Bu yılın kahramanı genç bir adam, şişman olduğu için ”tosuncuk” diye anılıyor. İnternet ortamında kurduğu sanal çiftlik oyunu üzerinden iki yumurta bir inek satmış, inandırıcı olsun diye orada burada tarlalar almış, üretim yapmış.

Oyun katılan 80 bin kişiden adam başına ortalama 6 bin 400 lira, yaklaşık 140 milyon doları toplamış. Şimdi kayıp, ortada ne para var ne de kendisi.
Vatandaş, saksıda çiçek yetiştirmiyor ama gidip bilgisayarda çiftçilik yapıyor. Tarımın gerilemesinin nedeni bu galiba. Madem bu kadar meraklısın, her taraf boş tarlalarla dolu, bu tosuncuğa kaptırdığın parayı git oralarda değerlendir, tarım üretimine bir faydan olsun.
Bu memleket çok sahtekârlar, dolandırıcılar üç kağıtçılar gördü. İstanbul’da meydan, köprü satanlara, kendilerine banker sıfatı takıp “parana yüzde 200 faiz vereceğim” diyenlere, otomobil fabrikası kuranlara, ses taklidi yapıp başbakanı kandıranlara, “üye getir, prim al” mantığına kurulu saadet zincirlerine, cennetten tapu satanlara kadar her dönem tosuncuklar çıktı.

En son Çiftlik Bank soygununda kimse de kalkıp da bu sitede “ne yapılıyor, para nasıl dönüyor vergi filan var mı” diye bakmamış ama nasıl ki tosuncuk uçmuş gitmiş, herkes “yandım anam” diye bağırıyor.
Ama insanlarımız bunlardan ders almaz, yakında benzeri oyun siteleri devreye girer, yine parasını kaptırır. Her söylenene inananların sayısı azalmadıkça daha çok yeni tosuncuklarımız olur.
İşte sanal para Bitcoin işleri. Uyarılar yapılıyor bu sanal siteler her an çökebilir, tıpkı tosun gibi kaçabilirler diye ama aldıran yok. Neymiş bir doları yüz bin dolar olacakmış. Hayale bak.
Şimdi bu durumda devlet ne yapsın? Sürekli “aldatıldık, kandırıldık” diyenler vatandaşı nasıl koruyacak bu tosuncuklardan? Zaten kandırıcı tosunların başı Pensilvanya’da oturmuyor mu? Bunların topladıkları “himmet paraları” çiftlik bankın tosununun yanında hiç kalır.
Bu tosunların sonu gelmez. Çalarlar, kaçarlar, yıllar sonra ülkeye dönerler, omuzlara alırız, geçmişte benzerleri olduğu gibi milletvekili bile yaparız.

BAHÇELİ AKP’DEN ADAY OLABİLİR

İttifak yasası çıktı. Sistem nasıl işleyecek diye baktık birçok belirsizlik var. Yasa diyor ki seçmen hem parti hem da ittifak kutusuna mühür basabilir. Nasıl sayılacak bunlar, efendim şu şuna eklenecek, kat sayı bulunacak ona göre oylar belli olacak.
Şimdiden yazıyoruz. Bırakın mühürlü mühürsüz zarf işlerini sadece bu karışık sayımla sonuçları belirlemek, aylar sürer. Günlerce itiraz üzerine itiraz yapılır, işin içinden çıkamayınca oylar Yüksek Seçim Kurulu’na getirilir, bir de onlar sayarlar, Meclis seçimden üç ay sonra açılırsa iyi.
Yasanın bir ilginç tarafı şu: Partiler isterlerse diğer partilerin üyelerini kendi listesinde aday gösterebilecekler. Örneğin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinden ve görevinden istifa etmeden AKP’nin aday listesinde yer alabilir.
Bu durumda MHP “biz parti olarak seçime girmiyoruz ama adaylarımız listelerde” der, kendisine verilen kontenjana göre adaylarını diğer partinin listesine yerleştir, bunlar seçilir, Meclis’e girdikten sonra istifa edip kendi partilerine geçerler, grup kurarlar, Hazine’den yardım alırlar.
Eskiden de yapılırdı bu işler ama başka partiden aday olacaklar kendi partisiyle ilişiğini keser, öyle seçime girerdi. Yeni yasada ise partiden ayrılmayıp başka partinin adayı olabiliyorsun. İki mühür basmaktan, karmaşık ittifak işlerinden ne beklenir, kafalar neden karıştırılır, anlaşılmaz Sonra “80 milyon kaldırıldık” der dururuz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz