Türkiye depremlere hala hazır değil

0
154

Son yaşanılan deprem gösterdi ki hala çürük binalarda yaşamak zorunda kalan ya da can güvenliğine uygun evlerde yaşama şansı olmayanları yine acı bir son karşıladı.

Depremler doğal afet, ama tedbirsizlik ve ihmal tam bir cinayettir.

Öyleyse;

İnsanların can güvenliğini kim sağlayacak?

Yapılırken ve sonrasında sağlıklı ortamlarda yaşaması için kime güvenecek?

Suç işleyenleri yakalaması ve cezalandırılması için kime güvenecek?

Depremlerde kimler daha çok ölme riski var?

Hepsinin yanıtı, bir şekilde tahmin ediyor değil mi?

Japonya’dan depremle ilgili teknik ve bilimsel bilgiler alalım. Depremden sonra değil, önce gerekeni yapalım. Önce gerekeni yaparsak birçok insanımızın burnu bile kanamaz. Yoksa her deprem sonrası maddi ve manevi tedbirlere, yardımlara, taziyelere koşarız. Asıl olması gereken bu mudur? Yoksa bir tek yurttaşımızın burnunun bile kanamayacağı sağlam binaların yapılmasında KATI tedbirlerin alınması mı? DEPREM FONUNDAKİ paraların, depreme karşı önceden yapılması gerekenler için kullanılması ve depremden sonra acil ihtiyacı olanlar için ne kadarı harcandı?

Depremler doğal felaketlerdir. Ama çürük binalar da yaşayanların ölmeleri kaderi değildir. Depremde kimler ölüyor? Zenginler gibi evleri olmayanlar, imkânlarınca aldığı dairelerde; hem ekonomisini, hem sağlığını kurtarma anlamında yaşama mücadelesi verenler mi? Bu insanların güveneceği kim? Kim onları koruyacak tehlikelerden?

Depreme dayanıksız yapılan binalar, kullanıma açılmadan yıkılmalı ve buna izin veren, altında imzası olanlar ve yüklenici ağır para cezası da dahil, cezalar verilmeli… İnsan hayatına değer vermeyenlerin, yeni depremlerdeki acı kayıplardan da payı olur.

Televizyonlarda zorunlu deprem eğitimi yayınları belirli aralıklarla yapılarak, halk depreme karşı bilinçlendirilmeli…

İmar affıyla affedilen çürük binalar yıkıldığında ölenlerin vebali kimin olacak? İmar affında depreme dayanıksız olanlar tespit edilmeli ve vakit geçirilmeden iptal edilmeli. İnsan hayatı satın alınamaz ve asla binalar uğruna feda edilmez.

Böyle ortamlarda bizlerin kafasını bulandıran kişiler de ortaya çıkabilir. Yani deprem istismarcılarına da izin, fırsat vermeyelim. Hangi inançtan olursa olsun, insan önce AHLAKLI olmalı. İnsanları zor günlerinde duygularını sömürmemeli. Zincirleme insanların depremde yok olmalarında payı olmamalı.

Türkiye’de 7 şiddetindeki depreme dayanıklı kaç bina var? Bu konuda ne gibi hazırlıklar yapılıyor? Deprem senaryoları yazılmasın bize. Depremden önce insanların hayatlarını nasıl koruruz, onun çalışmasını yapılsın.

Yurdumuzda kaç bina, depremler karşısında dayanıksız ve kaç kişinin ölme riski var?

Depremlere ne kadar hazırız?

Türkiye’nin kaç ili depreme dayanıklı binalarıyla güvende?

Sorular, sorular, bitmeyen sorular…

Maalesef, görünen o ki, Türkiye olarak hala depremlere yeterince duyarlı ve hazır değiliz. Bu da bize yeni depremlerde, yeni ölenlerin ardından gözyaşı dökmekten kendimizi alamayacağımız anlamına gelir. Ne acı…

Sesimizi duyan var mı?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz