Altınbaş Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet’e üniversite adayları konusunda görüşlerini sordum.

Acet, “Hepsinden önemlisi çocuklarını hep başarılı ve hep en önde görme telaşındalar ancak yaşamda başarı kadar başarısızlık da söz konusu” dedi.

Soru: Zorlu tercih dönemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Acet: Üniversite ve meslek seçimi, öğrencilerin yanı sıra ailelerin de tüm imkânlarını seferber ettikleri kaygılı, zorlu ve yorucu bir dönem. Anne ve babalar çocuklarının eğitim ve yaşam şartlarını güçlendirmek, sağlıklı-mutlu gelecekler yaratabilmek için uzun yıllardır yaptıkları yatırımların karşılıklarını almak istiyorlar. Hepsinden önemlisi çocuklarını hep başarılı ve hep en önde görme telaşındalar ancak yaşamda başarı kadar başarısızlık da söz konusu. 

“Aileler dengeleyici olmalılar”

  • Soru: Çocuklarının hayatlarının seçimini yapacakları bu dönemde sağlıklı bir tercih süreci için ailelere düşen önemli sorumluluklar neler?

Acet: Tercih sürecinde yüksek başarı beklentisi ve çevre baskısı içinde sıkışan gençleri ulaşılabilir hedeflere yönlendirmeye gayret etmek, herkes bir şeyler yapabilir düşüncesiyle onları kısır çekişmelere ve kıyaslamalara kurban etmemek gerekir.

  • Soru: Aileler çocuklarından daha heyecanlı oluyor. Onlara neler tavsiye edersiniz?

Acet: Böylesi zor süreçlerde duygusal davranmanın beklenenin aksine sonuçlar doğurabilir. Yaşamın doğal akışının dışına çıkarak tercih dönemini bir ölüm kalım meselesi haline getirmenin kimseye yararı olmayacaktır. Aksine gereğinden fazla anlam, değer yüklenen bir tercih süreci, büyük ihtimalle duygusal, aceleci ve yanlış kararlarla son bulacaktır.” 

  • Soru: Ödül-ceza mekanizması doğru mu?

Acet: Ailelerin çocukları için zaman zaman başvurdukları ödül-ceza mekanizmasının da eğitim-öğretimin her kademesinde olduğu gibi tercih sürecinde de yaşanıyor.

Bu olmasa iyi olurdu dediğimiz bir durum.

“İyi bir üniversiteye yerleşirsen tatile gidebilirsin” ya da “Ancak x bölümü kazanırsan sana istediğini alırım” ifadeleriyle, seçeneklerin daraltıldığı hatta şartlara bağlandığı böylesine bir anlayış sadece tercih dönemi değil öğrencilerin yaşamlarının sonraki aşamaları için de olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Tercih döneminde gençleri belli kararlar almaları için zorlamak ya da ben karışmıyorum anlayışıyla tek başlarına bırakmak, onların endişelerini arttırmaktan hatta bile bile hata yapmalarına yol açmaktan öteye geçmeyecektir.”

“Takım ruhuyla hareket edin”

  • Soru: Aileler ve çocukları nasıl hareket etmeli?

Acet: Tercih sürecinde ailelerin unutmaması gereken en temel nokta, başarının bir takım oyunu olduğu ve iş birliğine dayandığı gerçeğidir.

Aileler bu takım ruhunu hem kendilerine hem de çocuklarına hissettirmeliler. Böylesi dönemlerde gençlerin, bir seçim yapma duygusunun yaşattığı yoğun ve karmaşık baskıyı tek başına yüklenmesi zor olacaktır. Eğitim ve geleceği hakkında ailelerinden alacakları fikir ve deneyimler, karar verme sürecini kolaylaştırmanın yanında onlara büyük bir zenginlik katacak ve kendilerine olan güvenini arttıracaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz