Petrol piyasalarında gerçekleşen ani değişimleri yorumlayan iş insanı Yavuz Yüksel, “Türkiye çok akıllı bir yatırımla Ceyhan’da petrokimya alanında önemli yatırımların buluşma merkezi olacak bir bölge oluşturdu.

Bu süreçte Ceyhan’ın ve Türkiye’nin uluslararası ticarette etkisi daha da artacak. Petrol fiyatlarındaki düşüşlerden en olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye ve Çin geliyor. Petrol fiyatlarındaki uzun süreli düşük fiyatlar, kurları görece daha rekabetçi olan bu iki ülkeyi daha da ön plana çıkarabilir.” dedi.

Koronavirüs salgını Mart ayında petrol piyasalarında talep tarafında yarattığı serbest düşüşle, Rusya ve Suudi Arabistan’ın petrol arzı konusunda anlaşamaması petrol fiyat hareketlerine yol açtı. Yükselir Group Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel de petrol piyasalarında gerçekleşen ani değişimleri yorumladı. Yüksel, Türkiye’nin bu piyasada alması gereken aksiyonlarla ilgili görüşlerini dile getirdi.Yavuz Yüksel “Oyunda kurallara bağlı olmayan güçlü bir oyuncu devreye girince oyunun dengesi bozuluyor ve kuralları tüm oyunculara uygulamak gerekiyor. OPEC 1970’lerde petrol üretiminin yüzde 70’ini gerçekleştiren çok daha önemli bir konumdaydı ama yıllar geçtikçe yeni üreticiler ile birlikte bu oranı yüzde 30’a kadar geriledi. 2016 yılında Rusya’nın OPEC+’a katılması ile tekrar büyük bir karar alıcı konuma gelse de, yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte,  ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi oldu. OPEC+’ın koyduğu üretim kısıtlama veya arttırma tarafında bir zorunluluğu bulunmayan ABD’li kaya gazı üreticileri, pazar paylarını artırmaya başladılar. Böylelikle oyundaki denge bozuldu. Şimdi bu kurallara ABD’li oyuncuların da uyması gerekiyor, çünkü maliyet olarak Rusya ve Suudi Arabistan’ın bu konuda eli kuvvetli” dedi.

“OYUNUN DENGELERİ YİNE BOZULACAK”

Yavuz Yüksel şunları söyledi: “Farklı alanlardaki gelişmelerde de yeni gelen güçlü oyuncu oyunun kurallarını değiştiriyor.  Aslında bu yeniden dengelenme hayatın her anında mevcut. Askeri anlamda örneklerini gördüğümüz gibi siyasi anlamda da sonuçları olacağını düşünüyorum. Yaşananların bir benzerini geçtiğimiz sene askeri anlamda gördük. ABD, 1987’de SSCB ve bugünün Rusya’sı ile yaptığı INF( Kara konuşlu nükleer başlık taşıyan 5000 km menzilli füze üretimini yasaklayan anlaşma ) anlaşmasından çekildiğini söyledi. Bu çekilmenin asıl nedeni anlaşmadaki yükümlülüklere uyma zorunluluğu olmayan yeni bir gücün ortaya çıkmasıydı. Çin Halk Cumhuriyeti… Siyasi anlamda da bir benzerini ilerleyen yıllarda göreceğiz. Türkiye’nin, dünya 5’ten büyüktür söylemi aslında oyunun dengesinin bozulduğu ve yeni güçlerin siyasi anlamda farklı düzen kurulması gerekliliği üstüneydi. Türkiye gibi siyasi anlamda yükselen ülkelerin varlığı düşünüldüğünde oyunun dengeleri yine bozulacak ve yeni kurallar devreye girecek. BMGK daimi üyelerinin önümüzdeki 30 yılda bu şekilde kalacağını düşünmek zor. Petrol piyasasında yaşanan gelişmeleri de işin ekonomik tarafı bir yana askeri ve siyasi olarak da yorumluyoruz. Düşük petrol fiyatları Suudi Arabistan ile birlikte Rusya ve İran’ı da kötü etkiliyor.  Bütçesinde açık vermemek için 180 dolar civarı bir petrol fiyatını görmesi gereken İran yanında, bu oran Rusya için 40 dolar civarında.”

EN ÖNEMLİ GÜNDEMİMİZ

Yükselir Group Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel, “Global anlamda 20’den fazla ülkede yatırımı olan Yükselir Group olarak petrol fiyatlarını çok yakından takip ediyoruz. Ana işkollarımızdan biri enerji olan grup, bununla birlikte yeni yatırımlar yaparken, ülkelerin petrol fiyatlarındaki değişimlerden nasıl etkileneceğini dikkate alıyoruz” dedi ve ekledi: İş insanları  olarak global makro fon yöneten fon yöneticileri gibiyiz. Tüm makro gelişmeleri takip edip, ülkelere göre analiz yapmak ve yatırım kararlarımızı ona göre vermek durumundayız. Aynı mantıkla hareket ediyoruz ama fon yöneticilerine göre daha az likit varlıklar taşıyoruz. O yüzden orta ve uzun vadeli makro analizler bizim için önemli. Yaşanan gelişmeler ışığında da petrol fiyatlarındaki kazanan ve kaybeden ülkeleri analiz etmek de artık bugünkü ajandamızın önemli bir gündemi”

TÜRKİYE OLUMLU ETKİLENECEK

Petrol fiyatlarındaki düşüşlerden en olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti geldiğini dile getiren Yüksel, “Petrol fiyatlarındaki uzun süreli düşük fiyatlar, kurları görece daha rekabetçi olan bu iki ülkeyi daha da ön plana çıkarabilir. Son yapılan araştırmalara göre günlük 15-20 milyon varillik bir arz fazlası var. Dünya üzerinde ticari işletmelerin sahip oldukları ile birlikte 2-3 milyar varillik bir depolama kapasitesi olduğu düşünülüyor.  ABD Başkanı Trump stratejik rezervlerin sonuna kadar doldurulmasını istedi. Brent Petrol 20 dolar civarında iken Çin’in de stratejik rezervlerini artırma yoluna gittiği haberleri çıktı. Ülkemizin de başarılı Hazine yönetiminin benzer aksiyonlar aldığını ve alacağını düşünüyorum. Petrol fiyatından bağımsız olarak fiyat eğrisi de depolama ve ileri vadeli satma açısından güzel olanaklar sunuyor. Bu fırsattan kesinlikle ülkemizin de maksimum seviyede yararlanması gerekiyor. Olabildiğinde petrolü depolamak ilerleyen dönemde bizlere büyük bir artı sağlayacaktır. Bununla birlikte Coronavirüs etkisinin geçmesi ile talebin eski haline gelmesinin 1-2 sene alacağını göz önüne almamız lazım. Ayrıca düşük fiyatlardan sonuna kadar depolanmış petrol, uzun bir süre tavan fiyat oluşturacak görünüyor. Önümüzdeki OPEC+  toplantısında ABD kaya gazı üreticileri de anlaşmaya dahil olup, günlük 10 milyon varillik bir kesintide anlaşılacak gibi görünüyor. Ama talep canlanmaya başladığında bu anlaşmanın da ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu göreceğiz.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI TİCARETTE ETKİSİ DAHA DA ARTACAK

Türkiye’nin Ceyhan’da yatırımlara devam edilen petrokimya endüstri bölgesi ile gelecek dönem enflasyon beklentilerinde petrol fiyatlarının önemine dikkat çeken Yavuz Yüksel, Türkiye’nin ilerleyen dönemlerde çok büyük bir potansiyeli olduğunu belirtti. Yüksel şunları söyledi: “Arzın değil, talebin pazarlık masasında kuvvetli olduğu bir dönemdeyiz. Türkiye çok akıllı bir yatırımla Ceyhan’da petrokimya alanında önemli yatırımların buluşma merkezi olacak bir bölge oluşturdu. Bu süreçte Ceyhan’ın ve Türkiye’nin önemli ve uluslararası ticarette etkisi daha da artacak. Enflasyon tarafında ise ilerleyen dönemlerde daha önce ülkemizde çokca gördüğümüz devlet-özel sektör iş birliğine yönelik adımlar görebiliriz. Düşük fiyattan petrol depolayan Türkiye, ilerde bunu ülkemizdeki rafinelere aktarıp, aradaki fark ile enflasyonun yükselme eğiliminde olduğu dönemlerde, akaryakıttaki vergileri düşürme imkanına kavuşabilir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz