Tarımda kaygı verici tablo

0
40

Tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biriydik. Ektiğimiz,  biçtiğimiz ülkemize yettiği gibi dışarıya da ihraç ederdik. Şimdi ise tarımda uygulanan yanlış politikalar sonucu neredeyse her şeyi dışarıdan ithal eder duruma geldik.

Bu duruma gelmemizin en büyük nedeni belirttiğim gibi yanlış tarım politikaları ve bunun neticesinde de küstürülen ve yeterli desteği alamayan çiftçilerimizin ekmekten, üretmekten vazgeçmesi, ekilen tarım alanlarının azalması diyebiliriz.

20 yıl öncesine kadar tarımda kendi kendine yeten ender ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin, günümüzde ithalatçı bir konuma düşürüldüğünü, tarım alanlarının ve çiftçi sayısının sürekli azaldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e bu konu ile ilgili sorular yönelttim.   

Uygulanan yanlış tarım politikalarıyla, bu alanda tehlike çanlarının çalmaya devam ettiğini anlatan Gürer, tarımda yeniden bir planlama sağlanıp, çiftçilerin ve üreticilerin desteklenmesi, genç çiftçilerin de teşvik edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi

“Bir tarım ülkesi olan Türkiye’nin, dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri iken günümüzde ithalatçı bir konuma düştü. Son 20 yılda zirve yapan ithalata dayalı tarım politikaları nedeniyle, ülkemizin tarımdan hızla uzaklaştı. Türkiye’nin 2003-2019 yılları arasında 220 milyar 875 milyon dolar tutarında tarımsal ürün ithalatı yapmış olması, ülkemizin tarımsal üretimdeki durumunun bir göstergesidir. Ülkemiz portakal, mandalina, domates, kayısı, fındık ihracatı yaparken hububat ve bakliyat gibi her evde tüketimi olan ürünleri ise ithal ediyor” dedi

CHP Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer’e yönelttiğim sorulara verdiği yanıtlar şöyle

Soru: Çiftçi sayısı ne kadar azaldı ?

2003 yılında Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısının 2 milyon 765 bin iken bugün ÇKS’deki kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 100 bine geriledi. Onca yıl sonra çiftçi sayısı artması gerekirken, resmi rakamlara göre, çiftçi sayısı 700 bine yakın  azalmış. Kayıt dışılar da göz önünde bulundurulduğunda son 20 yılda en az 2 milyon çiftçinin tarımı bıraktığı öngörülebilir”

Soru: TMO çiftçiye gerekli desteği veriyor mu ?

Çiftçinin her anlamda yanında olan, başı sıkıştığında ilk başvurduğu tarımla ilgili kuruluşları da bir bir kapandı. Toprak Malzemeleri Ofisi (TMO), çiftçinin kara gün dostu olmaktan çıkarıldı. Çiftçi, tüccara mecbur bırakıldı. Çiftçi ürününü taban fiyatın altında satmak zorunda kalıyor. Çiftçiye İlaç, gübre, tohum, elektrik ve  diğer girdileri için acil para gerekiyor. Ürün hasat edince TMO yerine  tüccara ürünü veriyor. TMO randevulu ve belirli kurallarla çalışıyor olması çiftçinin ürününü yerinde tüccara satmasına neden oluyor. 

Soru: Çiftçinin gelirleri mi yoksa borçları mı arttı ?

Tarım Yasası gereği milli gelirin yüzde 1’inin çiftçilere destek olarak verilmesi gerekiyor. Ancak milli gelirin yüzde 1’i hiçbir zaman çiftçilere verilmedi. Tarımsal desteklemeler yetersiz kaldı. Çiftçi borçları arttı, gelirler düştü. Her bakan değiştiğinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da uygulamaları değiştiği için tarım sektöründe sürekli bir karamsarlık hakim oldu. Plansızlık, yanlış tarım politikaları, çiftçiyi tarımdan uzaklaştırdı. Tohumun ekiminden, ürünün tüketiciye ulaştığı ana kadar geçen tüm süreçte sorunlar devam ediyor.. 

Soru: Tarımın canlanması için neler yapılmalı ?

Tarımda tehlike çanları çalmaya devam ediyor. AKP iktidarları döneminde daralma  noktasına sürüklenen  bu sektörün yeniden canlandırılması için çiftçinin, besicinin desteklenmesi, genç çiftçilerin teşvik edilmesi, üreticilerin işlerini severek yapmasının sağlanması gerekiyor. 

Temennim odur ki uygulanan yanlış tarım politikaları bir an önce son bulur. Çiftçimiz de hak ettikleri desteğe bir an önce kavuşur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz