Ümidi kırık bir gençlik…

0
100

Bu ülkede hemen her mikrofonu eline geçirip, nutuk atan politikacı en büyük servetimizin genç insan sayımız olduğunu tekrarlayıp durur.

Bir kişi de çıkıp; arkadaş madem en büyük servetimiz genç insanlarımız, peki neden bu insanlarımızı sersefil edip, geleceğe yönelik beklentilerini yok ederek ümitlerini kırıyorsunuz diye sormaz!

Bir genç kolay yetişmiyor, önce temel eğitim ve lise sonra üniversite, yıllarca bir sınıfa doluşup ders dinleyen, odalara tıkılıp ödev yapan gençlerin tek bir arzusu var; okuyup adam olmak, evine ekmek götürebilecek, toplumda yer edinebilecek, namerde muhtaç olmadan geçimini sağlayabilecek bir altın bilezik takmak!

Türkiye’de aileler nerede ise 20 yıla yakın bir süre, çocuklarını okutabilmek için her türlü maddi manevi fedakarlığa katlanıp, eğitim süreci için adeta bir servet harcamaktalar.

Gençler ise çocukluklarını yaşamaktan bile vazgeçip adeta bir yarış atı gibi test başında göz nuru dökmekteler!

Ne için?

Elbette okuyup, cumhuriyetin sağladığı fırsat eşitliğinden yararlanarak koluna bir altın bilezik takıp gelecekte insan onuruna yakışır bir hayat sürebilmek için…

Peki geldiğimiz nokta ne?

Onca fedakarlıkla okuyup altın bileziğini koluna takan gençlerimizin çoğu ya işsiz yahut da hak ettiği ücretin çok altında bir maaş ile, niteliğinin çok dışında işlerde çalışmakta.

Cumhuriyetin fırsat eşitliği ilkesi ise berhava edilmiş, ancak “dayısı” olan iş bulur hele gelinmiş bulunulmakta.

Hak mıdır? Reva mıdır? Türk gençliğine layık görülen bu mudur?

Bu gençler kendileri işsiz dolaşır, hala ana baba eline bakarken, liyakatsiz kişilerin sadece iktidar ve para odaklarına yakınlığı yüzünden üç beş yerden aldığı balı kaymaklı maaşlar ile debdebeli bir hayat sürdüğünü görünce ne hissedecektir?

Bu gençlerin ümitleri kırılmaz, hayalleri sönmez, geleceğe güvenleri yok olmaz mı?

Atalarımız “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” dememiş mi?

Durum resmi istatistiklerde de tüm fecaati ile görülmektedir, TÜİK açıkladı; Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 152 bin kişi azalarak 4 milyon 101 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,4 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık artış ile yüzde 15,9 oldu.

İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 981 bin kişi azalarak 26 milyon 531 bin kişi, istihdam oranı ise 4,0 puanlık azalış ile yüzde 42,4 oldu.

İnsanlar artık iş bulma ümitlerini o kadar yitirmişler ki; iş aramaktan, iş başvurusu yapmaktan bile vazgeçmişler bu yüzden istihdam oranı feci bir şekilde düşmüş bulunuyor.

Gençlerde ise durum çok daha vahim; 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık artışla yüzde 26,1, istihdam oranı ise 6,0 puan azalarak yüzde 28,2 oldu. Aynı dönemde iş gücüne katılma oranı 7,4 puanlık azalışla yüzde 38,1 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,1 puanlık artışla yüzde 29,3 seviyesinde gerçekleşti.

Gençlerin dörtte birinden fazlası resmen işsiz, istihdamda olan ise sadece ve sadece üçte biri kadar. Gerisi bir iş bile aramayan, ümidi kırık gençler.

Bu hüsran ve ümit kırıklığının yarattığı sonuç ise anketlere yansıyor:

SODEV, 12 kentte 15-25 yaşlarındaki 600 gençle görüşerek ‘Türkiye’nin Gençliği Araştırması’ raporunu hazırladı. Sosyal Demokrasi Vakfı’nın (SODEV) raporu, genç nüfusun büyük çoğunluğunun Türkiye’den gitmek istediğini ortaya koydu. oldu. Yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuçlar endişe verici; Her 10 gençten 6’sı yurt dışında yaşamak istiyor.

Katılımcıların yüzde 27.8’si, ise Türkiye’deki üniversitelerin iş bulma için öğrencilere yeterli donanımı sağlamadığını düşünüyor.

Rapora göre, gençlere ‘Hayatınızın kalan kısmının tamamını Suudi Arabistan’da aylık 10.000 dolar kazanarak veya İsviçre’de aylık 5.000 dolar kazanarak geçirme imkanları olsaydı hangisini tercih edecekleri’ sorulduğunda, katılımcıların yüzde 72.2’sinin İsviçre’yi tercih ettiği ortaya çıkıyor.

Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlığın ortak yaptığı araştırmada da benzer sonuçlar gözlemleniyor; gençlerin yüzde 76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak, yüzde 64’ü de başka ülke vatandaşlığı istiyor.

Başta nerede ise 20 yıldır kesintisiz olarak bu ülkeyi yöneten iktidar olmak üzere, yanlış politikalar sonucunda bu ülkenin gençlerinin bu ülkenin geleceğine güvenini yok eden her sorumlunun eninde sonunda sandıkta hesap vereceği ortadadır. Bu, bu ülkeye yapılan en büyük kötülük, en büyük vatana ihanettir, demedi demeyin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz