“TEİAŞ’IN YABANCILARIN ELİNE GEÇMESİ, GÜVENLİK SORUNU YARATACAKTIR”

0
5

İyi Parti Enerji Komisyonu Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Yavuz Tengiz, özelleştirmeler listesine eklenen bir diğer kurum olan Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) hakkında açıklamalarda bulundu.

Esma ALTIN/ANKARA

- Reklam -

İyi Parti Enerji Komisyonu Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Yavuz Tengiz, son günlerin en önemli gündemlerinden biri olan TEİAŞ’ın özelleştirilmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Elektriğin iletimi, dağıtımı ve tüketiminin hayati bir öneme sahip olduğuna vurgu yapan Tengiz; “TEİAŞ’ın özelleştirilmesi ülke güvenliği açısından sakıncalıdır. Ulusal güvenlik riski var. 31 Mart 2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanan uzun süre devam eden, nedeni tam olarak açıklanmamış elektrik kesintisini hatırlarsak, TEİAŞ’ın satılmasında bir kamu yararı söz konusu değildir. TEİAŞ’ın ülke genelinde sahibi olduğu, hesaplaması bile ayları/yılları alacak mal varlığının finansal boyutu düşünüldüğünde, yerli şirketlerin böyle devasa bir kuruluşu satın almaları pek mümkün gözükmemektedir. Bu durumda satın almada yabancıların devreye girmesi sürpriz olmayacaktır.” dedi.

‘ELEKTRİK ÜRETİMİ VE DAĞITIMI BİR KAMU GÖREVİ VE SORUMLULUĞUDUR’’

Elektriğin insan yaşamı için hayati önemine dikkat çeken Tengiz, TEİAŞ’ın T,rkiyeDeki yeri ve önemi hakkında kısaca bilgi verdi ve şunları kaydetti; “Günümüzde elektriğin günlük yaşam içerisindeki vazgeçilmez konumu, elektriği karşılanması gereken, temel insani ihtiyaçlardan biri haline getirmiştir. Bu durum, beslenmeden barınmaya, ulaşımdan ısınmaya, elektriğin ekonomik, kesintisiz, güvenilir ve çevreye duyarlı bir şekilde tüketiciye ulaştırılması hedefini doğurmaktadır. Elektriğe erişim olarak tanımlanabilecek bu hedef üretim, iletim ve dağıtım aşamalarını barındırmaktadır. TEİAŞ’ın ülkemizde üretilen elektriğin tüketiciye dağıtımını sağlayan, dağıtım şebekesine aktarımından sorumlu kritik faaliyetleri yürüten bir devlet kurumudur. Ülkemizde ilk elektrik işletmeciliği 1935 yılında 2805 sayılı kanunla kurulan Etibank ile başlamış, sonrasında elektrik işletmeciliği 15.07.1970 tarih 1312 sayılı kanunla Etibank’tan ayrılarak Türkiye Elektrik Kurumu’na (TEK) devredilmiştir. Türkiye Elektrik Kurumu da 13.08.1993 tarihinde Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş (TEDAŞ) adı altında iki ayrı iktisadi devlet teşekkülüne dönüştürülmüştür. TEAŞ 02.03.2001 tarihinde Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) olmak üzere 3 ayrı iktisadi devlet teşekkülü halinde yeniden yapılandırılmış, TEİAŞ 01.10.2001 tarihinde faaliyetlerine başlamıştır. TEİAŞ 13.02.2003 tarihinde Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumundan aldığı ‘İletim Lisansı’ çerçevesinde iletim sistemine yönelik proje, tesis, işletme, bakım ve yük tevzi faaliyetlerini sürdürürken piyasa işletim görevini de yerine getirmiştir. TEİAŞ 2015 yılında Elektrik Piyasaları İşletme A.Ş.’nin kurulmasıyla piyasa işletim görevini EPİAŞ’a devretmiş, sistem işletimi faaliyetinin yanında piyasa dengeleme faaliyetinden sorumlu hale gelmiştir.”

İletim varlıklarının sahibi ve sistem işletiminden sorumlu TEİAŞ’ın temel görevlerini aktaran Tengiz, sırasıyla şu ifadelere yer verdi; “Ülkemiz enterkonnekte sisteminin planlaması, projelendirmesi, tesisin işletimi, bakımı ve onarımı, sistemin yük dağıtımı ve frekans kontrolünün gerçekleştirilmesi ve sistem kontrolünü sağlamak için gerçek zamanlı sistem güvenirliğinin izlenmesi, iletim sisteminin geliştirilmesi ve yenilenmesi çalışmalarının yapılması, üretim planlama çalışmalarının yapılması ve bu kapsamda üretim kapasite projeksiyonunun hazırlanması, ülkenin komşularıyla olan enterkonneksiyon bağlantılarının tesis edilmesi, işletilmesi ve geliştirilmesi TEİAŞ’ın temel görevleri arasında yer almaktadır. TEİAŞ bu görevlerini Ankara’da bulunan Genel Müdürlük, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki 22 Bölge Müdürlüğü, 1 Milli Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü ve 1 Acil Durum Kontrol Merkezi ile 9 Bölgesel Yük Tevzi İşletme Müdürlükleri vasıtasıyla yapmaktadır. Elektrik iletimi ve dağıtımı bir kamu görevi ve sorumluluğudur.”

‘TEİAŞ’IN ÖZELLEŞTİRİLMESİ ÜLKE GÜVENLİĞİ AÇISINDAN SAKINCALIDIR’

TEİAŞ’ın özelleştirileceği konusunun gündeme gelmesi üzerine, bu çabanın getireceği sonuçlar ile ilgili öngörülerde bulunan Tengiz şunlara dikkat çekti; “TEİAŞ’ın özelleştirilmesi ülke güvenliği açısından sakıncalıdır. Ulusal güvenlik riski var. 31 Mart 2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanan uzun süre devam eden, nedeni tam olarak açıklanmamış elektrik kesintisini hatırlarsak, TEİAŞ’ın satılmasında bir kamu yararı söz konusu değildir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren enerji iletim hatları olan havai hatlar, yer altı kablosu, deniz kablosu, trafo merkezleri, uluslararası enterkonneksiyon hatları gibi milyarlarca liralık alt yapıyı yapan ve işleten TEİAŞ stratejik bir kurumdur. Tekel konumundadır. Yılda 4,5-5 milyar TL kar eden bir kuruluştur. 2019 yılı sonu itibarıyla TEİAŞ’ın iletim şebekesi; 70 bin 034 km uzunluğunda enerji hattı havai hat, yeraltı kablosu ve deniz altı kablosu toplamı 746 iletim trafo merkezi, 1889 büyük güç trafosu ve 181 bin 360 MVA trafo gücü, komşu ülkelerle 12 adet enterkonneksiyon hattından oluşmaktadır. Bunların haricinde  12 adet mobil trafo merkezi bulunmaktadır. TEİAŞ’ın ülke genelinde sahibi olduğu, hesaplaması bile ayları, yılları alacak mal varlığının finansal boyutu düşünüldüğünde, yerli şirketlerin böyle devasa bir kuruluşu satın almaları pek mümkün gözükmemektedir. Bu durumda satın almada yabancıların devreye girmesi sürpriz olmayacaktır. TEİAŞ’ın blok satışı, hisselerinin çoğunluğunun bir grubun veya yabancıların eline geçmesi, ülke açısından bir güvenlik sorunu yaratacaktır. Yapılmak istenen bu özelleştirme; enerji sektöründe IPRAGAZ, Petrol Ofisi, DİTAŞ, Petkim, Tüpraş’ın satışlarında olduğu gibi kamu ve çalışanlarının aleyhine olacaktır. Örnek vermek gerekirse, satılmadan önce 5 bin çalışanı ile kurumlar vergisinde Türkiye’de ilk onda yer alan Petrol Ofisinin (POAŞ) günümüzde vergi sıralamasında adından bile söz edilmiyor.”

TEİAŞ’ın ülke güvenliği ve bekası açısından önemli bir yapı taşı olduğunun altını çizen Tengiz şunları dile getirdi; “TEİAŞ ülkedeki elektrik santrallarında üretilen elektrik enerjisinin tüketim merkezlerine sürekli, dengeli ve güvenilir şekilde iletilmesini sağlar. TEİAŞ elektrik sisteminin omurgasıdır. İçinde bulundurduğu yük tevzi birimi Türkiye enterkonnekte sisteminin maestrosudur. Satarsanız sistemi yönetemezsiniz. TEİAŞ’ın satılması elektrik iletimi ve kontrolünde kamu güvenliğini yok eder.”

‘DÜNYA BU KONUDA NASIL BİR YOL İZLİYOR?’

Dünyada elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımından sorumlu kamuya ait şirketlerden örnek vererek çıkarımlarda bulunan Tengiz şunları ifade etti; “Avrupa’dan örnek vermek gerekirse Fransa’da bu faaliyetler devlet şirketi RTE (Reseau de Transport d’Electricite) tarafından yürütülmektedir. Hollanda’da sermayesinin tamamı devlete ait TENNET Holding B.V tarafından elektrik iletim şebekesi yönetilmektedir. İsveç’te tamamı devlete ait olan VATTENFALL  tarafından elektrik üretimi, dağıtımı ve satışı yapılmaktadır. Macaristan’da ulusal sermayeli bir şirket olan MVM’nin alt kuruluşu olan MAVIR ZRt tarafından elektrik üretimi, ticareti, iletim sisteminin işletilmesi yapılmaktadır. Polonya’da sermayesinin tamamı Hazine Bakanlığı’na bağlı PSE OPERATOR S.A tarafından bu faaliyetler yürütülmektedir. Romanya’da devlet kuruluşu TRANSELECTRICA tarafından, Slovakya’da devlet kuruluşu SEPS tarafından, Slovenya’da devlet kuruluşu ELES, Yunanistan’da %51 hissesi kamuya ait olan IPTO (ADMIE) tarafından yürütülmektedir. İran’da da devlet kuruluşu TAVANIR tarafından yürütülmektedir. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Verilen örneklerde olduğu gibi, Avrupa’nın birçok ülkesinde elektrik üretimi ve iletim işi kamuya ait şirketler tarafından yürütülmektedir.”

TEİAŞ’ın özelleştirilmesinin elektrik sektörünün tamamen yerli ve yabancı şirketlere teslim edilmiş olacağını önemle vurgulayan Tengiz; “

Günümüz dünyasında kesintisiz temiz enerjiye, kaliteli ve ucuz erişim temel bir haktır. Bunu sağlamakta hükümetlerin asli görevidir. Bunun ön koşulu da elektrik üretiminden iletime, dağıtımından satışa hizmetlerin tek elden kamu eliyle yönetilmesiyle olur.” şeklinde konuştu. 

- Reklam -