Usta: Sayın Cumhurbaşkanı yanıltılmaktadır

0
19

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Erhan Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi açıklamaları üzerinden eleştirilerde bulundu.

Esma ALTIN/ANKARA

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Usta, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomi üzerine yaptığı açıklamaların yanıltıcı olduğunu savundu. Usta: “Ekonominin direncini koruduk’ ifadesi son derece yanlış ve yanıltıcı bir ifade” dedi.

‘DİRENCİ NASIL ARTMIŞTIR?’

Ekonomik verilerin ifade edildiği gibi olumlu olmadığını iddia eden Usta sözlerine şöyle devam etti; “Bu göstergeler ne Türkiye’de ne dünyanın hiçbir yerinde ekonominin direncini göstermez. Mart ayından sonra kontrolsüz kredi genişlemesiyle bir kısım olumlu gelişmeler oldu. Ancak ekonomik aktivitelerde kontrolsüz kredi genişlemesinden dolayı bu artışın Türkiye’ye ciddi bir bedeli olmuştur. Bu göstergeler üzerinden direnç ölçmek lazım. Direnci neyle ölçülür; enflasyon aralık ayında yüzde 14,6 ile kapatmıştır tüfe endeksi olarak. Hepimiz biliyoruz ki, toplumda ciddi bir huzursuzluk vardır gerçeği yansıtmamaktadır. Üfe de ise yüzde 25,2 olarak gerçekleşmiştir. Bütün dünya enflasyonsuzluk sıkıntısı çekerken, enflasyon yokken Türkiye Tüfe’de yüzde 15’e üfüde ise yüzde 25’e ulaşmış bir ekonomiye sahiptir. Böyle bir ülkede enflasyonun direnci nasıl artmıştır. Türkiye merkez bankası faiz politikasını yüzde 17’ye yükseltilmiştir. Böyle bir ekonominin nasıl direnci artmıştır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıltıldığını ifade eden Usta şunları aktardı; “Cari açık daha üç ay önce hazırlanan programın 13-14 milyar dolar üzerinde bir cari açığı vardır Türkiye’nin.  Böyle bir ekonomide nasıl direncin korunduğunu söyleyebilmiştir Sayın Cumhurbaşkanı bunu anlayabilmek mümkün değildir. Türkiye’nin net döviz rezervi 48.7 milyar dolar eksiye düşmüştür. Bankaların sorunlu kredileri artmıştır.  Böyle bir Türkiye ekonomisinin iyi olduğunu söylemek direncini koruduğunu söylemek mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanı yanıltılmaktadır.”

‘HESAPLAR KONTROL EDİLSİN’

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’ nun hesaplarını kontrol etmesi gerektiğini savunan Usta şunlara dikkat çekti; “Şunu sorma hakkımız var, madem her şey bu kadar iyi ise niye esnafa bir şey vermiyorsunuz, niye esnaf perişan halde, niye sabit gelirlileri enflasyonla ezdiriyorsunuz?  Geçim sıkıntısı hat safhadadır. Memur maaşları Ocak ayında yüzde 7,36, memur emeklilerinde yüzde 7,36, SSK ve Bağkur emeklilerinde yüzde 8,36 artmıştır. Buna karşılık Tüfe 14,6 artmıştır. Gıda enflasyonundaki artış yüzde 20,6’dır. Dar gelirlilerin sepeti içerisinde gıdanın payı bunun çok çok üzerindedir. Bir kısım fiyatları biz de derledik, hepimizin bildiği ucuz marketlerinden bir tanesinde 2019 yılı aralık fiyatları ile 2020 yılı aralık fiyatlarını mukayese ettik. Aynı zamanda TÜİK rakamlarıyla mukayese ettik. O markette bulgur fiyatı yüzde 50 artıyor, TÜİK enflasyonunda yüzde 18 artıyor.  Pirinç fiyatları yüzde 62 artıyor TÜİK bu yüzde 32 arttı diyor. Çiçek balı yüzde 45 artıyor TÜİK’te yüzde 24. Süt fiyatları markette yüzde 29 TÜİK’te ise sadece yüzde 2. Kaşar fiyatları yüzde 23 TÜİK’te yüzde 3. Beyaz Peynir fiyatları markette yüzde 82 artıyor TÜİK’te yüzde 4 artıyor. Dolayısıyla TÜİK’in bu hesapları kontrol etmesi lazım.”

