Tarih Affetmez

0
14

“Türk ulusu, varlığını derin ve sağlam kültür sınırları ile çevreledikten sonradır ki onun yüksek kapasitesi ve erdemi,uluslar arasında tanınır.” Atatürk

Kültür,” Toplumsal yaşam süreci içinde yaratılan ve bir topluma niteliklerini veren maddi ve manevi değerler bütünü” olarak tanımlanmakta.

Sanat, ” Bir duygunun, bir düşüncenin,bir tasarının, bir olayın yada güzelliğin beceri ve düş gücüyle anlatımına dayanan yaratıcı insan etkinliği ” olarak ifade edilmekte.

Prof. Bozkurt Güvenç’in dediği gibi ,”Eğitim bir yol ise, kültür, bu yolda kazanımların tümüdür” anlayışının temeline “Tarih Bilinci”ni yerleştirmeliyiz.

Ünlü tarihçi Ortaylı,Tarih Atlası’na(2009)yazdığı önsözde, çok kaynaklı derin ve geniş bilgilerle donatılmış bakış açısı ile ülkemizde tarih bilinci yaratılmasının önemine vurgular yapmakta:

“Tarih kesinlikle coğrafya bilgisi gerektirir: tarihi coğrafya dalında önemli tespitler yapmayan,geçmişte siyasal ve kültürel mekanın nasıl şekillendiğini kavrayamayan bireylerin tutarlı bilgiye ve yoruma ulaşamayacağı açıktır…. Tarih atlasları,okul hayatımızda en az kullanılan eğitim malzemesindendir…”

Adana’nın Dilekkaya köyünde yaşayan 72 yaşındaki Hatun Dilci, Roma dönemine tarihi eserleri, müze müdürlüğünün de izniyle evinin bahçesinde sergiliyor.Antik kentte bekçilik yapmaya teşvik eden şeyin ev için temel kazarken buldukları Roma dönemi mozaiği olduğunu söyleyen Hatun Dilci, hikayesini şöyle anlattı;

“Başımızı sokacak bir ev yapmaya karar verdik. Köyde bulduğumuz araziyi temizlerken ‘Balıklı Mozaik’i bulduk. Durumu yetkililere bildirdik. Bize mükafat olarak 500 lira verip, evi biraz ileri yapmamızı istediler. İkinci yere evin temelini kazarken bu kez de başka bir mozaik zeminle karşılaştık. İki tavuk satıp yol parası yaparak Adana’ya valiliğe gittik. Valiyle görüştük. Vali, müze müdürüne telefon edip çağırttı. Hep beraber valinin pikabıyla mozaiği bulduğumuz yere geldik. Yetkililer, bir süre inceleme yaptıktan sonra bize ‘Kral Kızı Mozaiği’ni bulduğumuzu söyledi. Vali, kocamı alnından öptü, burada bekçilik teklif etti. Devlet üniforma ve silah verdi, o günden sonra geçim sıkıntımız azaldı. Vazife kutsal, devletin bize güvenini sarsmamamız lazım. Aldığımız maaşın helal olması için hiçbir kaçakçı ve defineciye göz yummadık. Nerede değerli bir eser varsa getirdik, kaçakçıdan kazıcıdan aldık, getirdik, bahçemize koyduk.”(.Gönül Elbeyli iletisi)

Eserlerinde tarihi,insanı , düşlerini ve düşüncelerini harmanlayan Balıkçı gibi ,tarihin derinliklerine inerek toplumu bilgilendiren ve bilinçlendiren yazarların eserlerin okumalıdır. Çatalhöyük’ün ören yeri bekçisiydi, oturup Neolitik Çağ/Cilâlı Taş Devri insanının öyküsünü yazdı. İlkokul mezunu ören yeri bekçisi Sadrettin Dural’ın o kitabı ABD’de ders kitabı oldu. Çatalhöyük kazı başkanı Prof. Ian Hodder’in dikkatini çekiyor. Prof. Hodder, bunun üzerine tercümanı ile birlikte 52 saat ders veriyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz