Ürünler tarlada değil, reyonlarda yetişiyor

0
40

Yapay zeka, tarım ürünlerinin yetiştirilme koşullarını da belirliyor. Bitkilerin ihtiyacı olan ışığı, nemi ve ısıyı hesaplıyor. Kekik, fesleğen, nane, maydanoz hatta çilek bile bu teknolojiyle yetiştirilebiliyor. Dikey tarım yöntemiyle topraksız seralarda yetiştirilen ürünlerle yüzde 90 su tasarrufu sağlanıyor.

Market içerisine konulan ‘Yerinde Üretim ve Dikey Tarım’ yöntemiyle müşterilerin talepleri doğrultusunda tarım ilacı kullanmadan, yapay zeka teknolojisiyle tarım ürünleri yetiştiriliyor.  Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, yüzde 100 yerli yazılım ve Türk mühendislerinin ürettiği tamamı yerli olan özel yapay zekâ teknolojisi ile kıvırcık, marul, fesleğen, reyhan, maydanoz, kekik ve daha birçok ürünü dikey tarım yöntemiyle sağlıklı bir şekilde üretip müşterilerine sunuyor. Sistem, yapay zekâ program sayesinde alıcılar ile sürekli üretim alanını takip etme, ihtiyaç anında gerekli mineral ısı ve ışık gibi faktörleri devreye alarak üretim yapılmasına imkan tanıyor.

“365 GÜN AYNI ÜRÜN ÜRETİLEBİLİYOR”

Hızla çoğalan nüfus, yıllardır ağır gübre kullanımı ve ilaçlamanın yanı sıra kış aylarında iklime bağlı zorluklara karşı yaş sebze – meyve ürünlerinin yoğun nüfus olan şehirlere taşınması esnasında zaman, iş gücü ve lojistik giderler çıkması, günümüzde yıpranmış topraklarda tarım yapabilmek için teknolojik açıdan alternatif çözümler üretiliyor.

CarrefourSA İstinye Hipermarketi’nde uygulamaya geçen sistemle birlikte müşterilerin talepleri doğrultusunda ürün çeşitlerinin değişebildiği ifade edildi.

Yapılan açıklamada, “Bu teknolojide özellikle taze baharat grubu çok randımanlı bir şekilde üretiliyor. Kekik, fesleğen, nane, dereotu, maydanoz gibi ürünler en çok üretilenlerden. Müşterilerden gelen taleplere göre dolabın içindeki ürünler değiştiriliyor. Bu teknoloji ile çilek bile üretilebiliyor. Ürünler ortalama 21 günde çıkıyor. Aynı zamanda mikro filiz denilen yaşayan buğday çimi, pancar, brokoli filizi gibi salatalara lezzet veren 1 haftada hasat edilebilir hale gelen filizler söz konusu” denildi.

“TOPRAK YOK, YÜZDE 90 SU TASARRUFU VAR”

Toprak yerine Hindistan cevizi kabuğunun kullanıldığı seralarla ilgili olarak, “Sistem içinde su dönüşümü sağlanması nedeni ile geleneksel üretim yöntemlerine göre yüzde 90 tasarruf sağlanıyor. Lojistik maliyetleri azaldığı için bu ürün, satış fiyatlarının düşmesini sağlıyor. Dış etkenlerden etkilenilmediği için de sürekli ve düzenli hasat yapma imkanı büyük avantajı sunuyor. Yapay zeka içerideki bitkilerin ihtiyacı olan ısıyı, ışığı, nemi kendisi hesaplayıp gerektiğinde LED lambaları yakıyor, gerektiğinde suya mineralleri veriyor, gerektiğinde de cep telefonunuza mesaj atarak hasada kaç gün kaldığını belirtiyor” ifadeleri yer aldı.

“ÜRETİME EVDE DEVAM EDİLEBİLİYOR”

Reyonlarda kökleri ile birlikte alıcıya sunulan ürünlerin üretimine evde de gerekli şartlar sağlandığında devam edilebildiği söylendi ve şöyle denildi:

“Yeterli hasat olgunluğuna gelen ürünler, tezgahlarda kökleriyle birlikte satışa sunuluyor. Satın alınan ürün evlerde ister su içerisinde, ister toprağa ekilerek kullanılabiliyor. Suda tutanların sık sık taze su, toprağa ekenlerin ise hasat etmek istediği ürünü sadece keskin bir makas ile keserek yaprak yaprak tüketmesi önemli. Ana dallar zarar görmediği sürece mutfakta yaşayan bir yeşilliğiniz oluyor. Sürekli ışığa maruz kalması ürün için negatif bir etki yaratabilir.”

İstinye’de bulunan sistemin yanı sıra, CarrefourSA MKM Akatlar Gurme marketinde de ikinci bir üretim dolabı açıldı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz