Türkkan: Milletin gerçek gündemi ekonomi

0
130

İyi Parti Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 2021 yılının geçim derdi yılı olacağını savundu.

Esma ALTIN/ANKARA

Lütfü Türkkan, gazetecilerin saldırıya uğraması ve ekonomi üzerinden hükümeti eleştirdi. Vatandaşın gündeminde reformlar değil ekonomi ve geçim derdi olduğunu savundu. Türkkan: “Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasetçi ve gazetecilere yapılan saldırılara karşı sessizliğini muhafaza ediyor.” ifadelerini kullandı.

‘BU DÜZEN SÖZDE DEMOKRASİDİR’

Gazetecilere ve siyasilere yönelik saldırılar üzerinden hükümeti eleştiren Türkkan sözlerine şöyle devam etti; “Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, evinin önünde silahlı ve sopalı beş kişi tarafından saldırıya uğradı. Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu aracına binerken, Avukat Afşin Hatipoğlu bürosuna girerken saldırıya uğradı. Bu yaşananlar sınır tanımadan devam ediyor. Sayın Meral Akşener’in evinin önünde, üstelik de bir kadına karşı toplanan o aciz ve meczup kalabalığı hepiniz hatırlıyorsunuz. Bunların beraat ettiklerini de biliyorsunuz değil mi? Bunlar Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönettiği Türkiye’de oluyor. Hatta acizliklerine Sayın Akşener’i hapisle tehdit ederek devam ettiler. Yetmedi, iffetine, namusuna dil uzattılar. Çubuk’ta Sayın Kılıçdaroğlu’na karşı yaşananları hatırlayın. Amaçlarına giden yolda bir inek hırsızını nasıl meşrulaştırdıklarını hepimiz gördük. Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasetçi ve gazetecilere yapılan saldırılara karşı sessizliğini muhafaza ediyor.  Bütün bu eylemlerin aslında AK Parti’ye yönelik, kendisini de zora sokacak işler olduğunun farkında mıdır sizce ?Muhalefetin can tehdidi yaşadığı, basının susturulduğu ve yargının bağımlı kılındığı bir ülkede sözde demokrasi, sonuç değildir, bilinçli bir tercihtir. Bu düzen, sözde demokrasidir.”

2021 yılının reform yılı olamayacağını ifade eden Türkkan şunlara değindi; “2021 yılı reform yılı olacak dediler. Reformlar önce beyinde başlar. Yani inandığınız şeyi yapabilirsiniz. Demokrasiye, hukuka, ifade özgürlüğüne, yargının bağımsızlığına ve insan haklarına inanmıyorsanız reform falan yapamazsınız.  Bu kavramlar AK Parti’nin içselleştirdiği konular değil. Kendilerinin inanmadığı değerlerin içini boşaltmaktan başka bir şey yaptıkları da yok.”

‘MİLLETİN GERÇEK GÜNDEMİ EKONOMİ’

Milletin gerçek gündeminin ekonomi olduğuna dikkat çeken Türkkan şunları aktardı; “Yoksulluk giderek artıyor. Milletin gerçek gündemi ekonomi. İktidar boş konularla gündemi istediği kadar meşgul etsin. Her önüne gelene terörist demek, muhalefeti sokak terörüyle korkutmaya çalışmak karın doyurmuyor. İktidar yalan söylemek konusunda Trump’la yarışa dursun. Millet artık iktidarın yalanlarına kanmıyor. Vatandaş evde tenceresini kaynatamıyor. 1 liralık ekmek için metrelerce kuyruğa giriyor. İktidar ve ortağı; vatandaşa çözüm sunmayı bırakın, 1 liralık ekmeğe bile el uzatıyor. Çarşı-pazar yangın yerine dönmüş. Türkiye, OECD ülkeleri arasında gıda fiyatlarında yüzde 20’yi aşan artışla zam şampiyonu. 50 yıl önce yaşanan tüp kuyruklarını anlatarak iktidar olanların, 18 yılın sonunda Türkiye’de insanları ucuz ekmek, ucuz sebze ve meyve kuyruklarına mahkum ettiğini görüyoruz. İnsanlar ucuz elma alabilmek için sonunu göremediğiniz kuyruğa giriyorlar. Diyanet üzerinden ‘akşam pazarı fetvası’ çıkarana kadar, pazardan artanları toplayan insanlara çare olun. Çare olmazsanız eğer 2021 yılında Türkiye’de yoksulluk 2 katına çıkacak. Yoksul insan sayısı 20 milyona dayanacak.”

GIDA SORUNUNA DEĞİNDİ

2021 yılında gıdaya ulaşmada sorunların yaşanacağını iddia eden Türkkan şunlara vurgu yaptı; “Türkiye 2021 yılında gıdaya ulaşmada zorluk yaşayacak. İki konu var bununla alakalı bir; öncelikle Türkiye’nin ithalata dayalı bir tarım politikasına ihtiyacı var. İnsanlar beslenmek için ülkeye gıda ithalatı yapmak zorunda başta yağ olmak üzere, hububat ürünleri olmak üzere. İkinci olarak, pandemiden sonra bütün dünya ülkeleri gıda ithalatı konusunda ciddi önlemler aldı. Örneğin Rusya yaklaşık 11 aydır yağ ihracatına müsaade etmiyor. Türkiye gıda ithalatı konusunda ciddi sorunlar yaşayacak. Gıdaya erişimde bütün dünya zorluk çekecek ama Türkiye çok daha fazla hissedecek. Bir yandan yüksek enflasyon ve hızla artan hayat pahalılığı, diğer yandan pandemiyle birlikte hızla artan işsizlik. Toplum büyük bir çöküşün eşiğinde. Hepimiz her hafta bir intihar haberiyle sarsılıyoruz. Yoksulluk intiharları giderek artıyor. İnsanımız iş ve aş diyerek canına kıyıyor.

18 yıllık AK Parti iktidarı gençlerimizin de umudunu ve geleceğini çalıyor. Gençlerimiz iktidar yüzünden ülkelerine olan inançlarını giderek kaybediyor. Bu iktidar 20’li yaşlarında gencecik çocukların yaşama sevincini söndürüyor. Bir bakıyorsunuz KPSS Türkiye birincisi ya da ikincisi mülakatta eleniyor. Onun yerine mülakat puanı yüksek olan liyakat sahibi olmayan bir arkadaşımız geliyor. Yılarca dirseklerini çürüten, sınavdan sınava koşturulan diplomalı gençler, diplomasızların terfi ettiğini gördükçe çaresizliğe bürünüyor.”

Verilen garantiler üzerinden hükümeti eleştiren Türkkan şunlara değindi; “2021 bütçesinde müteahhitlere ayrılan aslan payı derhal iptal edilmeli. Şehir hastaneleri için bu sene için 10 milyar kira ödemesi yapılacak. Hani devletin cebinden tek kuruş çıkmayacaktı? Karayolları bu sene geçmeyen araç geçiş garantileri için 15 Milyar lira ödeyecek. Bunun adı soygunda reform. Millet 1 liralık ekmek için karda kışta kuyruklarda sürünürken, iki yeni sarayın maliyeti 740 milyon TL. Ama vatandaşa gelince para yok, kasa boş.”

MUTLAK YOKSULLUK ARTACAK İDDİASINDA BULUNDU

Yoksulluğun artacağını iddia eden Türkkan şunlara dikkat çekti; “OECD rakamlarına göre yüzde 14 olan yoksulluk yüzde 25’e çıkacak. Ama en önemlisi doğrudan hane desteği sunulmazsa 8 milyona dayanan mutlak yoksulluk sorunu ortaya çıkacak. Dikkat edin yoksul demiyorum, mutlak yoksul diyorum. Yani 8 milyon insan karın tokluğuna bile muhtaç olacak. Bir de bu tabloya 2021 yılında ödenemeyen banka kredilerini ekleyin. İktidar tüm bunlara seyirci kalmaya devam ederse vatandaş 2021 yılını ağır borç yükü altında geçirecek. Vatandaşın yıkımı esnafın da yıkımı demek. Esnaf yıkılırsa tüm bu saydığım sorunlar işsizlikle birlikte büyük bir patlamaya yol açar. İşçi çıkarma kararını iki ay daha uzattılar, iki ay sonra ne yapacaklar? İflasları önlemek ve ekonomik sistemi ayakta tutabilmek için İktidar daha ciddi adımlar atmak zorunda. Ciddi adımlar derken 500 Lira kira yardımından bahsetmiyorum. Esnafın ve vatandaşın elektrik, su ve doğalgaz faturalarından alınan vergileri İktidar en az 6 ay durdurmak zorunda. Çalışmayan esnaftan stopaj alıyorsunuz. İşçi sigorta primlerini ve maliyetlerini İktidar en az 6 ay üstlenmek zorunda. Kaynak yok demeyin. Yaklaşık 1 Trilyon liralık 2021 bütçesinden bu Millete kaynak ayırmak zorundasınız. Vatandaşa ödediği vergilerin karşılığını vermek zorundasınız.”

Yapısal reformların en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Türkkan sözlerine şöyle devam etti; “2021 yılı vatandaşı ayakta tutma yılı olmalı. Ekonomide oluşan hasarlar elbette düzeltilir. Elbette yeniden ayağa kalkabiliriz. Ama bunun için yapısal reformları bir an önce hayata geçirmemiz lazım. Nedir bu yapısal reformlar? Demokrasi bütün kurum ve kurallarıyla işletilmeli, evrensel hukuka dair bütün kurallar ülkemiz hukukunda da geçerli olmalı. Yargı; İktidar vesayetinden kurtulup mutlak bağımsız olmalı. İnsan hakları konusunda her geçen gün geriye giden Türkiye, gerçek anlamda insan hakları savunucusu ülke olmalı. Bütün bunlar olduktan sonra ekonomiyi ayağa kaldırmak çok kolay.”

‘SOMUT ÖNLEMLER ALINMALI’

15 Şubat’ta okulların açılması hakkında da ifadelerde bulunan Türkkan şunları dile getirdi; “Milli Eğitim Bakanı Selçuk 15 Şubat’ta okulların açılması ile ilgili ilke kararı aldık dedi. 15 Şubat’ta okullar açılacakmış. İkinci dönem ücretlerini de tahsil eder böylece özel okullar. Sonra bakarız, vaka çoğalır, tekrar kapatırız. Alınan ücret iade edilmez kuralı burada da çalışıyor. Okulların açılıp açılmayacağı konusunda hükümet somut önlemler yerine papatya falına bakıyor. Aylardır söylüyoruz, öğretmen ve personel sayısı artacak, derslik sayısı artacak, okullara temizlik malzemesi temin edilecek.”

Meclisin tekrar açılması ile birçok konunun görüşüleceğini ifade eden Türkkan şunları aktardı; “Meclis Genel Kurulu verilen aranın ardından haftaya Salı günü tekrar açılıyor. Birçok kanun teklifi, araştırma önergesi de gündeme alınmayı bekliyor. Hayvan hakları yasası uzun zamandır kamuoyunun çıkmasını istediği bir yasa örneğin. Herkes söz verdi hala yok. Hayvan Hakları yasasını biran önce Meclis’e getirmeliyiz. Hayvana şiddetin, eziyetin arttığı bir dönemde biz de bu yasanın bir an önce Genel Kurul gündemine gelmesini bekliyoruz.

Yine çok güncel; yaklaşık 5,5 ay önce verdiğimiz, görevi başında vefat eden sağlık çalışanlarının ailelerine, emekliliğe hak kazanılmış olup olmadığına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanabilmesi ile ilgili Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair kanun teklifi. Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti, ama söylemeye devam edeceğiz. EYT’liler Meclis’ten haber bekliyor. 3600 Ek Gösterge beklentisi var, bunun ele alınması lazım. Emekliler için intibak yasası. Bu konuların da Meclis tekrar açılır açılmaz genel kurul gündemine gelmesini bekliyoruz.”

Sigorta borçlarının ödenemediğini de savunan Türkkan; “Yoksulluk ve işsizlik nedeniyle milyonlarca vatandaşımız GSS prim borçlarını ödeyemedi. Borçlarının yeniden yapılandırılarak faizlerinin silinmesine, 12-18 ay taksitlendirilmesine ve 2 yıl içinde 3 kez ertelenmesine rağmen ödenemedi. Vatandaş 1 liralık ekmek kuyruğunda. Ne priminden bahsediyorsunuz? Her yere üniversite açmayı akıl eden iktidar; inşaat ve AVM dışında istihdam alanı yaratmadı. İş yok, dolasıyla sosyal sigortası da yok insanların. Sorunu çözeceklerine, her zamanki gibi yine sorun yarattılar. GSS (Genel Sağlık Sigortası) primi denen bu garabet bir an önce son bulmalı. Babalarının eline bakan gençlerimizi, bir de GSS primi ile borç yükü altında ezmeyin. Bakın o çocuklar şimdi hastanelere borçları yüzünden gidemiyor. Parasını ver, muayene ol diyorlar. GSS primini ödeyemeyen, hastane masrafını nasıl ödesin. Pandemi döneminde, sağlığın bu kadar önemli olduğu bir süreçte GSS borcu var diye insanları hastaneye almamak inanılır gibi değil. Maske dağıtmayı bile beceremeyen İktidardan başka bir şey beklemek hata olurdu. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli. Geçmeyen araca, gitmeyen yolcuya para buluyorlar, ücretsiz sağlık hizmeti sunmaya kaynak yaratamıyorlar. 5 milyon Suriyeli’ye bakan İktidar, GSS borcu olan 5 Milyon vatandaşımıza bakamıyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.