Türkiye’nin biyolojik serveti, tohum gen bankalarıyla güvencede

0
15

Türkiye’nin biyolojik servetinin korunduğu tohum gen bankalarında, 320 bin adet materyal muhafaza ediliyor. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü (TAGEM) Nevzat Birişik, “Covid-19 süreci bize şunu gösterdi ki, ülkemiz tarım ve gıda üretim sisteminde kendi ihtiyacını karşılayabilecek tüm tohumları, tohum gen bankalarında saklıyor ve gerektiğinde bu tohumları gen bankalarıyla çalışan enstitülerde çoğaltarak, çiftçilerin kullanıma sunuyor” dedi.

Türkiye’nin biyolojik servetinin muhafaza edildiği tohum gen bankalarında, 320 bin adet materyal (tohum, mikroorganizma, sperm, hücre) bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü bünyesinde ülke genelindeki 39 gen bankasından birisi olan Ankara’daki merkezi DHA görüntüledi. Türkiye’nin en büyük tohum muhafaza merkezi olma özelliğini taşıyan merkezde, hayvanlara ait hücreler, spermalar, yumurtalar, mikroorganizmalar ve tohumlar bulunuyor.

‘GENETİK MATERYALLERİ TOPLAYAN ALTYAPILARDIR’

TAGEM Genel Müdürü Nevzat Birişik, Yenimahalle’de bulunan tohum gen bankasında açıklamada bulundu. Ankara’da bulunan tohum gen bankasının, Türkiye’nin en büyük tohum muhafaza merkezi ve biyolojik servetinin muhafaza edildiği en büyük altyapı olduğunu söyleyen Birişik, “Tohum gen bankaları bir ülkede bulunan bütün genetik materyalleri değişik dönemlerde tarayarak ileride ihtiyaç duyulan ya da o gün içinde kullanılan bütün tohumları derleyip, toparlayıp, muhafaza etmek, sınıflandırmak ve araştırmacılarla bu materyalleri paylaşmak ve ihtiyaç olduğu zaman üretmek için bu materyalleri muhafaza eden altyapılardır” dedi.

‘TOHUMLAR DAHİL HEPSİ MUHAFAZA EDİLİR’

Birişik, Türkiye’nin dünyanın en büyük biyolojik servetine sahip ülkelerden bir tanesi olduğunu, Türkiye’de bulunan 12 bin civarında bitkiden 3 bin 500 kadarının ise endemik olduğunu söyledi. Birişik, “Bu bitkiler bizim kullandıkça artan en büyük servetimizdir. Gıdamızın ve endüstrinin kaynağıdır. Tohum gen bankaları ülke sathını gezerek toplarlar, bunları hastalıklardan arındırırlar, uzun süreli muhafaza ederler, arada bir ekip yenilerler ve araştırma programları için bu materyalleri dağıtırlar. Türkiye’de toplam bakanlığımıza bağlı 48 adet araştırma enstitüsü vardır. Bu araştırma enstitülerinde 34 tane gen bankası vardır. Bu gen bankalarında hayvanlara ait hücreler, spermalar, yumurtalar, mikroorganizmalar ve tohumlar dahil hepsi muhafaza edilir. Ayrıca zeytin, turunçgil, kayısı, dut ve vişne gibi bitkilerde muhafaza edilir. Tohumlar burada çok özel ve soğuk şartlarda ya da açık alanda dikilerek saklanır. Ayrıca Doğu Anadolu kırmızısı, Kilis kıl keçisi, Ankara Tiftik keçisi ya da Çanakkale’nin Boz ırkı gibi hayvan ırkları da buralarda muhafaza edilir” diye konuştu.

‘COVİD-19, TOHUMCULUĞUN ÖNEMİNİ BİZE GÖSTERDİ’

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı 34 gen bankasında 320 bin adet materyal muhafaza edildiğini kaydeden Birişik, “İklim değişikliği ya da bitkilerin talep görmemesinden dolayı, azalan ekilişleri gibi şartlardan kaybolmaya yüz tutmuş olanları muhafaza etmek ve bir gün ihtiyaç duyulduğunda bunlar tekrar geliştirip, vatandaşımızın ihtiyacını gidermek için çalışıyoruz. Covid-19 süreci bize şunu gösterdi; tüm mal ve hizmetlerin erişiminde sorun oldu. Aynı şekilde tohumculuk içinde bu söz konusudur. Dolayısıyla ülkemiz kendi tarım ve gıda üretim sisteminde kendi ihtiyacını karşılayabilecek tüm tohumları üretmek için hem bu tohum gen bankalarında saklıyor ve gen bankalarıyla çalışan enstitülerde çoğaltıyor. Daha sonra sektörde üretim yapan firmalara vererek, onlarda vatandaşımızın ve çiftçimizin ihtiyacını karşılıyor” ifadesini kullandı.