Tarih İçinde Ankara’nın Kalbi Ulus – Bölüm 3

0
995

Restorasyonlar aslına uygun yapılmalı

Şehir ve Bölge Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tuncer ve Araştırmacı Yazar Necati Yalçın ile yaptığımız son bölümünde kitabı ‘Dünden Bugüne Kültürel Miras ve Koruma’ üzerinden tarihi yapıların nasıl korunması gerektiğini konuştuk.

‘Tarih İçinde Ankara’nın Kalbi Ulus’ söyleşimizin son bölümünde tarihi yapıların nasıl korunması gerektiğini konuştuk. Şehir ve Bölge Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tuncer kaleme aldığı ‘Dünden Bugüne Kültürel Miras Ve Koruma’ kitabı üzerinden tarihi yapıları nasıl korunmasını ve aslına uygun yapılması gereken restorasyonları şu şekilde anlattı.

- Reklam -

Prof. Dr. Mehmet Tuncer; Ankara’daki tarihi mekânların restorasyonu hakkında ve Ankara’da yapılmakta olan kentsel dönüşümler hakkındaki fikirlerini de siz okurlarımız ile şu şekilde paylaştı. 

‘Dünden Bugüne Kültürel Miras ve Koruma’

Yazar, Şehir ve bölge plancısı Prof. Dr. Mehmet Tuncer bu kitap benim kendime ait olan yedinci kitabım ortak kitaplarımı da sayarsak 23. kitabım diyebilirim. Bu kitapta çok eski belgelerden başlayarak Ankara’nın 1985 yılında yaptığımız Ulus tarihi kent merkezi kale içini korunmasına ilişkin çalışmalar ve toplantıların raporları var.

Mehmet Tuncer; “ O zamanlar Ankara Büyükşehir Belediyesinde Altınsoy dönemi kültür bakanlığı belediyeler vakıflar genel müdürlüğü ve ODTÜ ortaklaşa toplantılar yapmıştı. O toplantıların tutanakları var. Ankara da yine Cumhuriyet döneminin mimari mirasın korumasına ilişkin makaleler ve yazılarım var. 90 yılda yok olan doğal ve tarihsel kültürel çevre diye bir makalem var kitabın içinde. 

Kitabın içinde 1995 te yaptığımız Perge ve Patara ile ilgili arkeolojik alanların korunmasına ilişkin çalışmaları raporları ve onlardan sonra ürettiğim makaleler var. Çok kapsamlı ve içeriği doyurucu 430 sayfalık bir kitap oldu. Kitabımı Gazi yayın evi bastı” diyerek kısaca kitabından bahsetti ve kitapta yazdığı Ulus ve çevresi özelinden tarihi mimarinin nasıl korunması gerektiğini ve yapılacak restorasyonları şu şekilde anlattı.

“Kitabın ikinci Bölümün de Eski Ankara ve Ulus Tarihi Kent Merkezi adında. Bu bölümde ise eski Ankara ve Ulus civarı tarihi kent merkezleri ile ilgili yazılarımız var. Aslında ikinci bölüm oldukça uzun yani Ankara bölümü yaklaşık 190 sayfa bu bölümde Ankara’nın bütün ilk planlama çalışmalarından bahsediyorum. 

Josef planı Jansen planı ve güncel koruma sorunlarından bahsediyorum. Doğal çevre ve tarihsel çevre Cumhuriyet dönemi ile ilgili korumaya ilişkin bilgilerden bahsediyorum.

Tarihi yapılar aslına uygun restore edilmeli

Şehir ve Bölge plancısı Prof. Dr. Mehmet Tuncer Ankara genelinde ve özellikle Ulus civarındaki tarihi yapılardaki restorasyonlar hakkında şu sözleri dile getirdi; “Ulus ve Hacı Bayram Camii çevresini kitaplarımda da yazdım.

Ulusta yapılan planlama çalışmaları plan iptalleri ve davalar. Hacı Bayram Camii’nin çevre düzenlemesi ilk Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Altınsoy zamanında başlayıp, Murat Karayalçın zamanın da tamamlanan meydan düzenlemesi ve daha sonra Melih Gökçek zamanın da yeniden o düzenlemeyle kitapçılar yıkıldı. Orası yeni bir plan ve projeyle yeniden düzenlendi.”