Türkiye’nin ciddi bir borç krizi altında olduğuna dikkat çeken Usta şunlara vurgu yaptı; “Türkiye ekonomisinin diğer bir sorunu çok ciddi bir borç krizi altındadır. Bankaların Sorunlu kredileri bu anlamda ciddi bir risk taşımaktadır. Bizim hesaplamalarımıza göre 2021 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla bankaların sorunlu krediler toplamı 650 milyar TL’ye ulaşacaktır. Bu olağanüstü yüksek bir rakam ve orandır. Mutlak suretle bir tedbir alınması gerekiyor. Hazine Bakanına ve BDDK yetkililerine soruyoruz; bunun için önünüzdeki tedbir nedir? Aynı şekilde Kobi’lerin sıkıntıları da büyüyecektir buna ilişkin de bir yol haritasını milletimizle paylaşmak zorundadır ülkeyi yönetenler.”

İŞSİZLİK RAKAMLARINA DEĞİNDİ

İşsizlik rakamlarına da değinen Usta; “TÜİK işsizlik düştü diyor. İşsizliğin 4 milyon 5 bin kişi olduğunu ifade ediyor. Geniş tanımlı işsizlik rakamlarına göre Ekim 2020 itibarı ile 10 milyon 319 bin kişiye ulaşmıştır. TÜİK’in dediği gibi işsizlik azalmamıştır. İşsizlik 3 milyon kişi olarak artmıştır. İşsizlik oranı yüzde 28,8’e çıkmıştır. Kısa çalışma ödeneğinde işçi çalışmaya devam ediyor, ancak ücretini işsizlik sigortası fonundan alıyor. İşine devam ediyor, üretim durmuyor. Nakdi ücret desteğinde ise, işten çıkartılmıyor fakat ücretsiz izinli sayılıyor, aylık bin 177 lira para veriliyor tabii emekli primi yatırılmıyor. Dolayısıyla emeklilik açısından sorun var. Burada nakdi ücret desteği alıp sonra işini kaybedenlerin durumu ne olacak? Sonrasında işsiz kalanların işsizlik maaşlarını alma şartı ne olacağı konusunda bir belirsizlik var. Bu insanların işsizlik ödeneği alıp almayacağı şu anda belli değil. Biz burada şunu arzu ediyoruz; bu insanlara işsiz kalmaları durumunda işsizlik ödeneğinin verileceği düzenlemelerin yapılması. İkinci husus kısa çalışma ödeneği ile ücretsiz izin arasında karar verme işverenin insafına kalmış durumda. Bu konu objektif bir kritere bağlanmamış, tamamen işverenin inisiyatifine bırakılmış. Nakdi ücret desteğinin bin 177 lira olduğu söylendi. Bunun asgari ücret oranında artırılması gerekir. Bin 177 lira ile geçinmek mümkün değildir. Devlet böyle zamanlarda lazım. Sayın Cumhurbaşkanı madem ekonominin son derece iyi olduğunu söylüyor o zaman bu insanlara para ödemesi lazım. Kısa çalışma ödeneğinde primsiz bir dönem oluyor. O dönemin kısa çalışma süresinin borçlanmaya sayılması lazım. Biz şunu arzu ediyoruz işsizlik sigortası fonundan bu primlerin ödenerek çalışanların emeklilik haklarının zayi olmaması lazım. Biz şimdiden hükümeti uyarıyoruz.” ifadelerini kullandı.