1 Ocak 1995 tarihinde resmen faaliyete geçmiş olan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) uluslararası ticaret sisteminin yasal ve kurumsal temelini oluşturmaktadır.

DTÖ, Uruguay Round anlaşmalarının takipçisi, uluslararası ticaretin yönünün belirlendiği bir forumdur, üye ülkelerin ticari sorunlarını tek taraflı önlemlere başvurmadan çözümlediği bir organ ve gelişme yolundaki ülkelerin çok taraflı ticaret sistemi ile bütünleşmesine aracılık ve yardım eden tüzel kişiliğe haiz uluslararası bir örgüttür..

Dünya Ticaret Örgütü, dış ticaretle ilgili olarak diplomatik bir müzakerelere platformu oluşturur, genel kabul görmüş uluslararası ticaret kuralları belirlenmesini sağlar. Uluslararası ticaretle ilgili ulusal yasalarının düzenli olarak gözden geçirilmesini amaçlar ve üye ülkeler arasında dış ticaret anlaşmazlıklarının çözümü için uluslararası bir mekanizma oluşturur.

Böyle bir örgütün varlığı doğal olarak Trump’ın salt Amerikan çıkarlarını önemseyen ve öncelleyen saldırgan ticari politika ve eylemlerine karşı bir kalkan oluşturmaktadır. Bu yüzden Trump Dünya Ticaret Örgütü’nden devamlı şikayet etmekteydi artık şikayet etmekle de kalmıyor bu örgütü fiilen felç edecek ve çökertecek işlerde yapıyor.

BloombergHT de yayınlanan bir haberde Alman Der Spiegel gazetesi yazısında, Dünya Ticaret Örgütü’nün birkaç gün sonra “işlevsiz” hale geleceğini belirtiyor

Markus Becker imzalı yazıda, ABD Başkanı Donald Trump’ın DTÖ’nün faaliyetini felç etmek için her şeyi yaptığı ve eğer bir mucize gerçekleşmezse çok kısa bir süre içinde Trump’ın hedefine ulaşacağı ifade ediliyor.

ABD’nin iki yıl boyunca DTÖ Temyiz Organı’nın yeni üyelerini seçme sürecini engellediği anlatılan yazıda, organdaki 7 koltuğun sadece üçünün dolu olduğunu, mevcut 3 üyenin ikisinin de beş on gün içerisinde yetki sürelerinin dolacağı aktarılıyor.

Becker, “Böylelikle temyiz organının ve onunla birlikte dünya ticaretinin ana kontrol merciinin de sonu gelecek” diye yazmış. Temyiz organının faaliyetine son verileceği gün tüm DTÖ sisteminin de çökeceği, dünya ticaret kurallarının da fiilen yürürlükten kalkacağı vurgulanmış.

Trump’ın, DTÖ olmadan ülkesi için daha avantajlı koşullar elde etmeyi düşündüğünü belirten Becker, temyiz organının çalışmaları felç olunca dünya ticaretine “güçlünün hakkı” ilkesinin döneceği, bu yüzden Avrupa Birliği’nin de hazırlıklara başladığını yazdı.

Der Spiegel’in ardından New York Times’dan Bloomberg’e, Economist’ten Foreign Policy’ye, Guardian’dan Independent’a pek çok gazete, dergi ve haber sitesi de aynı uyarıya yer verdi.

Dünya Ticaret Örgütü’nün çökmesi, Trump’ın Çin ve AB’ye karşı başlattığı ticaret savaşlarının önündeki bir bariyeri daha yıkacaktır.

Trump’ın küresel kalkınmayı değil, sadece Amerika’nın menfaatlerini dayatan ekonomi ve ticaret politikaları sonuç olarak Amerikan halkı da dahil olmak üzere bu gezegende yaşayan herkesi ekonomik açıdan olumsuz olarak etkileyecektir.

Bir düzen kurmak zor, yıkmak ise çok kolaydır. Uluslararası ticaret ve ekonomideki Amerikan hegemonyası küresel kamuoyundan zaten çok büyük bir tepki çekmektedir, böyle bel altı eylemler ile kural ihlali yapmak elbette Amerika’ya yönelik tepkiyi daha da arttıracaktır.

Trump Atalarımızın tabiri ile köpeksiz köyde değneksiz gezmek istemektedir. Ticari kuralları kendi canının istediği, gücünün yettiği gibi belirlemek kimseye bir söz hakkı tanımamak istemektedir. Bu elbette kabul edilebilir bir şey değildir. 327 milyonluk nüfusları ile Amerikalılar bugün dünyada yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde dört buçuğunu oluşturmaktadır, bu yüzde beşten az kitlenin dünyaya tahakküm etmeye kalkması ne mantıkidir ve nede kabul edilebilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz