Turist beklemeyin, getirin

4
270

Kışı geçirdik sayılır, artık önümüzdeki yaz gelecek turistleri düşünmeye başladık. Turizim Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri. Maalesef etrafımız, bitmek bilmeyen savaşlarla dolu. Yıllar önce ülkemize akın akın gelen ve milyarlarca döviz bırakan turistlerden eser yok artık.

Türkiye 2015 yılında 5,5 milyon Alman turisti ağırlarken, Ankara ile Berlin arasında yaşanan siyasi gerilim nedeniyle bu rakam 2017’de 3 milyon civarında gerçekleşmiş. Neredeyse yarı yarıya bir düşüş var. Ama hissettiğimiz ve ülke ekonomisine yansıyan daha fazla gibi.
Şimdi bunu sorgulamanın zamanı değil elbet. Olan oldu, önümüze bakmamız lazım. Tespit edilen turist sayısı, kalitesi nedir, hangisi daha yüksek veya verimli ise oraya yönelmek lazım. Yani demem o ki, Türkiye’ye gelir getirisi bakımından yüksek olan turistler nereye aitse, hangi ülkeden geliyorsa, oraya ilişkin çalışmalar yapmak lazım.

Berlindeki turizim fuarına giden (ITB Berlin) heyetin gözlemleri de olumlu yönde. Ancak Almanya’da yaşayanlar bilir ki, Almanlar ya “başlarına birşey geleceği” korkusuyla (kolayca hapse atılacaklarını düşünüp korkuyorlar) Türkiye’ye gitmiyor, bir kısmı ise Ankara ile Berlin arasında yaşanan siyasi gelişmeleri protesto etmek için. Türkiye’ye gitmiyor. Bunun en basit örneği, fiyatların dip yaptığı bir arada komşuma hediye bilet almayı teklif ettiğim halde reddetmesidir sanırım. Fiyatları ne kadar indirirseniz indirin, turizmin hassas olduğu konularda cevap veremezseniz ve ya yanlış adımlar atarsınız, çok kırılgan bir sektör olan turizmi baltalamış olursunuz.

O halde hiç vakit kaybetmeden önümüzdeki yaz için neler yapılabilir araştırılmalı ve nerede turizim fuarı, tanıtım ile ilgili ufacık bir faydasını bile inandığımız fuarlara davetleri mutlaka bütçe ayırıp gitmek lazım.
Hiç değilse yaz ayına geçiren ne kadar siyasi polemiklerden uzak durmak farklı bir şekilde kalple turistlere el uzatmanın yollarını bulmak lazım.
Her Türk bireyinin de, İş veya sosyal çevresinde birer turizim neferi gibi çalışması gerekir. Türkiye’yi tanıtmaya çalışmak, savaşın ve terörün artık hemen her yerde var olduğunu, bu yüzden, potansiyel turist olarak gördüğümüz herkesi ülkemizin güzelliklerini anlatmaya çalışmak hepimizin görevi. Bu aylar turizm için önemli aylardır. Aslında geç bile kalındı diyemiyorum çünkü siyasi çatışmalar henüz durulduğu için ancak bu daha sonra adımlar atılabilecek. Tabii en hızlı şekliyle, vakit kaybetmeden olması önemli.

Türk medyasına da görev düşüyor. “Savaş var” diye korkan yabancıları bir de ekranlarda kanlı vahşet görüntüleri ile korkutmamalılar.
Reyting uğruna basit adli olayları da uzun uzun ekranda vermek bana göre pek çok açıdan doğru değil. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde böyle basit adli haberleri detaylarıyla görmeniz mümkün değil çünkü haberin de bir kalitesi var. Baktığınızda ülkenin çehresini görür ve karar verirsiniz “nasıl bir yer burası” diye. Sırf bu yüzden haberlerinde kendi içinde bir otosansür olması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim turistlere…

Turistler başımızın tacı elbette, ama onlar bunu biliyorlar mı?
İşte bu noktada önemli şeyler yapmak lazım. Siyasi polemiklerden uzak, turizme yakın bir yıl diliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz