TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ VE TEB ECZACILIK AKADEMESİ’NDEN “25 EYLÜL DÜNYA ECZACILAR GÜNÜ”NE ÖZEL RESEPSİYON

0
19

Türk Eczacıları Birliği (TEB) 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’ne özel bir ödül töreni ve resepsiyon düzenledi. Yapılan resepsiyon ile TEB değer katan eczacılar, yaşam boyu onur ödülleri ve TEB Akademi bilim, hizmet ve teşvik ödülleri sahiplerine verildi.

Esma ALTIN/ANKARA

TEB, 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’ne özel Ankara JW Marriot Otel’de bir resepsiyon gerçekleştirdi. Türkiye’nin her yerinden gelen oda başkanları ve akademisyenlerin oluşturduğu resepsiyonda geçen sene pandemi nedeni ile verilemeyen 2020 ödülleri de sahipleri ile buluştu. TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, Dünya Eczacılar Günü ile birlikte eczacıları bir kez daha ülkemiz için ne denli önemli meslek gurupları olduğuna değinerek özellikle pandemi döneminde büyük bir fedakarlıkla çalışan tüm eczacılara teşekkürlerini sundu. Bilimin toplum için sürekli var olması gerektiğine dikkat çeken Çolak; “Bilim, insanın kendisi, yaşadığı evren ve toplumla ilgili hakikate ulaşma çabasının bir ürünüdür. Bu niteliği dolayısıyla bilim vazgeçilmez bit toplumsal etkinlik alanıdır. 2019 Aralık ayından bu yana dünyamızın içinde bulunduğu Covid-19 pandemisi bilimin, bilimsel faaliyetin önemini ve vazgeçilmezliğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Bu süreçte tüm dünyada bilimin, bilimsel araştırmaların yol göstericiliği üzerinde ciddiyetle durulmuş oldu. Belki de bilim uzun süredir hiç olmadığı kadar bu dönemde gündeme geldi. Daha önce uzun yıllara yayılan aşı geliştirme çabaları bir yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilme olanağına sahip oldu. Bu aslında bilimin bir anlamda başarısı ve bizlere sunduğu önemli bir nimettir.” dedi.

- Reklam -

PANDEMİ SÜRECİNDE GÖZ ARDI EDİLEMEYECEK BİR İŞLEV GÖRDÜK’

25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’nün kendileri için anlam ve önemi hakkında konuşma yapan Çolak, özellikle pandemi sürecinde eczacıların büyük bir fedakarlıkla halka hizmet görevini üstlendiklerine ve sözlerine şöyle devam etti; “25 Eylül bizler için önemli bir tarih. Bundan 11 yıl önce, 2009 yılında, Türk Eczacıları Birliği olarak Dünya Eczacılık Kongresi’ne ev sahipliği yapmıştık ve o kongrede Uluslararası Eczacılık Federasyonu’nun kuruluş tarihi olan 25 Eylül’ün tüm dünyada ortak bir şekilde ‘Dünya Eczacılar Günü’ olarak kutlanması önerimiz kabul edilmişti. O günden bu yana 25 Eylül bizler ve dünyadaki tüm meslektaşlarımız için Dünya Eczacılar Günü. Dünyanın her köşesindeki eczacılar pandeminin ilk gününden bu yana canla başla çalışıyor. Eczacılar olarak bizler Covid-19 pandemisine karşı sürecin en başından itibaren ön saflarda mücadele yürüterek önemli bir kamu sağlık hizmeti görevi üstlendik. Hem sağlık sisteminin yükünü hafifletmede hem de hastalardaki bulaş riskini azaltmada göz ardı edilemeyecek bir işlev gördük. Biz eczacılar, halka en yakın sağlık çalışanları olarak kronik hastalık tanısı olan hastalarımızın ilaçlarından yoksun kalmamalarını sağladık. Öte yandan, tüm basit rahatsızlıkları diğer sağlık ekibiyle birlikte takip ettik.”

‘BİLİM, DAHA İYİ BİR YAŞAM ANLAYIŞIMIZIN MANİVERASIDIR’

Bilimin ışığında, insanlığın, toplumun, yaşamın daha anlamlı, daha yaşanabilir olacağını inancını savunan Çolak, şunları dile getirdi; “Bilim, insanın kendisi, yaşadığı evren ve toplumla ilgili hakikate ulaşma çabasının bir ürünüdür. Bu niteliği dolayısıyla bilim vazgeçilmez bit toplumsal etkinlik alanıdır. 2019 Aralık ayından bu yana dünyamızın içinde bulunduğu Covid-19 pandemisi bilimin, bilimsel faaliyetin önemini ve vazgeçilmezliğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Bu süreçte tüm dünyada bilimin, bilimsel araştırmaların yol göstericiliği üzerinde ciddiyetle durulmuş oldu. Belki de bilim uzun süredir hiç olmadığı kadar bu dönemde gündeme geldi. Daha önce uzun yıllara yayılan aşı geliştirme çabaları bir yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilme olanağına sahip oldu. Bu aslında bilimin bir anlamda başarısı ve bizlere sunduğu önemli bir nimettir. Yaşadıklarımız açıkça göstermiştir ki, Covid-19’a karşı mücadele asıl olarak bilimin söylediklerini rehber eden ülkeler dalgalı denizlerde kıyıya ulaşabilecekken, bilimi es geçen bilime gereken değeri vermeyen ülkeler ne yazık ki kıyıya vuracaktır. Bilim karşıtlığı hala önümüzdeki en büyük engellerden biri olarak durmaktadır. Ancak sürecin sonunda kazanan tarihin bize hep gösterdiği şey bilim olacaktır. Bilimin kazanması bizatihi insanlığın, toplumun, yaşamın kazanması demektir. Zira bilim, daha iyi bir yaşam anlayışımızın maniverasıdır.”

Ülkemizde değerli bilim insanlarının yetiştiğinin ancak olanaklarının kısıtlı olduğunu belirten Çolak şunları ifade etti; “Ülkemiz maalesef bilimsel değerleri büyük ölçüde ıskalamış ve bilim kervanına sonradan yetişmeye çalışan bir ülke konumundadır. Elbette Türkiye bugüne kadar dünya çapında bilim insanı çıkarabilmiş bir ülkedir. Bu da bizim için son derece gurur vericidir. İnsana, ülkemize, topluma ve doğaya yarar sağlamak için canla, başla çalışan üreten nice bilim insanlarımız var. Ancak bunların büyük ölçüde bireysel çabalardan ibaret kaldığını ve elde edilen başarıların üstün bireysel çabalarla elde edildiğini üzülerek teslim etmek durumundayız. Çünkü ülkemizin kapsamlı, tutarlı, ayakları yere basan maalesef bir bilim politikası yok. Bu nedenle bilimin gelişmesi için muhakkak suretle kadrolara, daha iyi üniversitelere ama daha çok bütçeye ihtiyaç var. Çünkü teknoloji gelişiyor. O teknolojiyi yakalamak ancak teknolojik gelişmelere yol açabilecek makinalara ulaşmaktan geçiyor ve bunların altı yaptırımlarını oluşturmaktan geçiyor. Onun için ilaç ve eczacılık alanında da sürekli üniversite-sanayi işbirliğinin öneminden yıllardır Türk Eczacıları Birliği olarak bahsediyoruz. Bunlar önemli ama bilimsel atılımları sadece teknoloji transferi yöntemi ile yapabilmek mümkün değildir. İnovatif, ar-ge çalışmalarına kaynak aktarma ve teşvikler sağlamak da şarttır. Bilimin gelişmesi için bunlar da yetmez. Toplumun tüm fertlerinin bilimsel bir eğitim almış olması gerekir ki bilim zihniyeti, bilim anlayışı, bilim perspektifi gelişebilsin. Dünyaya emsal teşkil edebilecek buluşlara imza atılabilsin.”

BİLİMİN KENDİNİ ÖZGÜR HİSSETMEDİĞİ ORTAMDA BİLİMSEL ÜRETİM OLMAZ’

Bilimin özgür olmadığı bir ortamda yapılabilecek bilimsel çalışmaların da sınırlı kalacağını ve faydasının olamayacağını vurgulayan Çolak şunları ekledi; “Diğer yandan bilimsel üretim için özgür düşünce ortamının da zaruri bir olgudur. Bilim insanının kendini özgür hissettiği bir akademik ortam yoksa bilimsel üretim söz konusu olamaz. Dahası beyin göçünü engelleyemez hale gelirsiniz. Umuyor ve diliyorum ki Covid-19’un bize öğrettiklerinden yola çıkarak önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı daha bütüncül bilim politikalarını geliştirebiliriz. Artık daha çok sözün değil, daha çok eylemin olduğu ve bilimin topluma bir kültür anlayışı olarak yerleştiği süreçleri değerlendirebiliriz.”

TEB ECZACILIK AKADEMİMİZİ YAŞATMAK VE GÜÇLENDİRMEK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPMAK DURUMUNDAYIZ’

TEB Eczacılık Akademisi’nin kurulduğu günden bugüne kadar çeşitli hizmetler ve akademik çalışmalara imza attığını belirten Çolak şunları söyledi; “Eczacı, hasta toplum hizmetinde bilginin üretimi ve yayılması felsefesi ile yola çıkmış olan Türk Eczacıları Birliği ve Eczacılık Akademimiz kurulduğu günden bu yana azımsanmayacak birikim oluşturabilmiş bir kurumdur. Covid-19 pandemisi tarih hızlandıran bir etmen olarak değişimlere yeni bir ivme kazandırırken Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademimiz gibi akademik kurumsal yapılarımızın değeri daha fazla bu süreçte öne çıkıyor. Birikimimiz var, irademiz var, bunu yapacak eylem gücüne ve ekonomik olanaklara da sahibiz. Eczacılık Akademimizi yaşatmak ve güçlendirmek için elimizden geleni yapmak durumundayız, bu çabayı göstermek durumundayız.

Eczacılık Akademimiz her yıl mesleğimizin yüz akı olan meslektaşlarımızın medarı iftiharı olan bilim insanlarımızı ve kurumlara 2005 yılında bu yana bilim, hizmet ve teşvik ödülleri veriyor. Bizler bu ödüller vasıtasıyla mesleğimize, insanımıza, toplumumuza hizmet veriyoruz ve bilim insanlarımıza da bu hizmetlerinden dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Geçtiğimiz yıl pandemi nedeni ile TEB Eczacılık Akademi Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülü törenimizi gerçekleştirememiştik. Bu yıl 2020 yılı ödül sahipleri ile birlikte ödülleri takdim ettik. Ben hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl ödül alan tüm meslektaşlarımızı, bilim insanlarımızı bir kez daha kutluyorum. Akademimizin bugünlere gelmesinde dünden bugüne katkı veren emeğini esirgemeyen tüm başkanlarımıza tüm üyelerimize daha etkin daha üretken bir Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi için emek sarf eden Türk Eczacıları Birliği mevcut yönetimine, üyelerimize, Akademi Başkanımız Sayın Prof. Dr. Terken Baydar’a teşekkür ediyorum. Eczacılık Akademisi aklın, bilimin, aydınlanmanın izinden toplumdan ve eczacıdan yana bilimsel bilgi üretmeye devam edecek. bu vesile ile bugün 25 Eylül Dünya Eczacılık Günü’nde bir araya geldi. Dünya Eczacılık Günü’nü bir kez daha kutluyorum.” şeklinde sözlerine son verdi.

‘ÖDÜL ALMAYA HAK KAZANAN ECZACILAR VE AKADEMİSYENLER’

İlk olarak pandemi nedeni ile 2020 yılı ödül töreni gerçekleştirildi. Bu yılda ödül alan isimler ise şöyle;

‘2020 Yılı Yaşam Boyu Onur Ödülü Almaya Hak Kazananlar’

-Prof. Dr. Nurettin ABACIOĞLU

-Ecz. Sait YÜCEL

‘2020 Yılı Değer Katan Eczacı Ödülü Almaya Hak Kazanan Eczacılar’

-Ecz. Hilmi ŞENER

-Ecz. Bora HAZIR

-Ecz. İlker SARI

‘2020 Yılı TEB Eczacılık Akademisi Teşvik Ödülü’

-Doç. Dr. Merve BACANLI- Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi

-Doç. Dr. Miyase Gözde GÜNDÜZ- Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

‘2020 Yılı TEB Eczacılık Akademisi Hizmet Ödülü’

-Prof. Dr. Salih Kutay DEMİRKAN- Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

2021 yılı için düzenlenen ödül töreninde ödül almaya hak kazana isimler ise şöyle;

‘Yaşam Boyu Onur Ödülü Almaya Hak Kazananlar’

-Ecz. Çiğdem OKMAN KILCI

-Prof. Dr. Kemal Hüsnü Can BAŞER

-Ecz. Azmi KERMAN

‘Değer Katan Eczacı Ödülü Almaya Hak Kazanan Eczacılar’

-Dr. Ecz. Gönül BERKER

-Ecz. Hakan GENÇOSMANOĞLU

-Ecz. Cem KILINÇ

‘2021 Yılı TEB Eczacılık Akademisi Teşvik Ödülü’

-Dr. Öğr. Üyesi Burak BARUT- Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

-Doç. Dr. Neslihan ÜSTÜNDAĞ OKUR- Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

‘2021 Yılı TEB Eczacılık Akademisi Bilim Ödülü’

-Prof. Dr. Hasan KIRMIZIBEKMEZ- Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

‘2021 Yılı TEB Eczacılık Akademisi Hizmet Ödülü

-Prof. Dr. Nuriye AKEV- İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

- Reklam -