Saadet Partisi Ankara 2. Bölge Milletvekili 1. Sıra adayı İlyas Tongüç “Çok ileriye gitmemize gerek yok bunun tarımla hayvancılıkla uğraşan bir ülke saman ithal eder hale gelmesinden anlayabiliriz. Biz ithalatçı bir ülke haline gelmişsek bu bizim için meselenin detayını anlamak bakımından çok önemli bir gelişme” diye konuştu.

Tongüç “Şu anda öyle bir sistem var ki senin tarlayı ekmen ekmemenden daha ekonomik. Çünkü ekmemen karşılığında sana para veriyorlar” dedi.

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimine saatler kaldı. Türkiye tarihinin dönüm noktası olarak nitelendirilen seçim sürecinde siyasi partiler projelerini halka anlatmaya devam ediyor.

Saadet Partisi Ankara 2. Bölge 1. Sıra Milletvekili adayı İlyas Tongüç gazetemize yaptığı ziyarette Millet ittifakını neden kurduklarını anlattı ve sorularımızıyanıtladı.

saadet partisi

Soru: Neden Saadet Partisi’nde siyaset yapıyorsunuz?

Tongüç:Saadet Partisi diye sorulduğunda Türkiye’mizi iyi bilmek, insanımızı iyi tanımak mecburiyetindeyiz diye düşünüyorum.Biz yüzyıllar süren bir gelenekle buraya gelmiş Anadolu’da uzun süre mücadele etmiş bir taraftan haçlı seferleri ile muhatap olmuş bir taraftan Moğol ile uğraşmış bir milletiz. Allah’a şükür güzel bir milletimiz var güzel bir memleketimiz var.

Hatta ülkemizi idare edenlerin beka sorunu var diyebilecek kadar bir his oluştu. Şimdi burada imkânları olan gelişmiş ülkeler ve gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkeler var.Bunlar ekonomi oyunlarıyla diğer ülkeleri sıkıntıya düşürüp kendilerini kurtarıyor.

Ama alttaki ülkeler başka sömürecek ülkeler olmadığı için onlarda kendi insanlarını maalesef sömürüyor. Böyle bir düzen var bu düzeni bilmeden ülkedeki değişen olayları görmeden niçin saadet partisinde olduğumuzu anlamak mümkün değildir.

Soru; Türkiye’nin ekonomisini nasıl buluyorsunuz neler yapmayı planlıyorsunuz?

Tongüç: Ülkemiz elhamdülillah güzel bir ülke yaşanabilir, dört mevsimi bir arada yaşadığımız bir ülke. Bu ülkede yaşayan insanları üretir hale getirmek için bırakın kendi ülkesini en az 500 milyon insanı besleyebilecek bir potansiyele sahip olan kaynaklarımızı harekete geçirmemiz lazım.Buna baktığınız zamanda elinizde bir takım araçlar olması gerekiyor.

Bu araçlara baktığımızda toplum olarak getirdiğimiz bir takım ahlaki değerleri ortaya koyarken insanlar bu değerlere uygun yaşamaları olur. Özellikle bu dönemde 71 katrilyon yıllık faize para ödüyoruz. Yıllık olarak 550 – 600 milyar lira faize gidiyor.Faize giden para bu miktarda yüksek olduğu sürece bizim kaynak üretmeye kaynak ayırma ihtimalimiz yok. Vergiler A’dan Z’ye kadar artmış durumda ülkenin gelirleri yetmiyor.

Faiz politikalarıyla hareket edildiği için de ülkedeki imkânları tamamen üretime dayalı değil ranta dayalı bir sistem haline gelmiş. İktidar şu anda rant ekonomisi uyguluyor. Üretim ekonomisi uygulanmıyor rant ekonomisini uygulayan ülkelere baktığımızda şu tablo doğal olarak ortaya çıkıyor.Bir toplumda huzursuzluk meydana geliyor ardından göçler meydana geliyor.Şu anda Türkiye’de köylerden kentlere kentlerden daha büyük kentlere göçler var.Peki, bu görüşler olduğu zaman ne olur hizmet sektöründe bulabildikleri işlerde asgari ücretli olarak çalışıyor.

İnsanımız diyor ki, nasıl olsa dolarla işimiz yok.Beni ilgilendirmez İthalatçılar ihracatçılar düşünsün. Ama yanlış düşünüyorlar Türkiye’ye gelen birçok malzeme dışarıdan geliyor. Sonucu çarşıya pazara etki edecek sık döngü devam ederken dış politikaya dikkat etmekte fayda var.

Şeker fabrikaları neden sattılar. Zamanında pancar kotası konduğu haliyle şeker fabrikalarına yeterli pancar gelmeyecek.Kota altında üretim yapılıyor ve bu sebepten dolayı satılma teklifi verildi. 14 tanesi satıldı. Şeker fabrikalarına bakıldığında büyük bir kısmı şehrin ortasında kaldı. Şehrin ortasındaki arazi değerlidir. İşletme maliyeti yüksek olduğu için stratejik bir ürün olduğu için özel sektörün bu anlamda risklere gireceğini inanmıyorum.

saadet partisi

Soru: Özelleştirmeleri doğru buluyor musunuz?

Tongüç:Bize soruyorlar siz özelleştirmeye karşı mısınız? Biz diyoruz ki sonunda fabrikanın kapısına kilit vurulacaksa biz özelleştirmeye karşıyız. Ama aldığını daha büyük bir istihdam ve daha büyük bir üretimini artırabilircikse bizim buna karşı olma ihtimalimiz yok.

Satıştan sonra bu fabrikaları 5 yıl kotası koydular.Neden 5 yılda 55 yılda değil. Şeker fabrikaları üzerinden bakarsak Almanya Fransa biz ve bizim gibi bir ülke daha var. Üretici olarak dört tane dev var. Almanya mevcut ihtiyacının iki misli üretmeye devam ediyor. Fransa devam ediyor ama bize diyorlar ki kapatın. Polonya bu ara feryat etti. Almanya’nın 220 yıldır büyük şirketleri geldiler özelleştirme adı altında bütün bir şeker fabrikalarımızı aldılar sadece yedi tanesini biz devlete bıraktık.

Aman Türkiye dediler feryat ettiler biz yandık siz yanmayın. Polonyalılar özelleştirme ile fabrikalar elimizden aldılar.Ondan sonrada ihtiyacımız olan şekeri nişasta bazlı şekere bizim hakkımız sağlığımızla oynadılar dediler. Bu satışlar tütün işletmeleriyle başladı. Sonra Türkiye’de sigara içimde şuan yurtdışından gelen tütünler Türkiye’de satılıyor.Bu da bize kayıp olarak dönüyor hem sağlık açısından hem ekonomi açısından.Şu anda öyle bir sistem var ki senin tarlayı ekmen ekmemenden daha ekonomik çünkü ekmemen karşılığında sana para veriyorlar.Sen tarlayı boş tutuyorsun ve böylece dışarıdan gelen ürünlere muhtaç kalıyoruz. Şuan köylerimizde birkaç ihtiyar bırakmışlar gerisi olabildiğince şehirlere göç ediyor. Buda birçok toplumsal ve kültürel sonra ortaya çıkartıyoruz.

Biz bu noktada şunu önemsiyoruz vücutta hastalık artarsa direnç de azalır ve ülkede de aynen böyle olur. Biz bu dediğimiz alanlardan vazgeçmeye devam edersek bir daha toparlanamayız.Tek başına Erzurum Ortadoğu’nun ve Türkiye’nin canlı hayvan karşılayabilecek durumda. Bugün Türkiye’nin dışarıdan sap saman ithal eder hale gelmesi büyükbaş hayvan ithal edilen hale gelmesi faciadır.

Soru: Neden CHP ve İYİ Parti ile ittifak kurdunuz?

Tongüç: Bu memleketin hepimiz içindeyiz. Bu geminin içinde hepimiz varız. Gemi delinmiş durumda ve su alıyor.Biz bunu elbirliğiyle kapatmanın derdindeyiz. Afrika’da çok ilginç bir atasözü vardır.Birbirinden farklı birçok hayvan mesela aslanlar ceylan aynı istikamete konuşurlarsa ormanda büyük bir yangın başlamıştır.Bizim CHP ve İYİParti ile bir araya geldiğimizi sorgulamak yerine niçin bir araya geldiğimizde anlayabilmek ya da niye böyle bir zorluk yaşadık sorgulanması gerekiyor.

Ülkede gerçekten büyük bir yangın var. Çok ileriye gitmemize gerek yok bunun tarımla hayvancılıkla uğraşan bir ülke saman ithal eder hale gelmesinden anlayabiliriz. Biz ithalatçı bir ülke haline gelmişsek bu bizim için meselenin detayını anlamak bakımından çok önemli bir gelişme.

Hükümet yetkilileri diyor ki her şey iyi herkes krediye bağlı.Kişiler borçlu devlet borçlu evet iyi gidiyoruz. “Zamanda bir hoca bir boksör hazırlıyormuş. Bakmış ki rakip çok dişli bir rakip kendi sporcusundan daha üstün özellikleri var. Demişki evladım ben baktım çok sıkıntı yok.Sen dediğim taktığı uygulasan başaracağız demiş. Adam çok kuvvetli ama yaklaşmadan alttan çalışırsan bir şey olmaz.

Boksör hocanın dediğini yapmak için ringe çıkmış ilk iki raundfazlaca bir yumruk yemiş. Sonra sporcu hocam doğru söylüyorsunuz da adam beni dövüyor demiş.Hoca iyi gidiyor yavrum sen merak etme demiş. Fakat altıncı yedinci rauntta gelince sporcu bayağı bir dalmış. Hoca hala evladım iyi gidiyorsun demiş yalnız yakın çalışıyorsun darbe yiyorsun alttan çalışacaksın demiş. Sporcu hocam demiş doğru söylüyorsun alttan çalışmam lazım ama söyler misiniz?Beni bu hale kim getirdi?”

Şimdi bu iktidar çevreleri bunları güzel söylüyor.Haklı da diyelim, ancak millet çok ciddi zarar görüyor. Bu milleti bu hale kim getirdi.Türkiye’de faizler yüksek, ihaleler sorunlu, yakıt pahalı, tohum pahalı birçok girdiler pahalı olduğu için de esnafın çeki ve senedini ödeme durumu kalmadı.Peki diyorlar ki siz ne yapacaksınız. Biz de diyoruz ki Allah’ın verdiği bütün nimetleri harekete geçireceğiz.

Türkiye’miz zengindir yeterki bakış acısını değiştirelim.Burada yöntem problemi yaşıyoruz.Hükümetin seçtiğin yöntem böyle olduğu için yaşıyoruz bizim dediğimiz yöntemle seçtiğimiz yol hemen hızlı bir şekilde üretime geçirmek ve eşit bir şekilde paylaşmak.Hayvancılık ve tarım da hemen ürünün karşılığını alabilirsiniz üretilen malzemelerin devlet zarara uğramadan bunları alabildiğini sağladığımız bir ortam kurduğumuz da hızlı bir şekilde üretim ve gelişme sağlanabilir.Sanayi sektöründe yaşanan bir sıkıntı sıkıntılar var.Bu sıkıntılar düzeltilebilir bu ülkenin birçok zenginliği var. Bu zenginlikler de şu anki sıkıntıları ortadan kaldıracak durumda ve yeteneklere sahip.Bence bir numaralı problem içerdeki kutuplaşmanın kaldırılmasıdır.

Soru:Kurulan ittifak ülkenin sorunlarına çözüm bulabilecek mi?

Tongüç:Bu memleketlerin evlatları aynı düşünmeyebilir.Bir meseleye farklı bakabilir bu bizim ayrılık ve düşmanlık sebebimiz olamaz. Önce kutuplaşmayı ortadan kaldırıp aynı gemide var olduğumuzun bilinci içerisinde memleketimizin hayatı meselelerinde bir araya gelerek milletimize çözüm yolu göstermemiz lazım.Biz o beklenmeyen şeyi yaptık ve birçok oyunu bozduğumuzu düşünüyoruz. B iz 1974 yılında koalisyon kurduğunuz da Sayın Ecevit o zaman şunu söyledi. Biz tarihi yalnızlığı ortadan kaldırmış oluyoruz. Önceleyen kalkınmayı önceleyen bir yapıyı böylece kuruyoruz. Diyerek bir konuyu ortaya konulması Kıbrıs barış harekâtının yapılması bir çok manevi kesin Kuran kurslarının kurulma yılı o dönemde.

Bu da gösteriyor ki memleketin evlatları memleketin meselelerini ortadan kaldırmak için bir araya geldikleri zaman çok ciddi mesafeler alabiliyor.Onun için biz bu konuyu önemsiyoruz ve çok güzel bir adım attığımızın farkındayız.Neticesi olarak ta dip dalga dediğimiz ciddi bir ilginin geldiğini görüyoruz.Çünkü Türkiye’nin meseleleri hakikaten çok ciddi hale gelmiştir. Çok insanın sığınağı olan bu ülkenin gideceği başka bir yer yok. Elbirliğiyle memleketin üretken istihdam sağlayan huzur içinde kutuplaşmanın olmadığı bir ortamda yaşamasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu yönde önemli bir adım attık bu adımın karşılık vereceğini umut ediyorum.

Soru: Sonsöz olarak ne söylemek istersiniz?

Tongüç:İnşallah Meclis’te grup ve grup üstü bir noktaya geldiğimiz zaman biz milletimizin lehinde olan işleri destekleyerek aleyhinde olan işleri öteleyecek bütün gücümüzle engellemek için çalışacağız. Türkiye’nin ranta dayalı bozuk olan adaleti düzeltecek

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz