“Trump’ın sosyal medya hesabının dondurulması bir kamusal haberleşme mecrasının ortadan kaldırılmasıdır”

0
11

İSTANBUL (DHA) – ABD’de Trump destekçilerinin kongre binasını basmasının ardından, Trump’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle Twitter hesabı kapatıldı. Konuyla lgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Murat Can Pehlivanoğlu, “Trump, sosyal medya hesaplarını ‘ABD Başkanı’ olarak topluma açıklamalar yapmak üzere kullanıyor. Yani bu hesapların artık birer kamusal mecra haline geldiğini söyleyebiliyoruz. Nitekim Trump’ın bu hesaplarından başkalarını engellemesi eyleminin, engellediği kişilerin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğinin kabul edildiği mahkeme kararları dahi verildi. O halde bu noktada Trump’ın sosyal medya hesabının dondurulması aslında bir kamusal mecranın ortadan kaldırılması etkisini yaratıyor diyebiliriz” dedi.

ABD Kongresi’ndeki oturumda Vermont eyaletinin sonuçlarının kayda geçmesiyle Joe Biden 271 delegeye ulaşıp resmen Başkan oldu. Ardından, Donal Trump’ın destekçileri, 3 kasım seçimlerinde yeni başkan seçilen Joe Biden’ı onaylayacak olan seçiciler kurulunun toplandığı ABD Kongresi’ne girdi. Tüm dünyanın gündemine oturan olayda, Donald Trump’ın Kongre binasının basılmasına kadar uzanan olayları savunan tweetler atması üzerine önce tweetleri kaldırıldı ardından sosyal medya hesabı kapatıldı. Konunun hukuksal boyutuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Kent Üniversitesi Adalet bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Murat Can Pehlivanoğlu, “ABD Başkanı’nın sosyal medya hesaplarının dondurulmasını öncelikle Trump’ın başkan olmasından ayrı olarak değerlendirdiğimizde, aslında sosyal medya platformunun bir kullanıcısına sağlamakta olduğu hizmeti tek taraflı bir kararla kesmesinden söz ediyor oluyoruz. Nitekim platformun kullanım şartları ya da hizmet koşulları adı verdiği, hesap açarken kutucukları ‘tiklemek’ suretiyle imzalanan sözleşmeyle platformlara bazı durumlarda bu hizmeti tek taraflı olarak sona erdirme hakkını vermiş oluyoruz. Dolayısıyla Trump’ın hesaplarının dondurulması konusunda incelenmesi gereken ilk husus, dondurma işleminin kullanıcı ile platform arasındaki hizmetin koşullarına ve bu koşulların dayandığı kanuna uygun olup olmadığıdır” dedi.

Pehlivanoğlu, “Trump olayında hesap dondurma işlemini ilgili platformların hizmet koşullarında saklı tuttukları hakları kullanarak gerçekleştirdiklerini görüyoruz, dolayısıyla platforma üye olurken onlara tanınmış olan bir hakkı kullanmış oluyorlar. Elbette platformun bu hakkını hukuken keyfi şekilde kullanamayacağını, yani somut dayanaklarının olması gerektiğini de vurgulamak gerekir” diye konuştu.

“HESABIN DONDURULMASI, KAMUSAL MECRANIN ORTADAN KALDIRILMASIDIR”

Trump’ın ABD Başkanı olduğu gerçeğine dikkat çeken Pehlivanoğlu, “Hesap bir ABD Başkanına ait olduğunda ise farklı bir değerlendirme yapmamız gerekiyor. Çünkü Trump, sosyal medya hesaplarını ‘ABD Başkanı’ olarak topluma açıklamalar yapmak üzere kullanıyor. Yani bu hesapların artık birer kamusal mecra haline geldiğini söyleyebiliyoruz. Nitekim Trump’ın bu hesaplarından başkalarını engellemesi eyleminin, engellediği kişilerin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğinin kabul edildiği mahkeme kararları dahi verildi. O halde bu noktada Trump’ın sosyal medya hesabının dondurulması aslında bir kamusal mecranın ortadan kaldırılması etkisini yaratıyor diyebiliriz. Bu durumu toplumun haber alma özgürlüğü ile düşündüğümüzde, Trump’ın hesaplarının dondurulması açısından platformca ortaya konulması gereken haklı gerekçelerin normal bir hesabın dondurulması açısından ileri sürülecek gerekçelere göre daha farklı bir karakter taşıması gerektiğini kabul etmek gerekir” ifadelerini kullandı.

Pehlivanoğlu sözlerine şöyle son verdi:

“Ancak hesabın dondurulmasının Trump’ın şahsen ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini söyleyemiyoruz, çünkü Amerikan federal anayasasında düzenlenen ifade özgürlüğü devletin eylemlerine karşı ileri sürülebiliyor ve özel şirketlerin eylemlerine uygulanamıyor. Aslında bu olay üzerinden asıl tartışılması gereken konu günümüz dünyasında artık sosyal medya platformlarının toplum için birer kamusal alan olarak kabul edilip edilmeyeceğidir. Nitekim bu tartışma sadece sosyal medya hesapları açısından değil elektronik ticaret siteleri açısından da geçerlidir. Örneğin Avrupa Birliği’nde e- ticaret sitelerinin kendi satıcı kullanıcılarını keyfi şekilde üyelikten çıkartmalarını sınırlayacak düzenlemelerin yürürlüğe konduğunu görüyoruz.”