Hayatımızın her safhasında kendileri dışında başka insanlar yokmuş gibi umursamadan yaşayan toplumun huzurunu bozan virüsler bunlar değil mi?

Bu aralar televizyonlar çok izleniyor. Aksamın rutin haline gelen aktivitesi.

Her gün açtığım kanaldan akşam haberlerini izlemek.

Her geçen gün resmi ağızlardan bir an önce hayatımızın normale dönmesi için gönüllülük esasına dayalı karantina hatırlatmaları.

Yeni önlemler

Virüsün yayılmasını engelemek, artacak vaka sayılarını önlemek adına sokakta ki hareketliliği biraz daha evlere çekmek için getirilen son önlemler…

Maske takılmasının zorunlu hale getirilmesi,

Zonguldak başta olmak üzere 30 büyük şehire giriş ve çıkışların yasaklanması

Özel araçların kulanılmasına getirilen kısıtlama

20 yaş altında kilere getirilen bir öncekinin devamı olan sokağa çıkma yasağı

Risk altında olduklarının dile getirildiği bir başka 60 yaş grubu…

Ekonomik anlamda yoğunlukları azalan iş yerlerinden çıkarılan en büyük servetleri alın teri olan işçiler, emekçiler işleri olmadığı için dışarı çıkma zorunluluğu bulunmayanlardan artık.

Dışardakiler

Kamu kurumlarında memur sıfatı taşıyan; sağlıkçılar, polisler, askerler, zabıtalar ve devletin çeşitli kurumlarında çalışan diğer memurlar.

Çarkın işlemesi için üretici konumunda bulunan fabrikalarda çalışan diğer emekçiler.

Sağlıkçılar dışında kalan, diğer memurlarımız ve emekçilerimiz akşamları evlerine gitmiyorlar mı? Aileleri ve kendileri için alınan sağlık tedbirleri neler.

Önümüzde ki süreçler de kısıtlamaların artacağı ve başka yaş gruplarına da sokağa çıkma yasağının getirilmeyeceği ne malum.

Gönüllü karantinanın dışarı çıkma yasağına dönüşe bileceği ihtimalerini de düşünmedim değil.

Anlayacağımız gönüllülük esasına göre dışarı çıkma yasağında doğru ilerliyor olabiliriz.

Artan vaka ve ölüm sonuçlarının yanında, iyileşip taburcu olan hastalarımızla doktorlarımız içimize su serpiyorlar adeta.

Biyolojik vaka ile mücadele edip hayat kurtarmaya devam eden kahraman sağlıkçılarımız.

Diğer manzaralar

Trafiğe kapalı alanda alkol alıp dansöz oynatanlar mı?

Kahvehaneleri gizliden açıp bir araya gelenler mi?

Eğlence mekanlarında bir araya gelmek yetmezmiş gibi sosyal medyada paylaşan kendilerini ele veren sivri zekalılar mı?

Yoksa yardım parası almak için PTT önünde sosyal izolasyon ve mesafeye dikkat etmeden, neredeyse üst üste çıkan insan mazaralarını mı? Kaş yapayım derken göz çıkarmak değilde nedir.

Her gün artan vakalar ve ölüm haberlerini izlerken bütün bu yaşananlardan ders almayanlar.

Bütün insanlığı hayattan koparan en büyük güçleri dize getiren bu biyolojik saldırıya karşı bana bişey olmaz diyecek kadar cahil, sorumsuz, kendilerine olmadığı gibi başkalarınada saygısı olmayan insanlar.

İçimizde ki virüsler.

Hayatımızın her safhasında kendileri dışında başka insanlar yokmuş gibi umursamadan yaşayan toplumun huzurunu bozan virüsler bunlar değil mi?

Toplumumuzda böyle virüsler hiç eksik olmadı ama; eksilmesi için hep mücadele verildi.

Yasak kardeşim insanları umursamadan kural dışına çıkıp yaşamak yasak.

Sağlığımız için evde kal Türkiye…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz