Tarihin en acımasız kadınları Amazonlar

207

Erkekleri köleleri yapıyorlardı

Amazonlar birçok kaynakta yer alan Samsun ve çevresinde yaşamış efsanevi savaşçı bir topluluktur. Bu toplulukta erkeklere kesinlikle yer verilmezken savaşta ele geçirilen erkekleri ise köleleri yaptıkları efsanesi bir çok kaynakta yer almaktadır.

Ülkemizde maalesef kadına şiddetin, tacizin önüne bir türlü geçilemiyor. Erkekliği bir güçmüş gibi kaba kuvvetle birleştiren bazı kendini bilmezlerin sonu gelmiyor.

Ancak Anadolu’da kadınlardan oluşan öyle bir kavim yaşamış ki bu kavim erkekleri köleleri yapmış, aralarına erkek sinek bile almamış, dişi egemenliğine dayalı olan bu topluluk aynı zamanda savaşçıymış.

Amazon kadınları Anadolu’da, özellikle Samsun ve çevresinde yaşadığı düşünülen mitolojik bir kavimdir. Bu kadim halk sadece kadınlardan oluşur ve aralarında kesinlikle erkek bulundurmazlardı.

Amazon kadınları birçok akıma da öncü olmuş bir topluluktur. Feminist ütopyanın bir sembolü olan Amazonlar aynı zamanda roman, film ve çizgi romanın yanı sıra, efsane ve destanlarda da yer almış, onlara konu olmayı başarmıştır.

SON DERECE İYİ SAVAŞÇILARDI

Amazon kadınları, yer aldıkları eserlerde son derece iyi savaşçılar olarak tasvir edilmişlerdir. Yunan ve Anadolu kaynaklarında Amazonlar, at üstünde ters duran savaşçılar ve ellerinde silahlarla resmedilmiştir. İyi ok atabilen Amazon kadınları, genel kabul gören inanışa göre daha iyi ok atmak için sağ memelerini kesmişlerdir.

Amazonlar son derece iyi savaşçılardı

Amazonların mitolojide geçen ve kabartmalarda kullandıkları silahlar, ok yay mızrak ve çoğunlukla labrys adı verilen iki uçlu Baltalardır. Amazonların çok iyi at binmelerinin ve ok kullanmalarının yanı sıra, baltayı da oldukça ustaca kullandıkları geçmektedir.

Amazonlar pek çok tarihi kaynakta farklı hikâyeler ile geçmektedir.

Amazonların korsanlar tarafından köle yapılmak için kaçırılan bu grup kadının, korsan gemisinde isyan çıkararak, gemiyi ele geçirmeleri ve ele geçirdikleri gemide ki erkeklerin öldürdükten sonra bugünkü Karadeniz kıyılarına gemi ile gelip daha sonra buraya yerleştikleridir.

Bazı tarihi kaynaklara göre sağ memelerini kesmelerini sebebi daha iyi ok atmak değildi. Amazon kadınları Ares’e tapıyorlardı. Bu sebepten dinsel ritüel olarak Bir cesaret gösterisi anlamında sağ göğüslerini kestikleri, daha sonra bu ritüelin daha iyi ok atmayı sağladığını fark edince, Amazonların sağ memelerini kesmesi, bir Amazon geleneği olarak devam etmiştir.

TRUVA SAVAŞI’NDA YER ALDILAR

Homeros’un Truva Savaşı’nı anlatan eseri İlyada ve Odysseia da geçtiği üzere Amazon kadınları Akhilleus ile Hector ile yapılan efsanevi savaşın ardından Truva Savaşı’na Truva’nın yanında destek olarak girerler. 

Hector ile Akhilleus arasında yapılan savaş neticesinde Akhilleus, Hector’u öldürülür ve Hector’un cesedi Akhilleus tarafından saygısız bir şekilde taşınınca, Amazon kadınlarının bu saygısızlığa tahammül edemeyerek Truva saflarında savaşa dahil oldukları Herodot tarafından aktarılmaktadır. Ayrıca ünlü Amazon kraliçesi Penthesilea, Akhilleus tarafından savaşta öldürülmüştür. 

ERKEKLERİ SOYLARI İÇİN KULLANDILAR

Amazon kadınlarının üremeleri hakkında birçok efsane yer alıyor. Amazonlar’ın, bugün Samsun civarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Heredot’a göre Amazonlar, İskitlerden gelmektedirler ve bugün Samsun, Çarşamba ve Terme bölgesine yerleşmiş bir Kadim halk olmuştur. 

Amazonlar üremek için Çanakkale’deki Küçükkuyu (Gargaron) bölgesine geldikleri ve burada erkeklerle ilişkiye girerek hamile kaldıkları ve böylelikle soylarını devam ettirdikleri ifade edilmektedir.

Yunan kaynaklarında, Amazonların doğurdukları erkek çocukları üzerinde ki acımasızlığından bahsedilmektedir. Buna göre Amazon kadınları kız çocuklarını kendi kabilelerinde birer savaşçı olarak yetiştirirken, erkek çocukları ya öldürürler ya da bilerek sakat bırakırlardı. Amazon kadınlarından olan erkek çocukları ile ilgili kabul gören görüş ise, erkek çocuklarına yine ilişkide bulundukları Gargaron yani Küçükkuyu halkına veya komşu kabilelere verdikleri yönündedir.

Bazı tarihi kaynaklarda ise esir aldıkları erkekler ile cinsel ilişkiye girdikleri ve daha sonra onları hadım ederek köle olarak kullandıkları, ya da esir erkeklerle cinsel ilişkiye girip hamile kaldıktan sonra, onları öldürdükleri söylenmektedir.

Ancak bir Amazon kadının cinsel ilişkiye girip hamile kalması için yapılan savaş ve çatışmalarda en az üç erkek öldürmesi şart koşulmuştur.

GERÇEKTEN YAŞADILAR MI?

Çoğu tarihçi tarafından Amazonları yaşadıkları kabul edilse da hala tam olarak netlik kazanmamıştır. Herodot’dan günümüze kadar gelen Amazonların yaşayıp yaşamadığı soru işaretidir. Bir kısım tarihçiler Amazonları tarihsel bir efsane olarak kabul etmeyi sürdürüyor.

MİTOLOJİDE AMAZONLAR

Amazonlar Kelt mitolojisinde Matriarkal olarak geçer. Homeros’un İlyada ve Odysseia eserinde yer alıyorlar ve Truva savaşında Aşil’e karşı savaştıkları ifade ediliyor. Ancak Amazonlar hakkında yazılanların çoğu Herodot’a dayanmaktadır. 

Anadolu’da pek çok yerde Amazon kadınları resmedilmiştir. İzmir’den Şanlıurfa’ya kadar pek çok bölgede ortaya çıkarılan tarihi eserler de Amazon kadınları yer almıştır.

İzmir’in eski ismi Smyrna’nın bir Amazon kadınının isminden geldiği efsanesi tarihte yer almaktadır. Amazonlar, Mora Yarımadası’ndan Anadolu’ya kadar pek çok yerde, kabartma taş ve motiflerde kendilerine yer bulmuştur.

 Amazon kabartmalarına genellikle Hitit eserlerinde rastlanmaktadır. Bundan yola çıkan bazı tarihçiler, Amazonların aslında Hititlerin dişi rahipleri olduğunu öne sürmektedir.

BİNLERCE TARİHİ ESERDE YER ALIYORLAR

Diodoros ve coğrafyacı Strabon da Amazonlardan bahsetmektedir. Yani Amazonlar sadece destanlarda ve efsanelerde değil, ilk çağ tarihçilerinin de eserlerinde yer alıyorlar. Türk edebiyatında ise Amazonlar, çoğunlukla Halikarnas Balıkçısı tarafından yazılan “Anadolu Efsaneleri” kitabında yer almış ve detaylı bilgiler verilmiştir.

Hatta Halikarnas Balıkçısı ifadesine göre Amazonlar, erkek çocuklarını ilerde başkaldırmasınlar diye kolları ve bacaklarını kırarak sakat bırakırmışlar, daha sonra bu durumdan hoşlanmayarak bırakmışlar.

Ardından savaşta tutsak ettikleri erkekleri kullanıp öldürmüşler, Ancak bu durumda hoşlarına gitmemiş. Son komşu kabileler ile yapılan anlaşma gereği her yıl ilkbaharda erkekleri ile buluşup ilişkiye girme başlamışlar. Amazonlar, doğan kız çocuklarını kendi üzerine alırken, erkek çocuklarını ise bu komşu kabileye verirlermiş.

Amazonlar, Yunan halkını düşman olarak görmüşler ve araları hiç iyi olmamış. Bu yüzden Yunan kaynaklarında Amazon kadınlarından oldukça kötü şekilde bahsedilmektedir. Yunan mitolojisinde Amazonların, Kafkaslardan gelen yağma ve soygunla uğraşan erkek düşmanı bir kabile olduğu ifadeleri yer almaktadır.

Herodot, Amazonların İskitlerden geldiğini yazmış ve Heredot’a göre Amazonlar İskit dilinde “oiorpata” yani “erkek öldüren” anlamına gelmektedir.
Amazonlar erkekleri köleleri yapıyorlardı

Amazonlar ayrıca Truva Savaşı’nda da Yunanlılara karşı savaşmış ve Yunanlıları oldukça uğraştırmışlardır. Yapılan Truva Savaşı’nda neden Truva ile ittifak yaptıkları bilinmemektedir. Truva bölgesi erkekleri ile yılda bir defa cinsel ilişkiye girdikleri için mi yoksa Yunanlıları sevmedikleri için mi Truva’nın yanında savaştılar bilinmez ancak Amazonlar, Truva Savaşı’nda olduğu gibi Yunanlılar ile pek çok yerde mücadele etmişlerdir.

Amazonların Yunanlılar ile yoğun mücadeleye girmesinin asıl sebebinin, Yunanistan’da kadınların yeteri kadar hak ve hukuka sahip olmaması, kadınlara değer verilmemesi gibi sebepler olduğu düşünülmektedir. Antik Yunanistan’da kadınlara yeteri kadar değer verilmezken tam tersi aynı dönemde Anadolu topraklarında kadın, oldukça değerli görülmüştür.