Üretemezsek tüketemeyiz…

0
64

Ekonomide yaşanan darboğaz, birçok sektörü ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Koronavirüs salgını süreci ve ekonomik kriz derken yeterince fedakarlık yapan halkın artık fedakarlık yapacak gücü kalmadı.


Halkın alım gücü iyiden iyiye düştü. Her şey çok pahalı. Hiç kimse zorunlu ihtiyaçları dışında alışveriş yapamıyor. Ekonomik darboğaza karşı bir süre kendi arasında imece usulü ile ayakta kalmaya çalışarak direnen, faturalarını dahi ödeyemeyen, borçlarının dağ gibi biriktiği birçok esnaf da kepenk kapattı.


Koronavirüs salgını döneminde gıda ve üretimi konusunun ne kadar hayati önemde olduğu bir kere daha ortaya çıktı.El üzerinde tutmamız gereken Çiftçi neredeyse açlığa mahkum edildi. Çiftçi üretmezse beslenemeyiz, çiftçi üretemezse tüketemeyiz.
Mazot, gübre ve ilaç fiyatındaki yükseliş çiftçiyi tarlasını ekemez duruma getirdi. Borç alarak tarıma başlayan çiftçi, maliyeti çıkaramadığı için tarlasını satmak zorunda kalıyor. Hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarını kesmek zorunda kalıyor. İcra memurları kapısına dayanmış durumda. Ülkemizde, tarım sektörünün ekonomideki ağırlığı her geçen yıl azalıyor.. Tarımın milli gelire ve istihdama katkısı azalırken, çiftçinin yıllardır devletten alacağı büyürken, desteklenmeyen çiftçi faizli kredilere başvuruyor, borç batağında tarlasını satmak zorunda kalıyor.

Tarım ithalatında cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. 18 yılda ithalata 114 milyar dolar ödendi. Küçük çiftçi bitti. Sistemden çıktı. Ürettiğinden para kazanamayan çiftçi köyünden uzaklaşarak şehirlerde tüketici durumuna geldi.Artık üreten ülke yerine tüketen ülke haline dönüştük.
Çiftçi borç batağına saplanıp traktörleri bile haczedilirken, tarımda ithalat kapısı sonuna kadar açıldı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “2018 yılında 9 milyar dolar olan ithalat 2020’de 9 milyar 500 milyon doları aştı. Türk Lirası karşılığı 66 milyarı buldu. Bu Cumhuriyet döneminin ithalat rekorudur. Çiftçimize verilmeyen destekler yabancı şirketlere ithalat nedeniyle aktarıldı” dedi.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın verilerine göre çiftçilerimiz üretimden çekilirken, son yirmi yılda 3,5 milyon hektar işlenebilir tarım arazisini ekmekten vazgeçti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)`ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken günümüzde 2,1 milyona düştü, yaklaşık 700 bin çiftçi son derece yetersiz olan tarım desteğini bile almayı bıraktı. Gerek üretim alanlarının daralması, gerekse çiftçi sayısındaki düşüş, tarımda bir üretim sorunu olduğunu açıkça gösteriyor
Tarımsal girdi fiyatları enflasyonun üstünde olurken, tarımsal ürünlerin tarladaki fiyatı enflasyonun altında, marketteki fiyatı ise enflasyonun üstünde kalmakta, üreten çiftçi para kazanamamakta, tüketiciler ise pahalı gıda tüketmektedir.
Covid-19 salgınından ders çıkararak, ülkemizde bir an önce “kamucu tarım politikası” değişikliğine gidilmesini isteyen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası çözüm önerilerini özetle şöyle sıralıyor.


Destekleme ödemeleri tüm illerimiz için derhal ödenmeli
. Covid-19 salgınından ders çıkararak, ülkemizde bir an önce “kamucu tarım politikası” değişikliğine gidilmelidir.
Bitkisel ve hayvansal ürünlerin destekleme kapsamı genişletilmeli, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım destekleri sürdürülmeli, girdiler dahil ek ekonomik destek paketi açıklanmalıdır.
Çiftçilerin Ziraat Bankası, özel bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçları yapılandırılmalı, faiz alınmamalıdır. Borç ertelemesi, düşük faizli kredi yanında, çiftçi borçlarının silinmesi de gündeme gelmelidir.
Çiftçilerin BAĞKUR ve SSK borçları, 2021 yılı hasat sezonu sonuna ertelenmelidir.
Dışalım, normal zamanlarla birlikte, özellikle salgının dünyayı tehdit ettiği günümüzde de çözüm değil.
Çözüm; çiftçilerimizin tarım ürünlerini üretebileceği olanakların güçlendirilmesi ve tüketicilerimizin de bu gıdalara uygun fiyatta sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasının sağlanmasıdır.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın belirttiği gibi tarım stratejik bir sektördür. Üreticilerin bir kez üretimden koptuktan sonra tekrar tarımsal üretime dönmeleri oldukça zor, hatta olanaksızdır. Üretmezsek beslenemeyiz. Üretemezsek tüketemeyiz. Üretemezsek kıtlık ve açlık yaşarız.