Tuncer; “Bazı işler maalesef biraz acele ile yapıldı. Plansız ve projesiz yapıldı. Ben yapılan işleri kötümsemek istemiyorum küçümsemek istemiyorum ama daha derli toplu yapılabilirdi. Tam bir restorasyon çalışması yapılmadı. Hamamönü çevresinde bazı yapılarda yapıldı. Ama Hacı Bayram Camii çevresinde hepsi hemen hemen yıkılıp neredeyse 4 katlı apart şeklinde yapılar yapıldı.

Bu yapılan eski Ankara evlerine benzeyen yapılar pek bilimsel değil. Yapılan doğru bir çalışma değil eski yapıları onarmak gerekiyordu. Ama yine de dışarıdan bakılınca Hacı Bayram Camii ve çevresi güzel oldu insanlar mutlu gezmeye görmeye geliyorlar” diyerek halkın yapılan restorasyonlar dan memnun kaldığını belitti.

Tuncer söyleşiye şu şekilde devam etti; “Ama orada da çok değerli antik sur duvarı yıkıldı ve onun yerine yepyeni bir sur duvarı yapıldı. Hâlbuki o sur duvarının tarihi özelliği 2000 yıldır orada duran duvarda saklıydı. Bu önemli bir şey sonra Hacı Bayramın altına girildi. Höyük kazıldı o höyük ün içinden acaba neler çıktı bilmiyoruz. Höyük yok edildi diyebilirim orada birçok tarihi kalıntı tahrip edildi diyebiliriz.

Ama Hacı Bayram’ın şimdiki durumu ziyaret edilebilir. İnsanlar ibadetlerini yapabilirler rahatlıkla gezip görüp arabalarını park edebiliyorlar hele Bent deresi dolmuş durakları da yapılırsa daha iyi olacak çünkü toplu taşıma ile de rahatlıkla insanlar ulaşabilecek. Ben benzer bir çalışmayı Suluhan çevresinde de o bölge de de ele alınması gerekiyor. Özellikle Yahudi Mahallesi denilen İstiklal Mahallesin de de çok güzel evler var. Onlarında elden geçirilmesi doğru olacaktır bence.”

Ankara genelinde yapılaşma çıldırmış halde

Ankara genelinde yapılan kentsel dönüşümü çılgınlık olarak nitelendiren Şehir ve Bölge Plancısı Prof. Dr. Mehmet Tuncer konu hakkındaki düşüncelerini dile getirerek söyleşimize son verdi;

“Ankara genelinde yapılaşma çıldırmış halde 40- 45 senelik evler yıkılıyor. Sonra ne oluyor iki kat fazla almak için bu binaları yıkıyorlar tos toprak çamur hafriyat kamyonları mahallerde yaşayan insanlara zülüm oluyor. Bunların hepsi neredeyse müteahhitler 4 daire kazansın diye yapılıyor bu kentsel dönüşüm mü bilemiyorum bence rantsal dönüşüm diyebilirim. Müteahhitler tabi ki kendi çıkarlarını düşünüyorlar.”

Tuncer; “Birazda bölgede yaşayan insanları düşünmeleri gerekir. Kentsel dönüşümler de toplumun çıkarlarını düşünmek lazım. Sokaklar aynı alt yapı aynı eskiden 7-8 dairenin olduğu bir apartmanda en fazla 8 tane araba vardı. Şimdi apartmanlarda 10-12 daire var ve araç sayısı arttı ama sokaklar hala dar park sorunu ortaya çıkıyor.

En sakin semtler bile kalabalık olmaya başladı. Kentsel dönüşüm şu şekilde olur mesela bir gecekondu semti alt yapısı yok yol yok çok kötü durumda sağlıksız. Buralarda yapılır ama tutup da Bahçelievler de, Emek’te, Maltepe’de yaparsanız yeni sorunlar ortaya doğar. Bu pek anlamlı da değil yurt dışında böyle bir şey yapılmıyor. Bütün eski binalar güçlendirilip korunmaya alınıyor. Çünkü bu eski binalarında bir mimari yapısı bir dokusu var. Şimdiki yapılan apartmanlar fazlasıyla düz” dedi.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz