biz şunu çok net biliyoruz Merkez Bankası’nın şu andaki faiz artırımı Sayın Erdoğan’ın izni ile olmuştur. Merkez Bankasının bağımsız bir şekilde aldığı bir karar değildir. Şeffaflık konusunda ciddi endişeler taşıyoruz. Rezerv konusunu bütün milletvekilleri sordu, biz de sorduk bu rezervleri nasıl sattınız, kime sattınız, ne kadar sattınız söyleyin. Ülkenin 130 milyarı gidiyor Merkez Bankası Başkanı sanki bu konu hiç yokmuş gibi hareket etti ve sorduğumuz sorulara cevap vermedi. Şeffaflık ve tarafsızlık bağımsızlık konusundaki beklentimizi hayal kırıklığına uğratacak bir konuşma yapmıştır Merkez Bankası Başkanı.    

‘TUTANAKLAR AÇIKLANSIN’

Para Politikaları tutanaklarının açıklanması gerektiğini ifade eden Usta sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye’nin rezervlerinin eridiği dönemde 2018’den sonra bütün para politikası tutanakları açıklansın. Bunu bütün dünya açıklıyor, net bir şekilde açıklansın biz görelim. Toplantı tutanaklarının açıklanmasını İyi Parti Grubu olarak talep ediyoruz. Yaklaşık 35 milyar dolar civarında kamu bankalarının rezervi bu süreçte erimiştir bunun açıklanması Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemdeki sağlığı sıhhati açısından önemli olacaktır.”

Dolar kurunda yaşanan gerilemeyi de değerlendiren Usta şunlara vurgu yaptı; “Faizdeki artışa orantılı olarak dolar kuru aşağı doğru geldi. Biz bunu daha önce çok gördük. Bu aradaki zamanı iyi değerlendirebilirsek şu anda piyasa bir avans verdi. Bu süreç iyi değerlendirilmezse tekrar dolar yukarı doğru gidecektir ve yeni bir fiyat oluşacaktır. Reformlar yapılamazsa Türkiye çok daha büyük dolar kuru şoklarıyla karşılaşacaktır. Bu süreçte de Merkez Bankası’nın bağımsız olup olmadığını öreceğiz.”

Salgında destek yerine kredilerin verildiğine dikkat çeken Usta şunları aktardı; “Salgın döneminde ekonomik sıkıntıların olduğu bir dönemde vatandaşı kendi kaderiyle başbaşa bırakan bir hükümet uygulaması yaşadık 2020 yılında. Bütün dünya vatandaşını desteklerken, bizim hükümet vatandaşı krediye teşvik etti. Dolayısıyla vatandaşını ihmal eden bir hükümet anlayışı olmuştur. Bunu yaşadık 2020 yılında. Türkiye’nin 2020 yılında 125-130 milyar civarında rezervi heba olmuştur, ucuza gitmiştir, kime nasıl gitmiştir bunu bilemiyoruz. 2020 yılının en büyük olayıdır, tarih bunu yazacak, bunlar sorgulanacak. Biz umarız ki, Merkez Bankası bunlarla ilgili araştırmaları yapsın ve açıklasın. 2021 yılı zor bir yıl olacak buna rağmen biz yine umutluyuz inşallah Türkiye daha güzel günleri yaşar”

- Reklam -