Tokat’ın Niksar ilçesinde bulunan Anadolu’nun ikinci büyük kalesi olma özelliği taşıyan tarihi Niksar Kalesi ziyaretçilerini bekliyor. 

Geçmişi milattan önce 3 binli yıllara dayanan Tokat’ın Niksar ilçesi, Roma ve Bizans dönemlerinin ardından 11’inci yüzyılda Anadolu’ya yapılan akınlarda Türklerin eline geçti. Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun Türklerin kontrolüne girmesiyle Selçuklu, Danişmentli ve Osmanlı toprağı oldu. Danişmentli Beyliği’nin kurucusu Melik Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi tarafından fethedilen ve başkent seçilen Niksar, bu dönemde ilim ve kültür merkezine dönüştü. İlçede Pers kökenli Pontus Krallığı zamanında yapıldığı ve adının da Kaberia olduğu bilinen Niksar Kalesi, Roma Dönemi’nde eklenen yeni yapılarla bugüne kadar geldi. 6,2 kilometre uzunluğundaki surlarıyla Diyarbakır’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük kalesi olan Niksar Kalesi, zaman içerisinde geçirdiği restorasyonlarla ayakta kaldı.

‘PONTUS KRALLIĞI DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ’

Niksar Kalesi’nin Pontus Krallığı döneminde inşa edildiği ifade eden Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan, “Daha sonra Roma, Bizans, Danişmentli, Selçuklu ve en son Osmanlı dönemleri görmüş. Tabi ki ecdat buraları fethettikten sonra, buranın fatihi Melik Ahmed Danişment Gazi buralarda restorasyon çalışmalarını da beraberinde gerçekleştirmiş. Kalemiz büyüklük olarak Anadolu’daki en büyük ikinci kaledir. Kalemiz 3 surdan oluşuyor. Toplam sur uzunluğu 11 kilometredir. Tabi bunların bir kısmı yıkılmış, bir kısmı ayakta kalmış ve 3 kısımda da farklı yaşam alanları oluşmuş. Dış surla, iç sur arasında vatandaşlar yaşamış. Orta surla iç sur arasında o dönenim krallarına hizmet eden idari kısımlar oluşmuş. İç kısımda ise o dönemin kralları yaşamış. İçerisinde 20’den fazla eser var. Kale zindanı, kale camisi, kale hamamı, kale kilisesi yer alıyor. Kale devasa büyüklükte olduğu için aşama aşama Kültür Bakanlığımızla restorasyonumuzu yürütüyoruz” dedi.  

‘ANADOLU’NUN İLK MEDRESESİ KALE İÇİNDE’

Kalenin içerisinde Melik Ahmed Danişment Gazi’nin torunu olan Nizamettin Yağıbasan tarafından ilk medresenin yapıldığını söyleyen Başkan Özdilek, “Burada Anadolu’daki ilk üniversite var. Burası aynı zamanda tarihi bir başkent olmasının yanı sıra eğitiminde ilk merkezlerinden bir tanesidir. Bu medresede Davudi Kayseri’nin de yetiştirildiğini ifade eden tarihçilerimiz var. Davudi Kayseri de Osmanlı’nın eğitim sistemini planlayan bir zattır. Buranın böyle ilkleri olan bir tarihi özelliği var” diye konuştu.

‘NİKSAR’IN ÖZGÜN BİR YAPISI VAR’

Niksar ilçesine yerli turistlerin ilgi gösterdiğini ifade eden Başkan Özdilek, “Yabancı turistin buraya gelmesini hızlandırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Tarih turizmi çok elit ve tarihi seven insanlar tarafından Dünyada tercih ediliyor. Ama bunun için sizin, UNESCO’nun listesine girmeniz gerekiyor. Çünkü insanlar internet ortamında açıyorlar, UNESCO’nun listesine bakıyorlar. Niksar’ın da özgün bir yapısı var. Türklerin Anadolu’daki ilk devleti ve erken Türk medeniyetini buraya getiren bir kültür var. Bu vesile ile yapmış olduğumuz değişik çalışmalarla UNESCO’nun geçici listesine girdik. Şimdi önümüzde birkaç yıllık bir süreç var” diye konuştu. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz