Geçtiğimiz Temmuz 2019’da Rusya dışişleri bakanı Lavrov, Moskova’da bir gazeteye verdiği röportajda, ABD’ye açık bir mesaj verdi.

“Rusya ve ABD’nin özel sorumluluklarının olduğunu düşünüyoruz. Birleşmiş Milletlerin kurucu ülkeleriyiz ve Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleriyiz. Aramızdaki ilişkiler dünyadaki istikrar için kilit unsurdur.

‘’Biz bunu sürekli tekrarladık. Rusya ve ABD’nin özel sorumluluklarının olduğunu düşünüyoruz. Birleşmiş Milletlerin kurucu ülkeleriyiz ve Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleriyiz. Aramızdaki ilişkiler dünyadaki istikrar için kilit unsurdur. Ancak her şey bize bağlı değil. Dedikleri gibi, tango 2 kişiliktir” ifadelerini kullandı.

ABD ve Rusya ’’ dünyadaki istikrar için kilit unsurdur’’ ‘’Rusya ve ABD’nin özel sorumluluklarının olduğunu düşünüyoruz.’’ diyen Lavrov açıkça, Rusya ve ABD dünya dengelerini bozmaz aksi takdirde dünyada kurmuş olduğumuz istikrar ve düzen bozulur, demektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Israrla dile getirdiği dünya 5’ten büyüktür söylemi, değişti. ‘’Tango’yu iki kişi yapar diyen Rusya, dünyanın 2’den büyük olmadığını ifade ediyor’’.

Lavrov, devam ederek,  Rusya’nın Ukrayna’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı Donetsk ve Luhansk bölgelerinin bağımsızlığı konusunda, ‘’Minsk görüşmelerinde yapılan anlaşmaya karşılık bu bölgeler için özel statü verilmeli. Biz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan ve bağlayıcı niteliği olan Minsk anlaşması olduğunu ‘’ kısaca ifade etti.

Lavrov’un ifadeleri, ABD ile Rusya’nın zaman, zaman itişmelerinin önemli olmadığını ve bu iki süper gücün çıkarlarını Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyinde karşılıklı koruduklarını ve korumaya devam edeceklerinin açık başka bir ifadesidir.

Dünya kamuoyu önünde kavga eder gibi görünen bu iki süper güç, soğuk savaş döneminde aynı strateji ile kendi halklarının diğerini tehlikeli bir düşman olarak göstermesi ile silah sanayilerine harcanan paraların onaylarını aldılar.

ABD ile Rusya savaşmaz, sadece pehlivanlar gibi peşrev çekerler.

Şimdi gelelim Suriye konusuna;

Önce Şubat 2019’da yine Lavrov’un yaptığı açıklamaya gidelim.

“Sapla samanın ayrılması gerektiğini” söyleyen Lavrov, “Hangi Kürt güçlerinin terörist olarak tanımlanması gerektiği konusunda Türkiye ile tam bir fikir birliği içinde değiliz” ifadesini kullandı.

Aynı cümleyi bize şimdi kim söylüyor? Amerika.

Şubat 2016’ da, Rusya’nın talebi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, kapalı oturumda PYD’yi vuran Türkiye gündemdeydi. Rusya her zaman PYD’nin arkasında oldu. Moskova’da ofisleri halen açık.

Rusya Dışişleri Bakanı, ‘’ülkesinin İran ve Türkiye ile birlikte Suriye’de bir askeri operasyon yapma niyetinde olmadığını da açıkladı. Rusya ve İran güçlerinin, meşru hükümetin daveti üzerine Suriye’de bulunduğunu söyleyen Lavrov, Şam hükümetinin Türk ordusunun varlığına karşı çıktığını ancak Astana sürecini desteklediğini’’ belirtti

Lavrov satır arasında, Şam yönetiminin Türkiye’nin Suriye’de olmasının geçici olduğunu ve Rusya istediği süre içinde ancak Suriye’de olabileceğini vurguluyor.

‘’ İdlib’de Türk askerlerinin bulunduğu gözlem noktalarının kurulmasının, teröristlerin provokatif saldırılar gerçekleştirmesinin önünü keseceğini umduklarını ‘’ belirtenRusya Dışişleri Bakanı, buna karşın ‘’umdukları gibi olmadığını’’ söyledi ve “Teröristlerin provokasyonları Türk gözlemci askerlerin başları üzerinden yapılmaya devam etti” ifadesini kullandı.

 Rusya dışişleri bakanı Lavrov, ‘’Türk askerlerinin İdlib’deki varlığının cihatçıların saldırılarını durdurmadığını’ ’sözlerine ekledi,

Putin, terör örgütlerinin İdlib’den temizlenmesi gerektiğini, bunun için Türkiye’nin çaba gösterdiğini söylemişti. Erdoğan ise bu anlaşma ile sivillerin korunması için Rusya ve Suriye’nin İdlib’e operasyonunu durdurmuştu.

Lavrov “İdlib’deki durumu sırf izlemiyoruz, askerlerimiz burada sahada bulunuyor” açıklamasını da yaptı. Lavrov’un söz konusu açıklamaları, Suriye devlet ajansı SANA’nın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib’deki isyancılara yardım etmek amacıyla Han Şeyhun’a mühimmat yüklü bir askeri konvoy gönderdiğini haber olarak vermesinin akabinde geliyor.

Lavrov, Rusya’nın Hmeymim askeri üssüne teröristler tarafından defalarca saldırıların düzenlendiğini söyledi ve “Türkiye’ye, İdlib’deki militanların yok edileceği’’ konusunda bilgi verildiğini tekrarladı ve Türkiye’yi “üstüne düşeni yapmamak” ve “mutabakata tam uymamak” ile suçladı.

Yine hatırlayalım, Nisan 2016’da, Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin, Türkiye’nin Suriye’de IŞİD’i kontrolü altında bulunan bölgelere yasadışı yollardan silah ve mühimmat gönderdiğine ilişkin belgeleri BM Güvenlik Konseyi’ne sundu.

Kasım 2015’ten Ocak 2016’nın sonuna kadarki dönemde Suriye’deki militanlara yapılan silah ve askeri ekipman sevkiyatına ilişkin belgelerde, “Türkiye’nin,  Şam Cephesi militanlarına silahlar tedarik ettiğini. 25 Ocak’ta ise, IŞİD militanlarına gıda ve malzeme gönderilmesine sponsor oldu’’, iddialarında bulundu.

Bu iddiaların doğruluğu ispat edilmiş değil.

Bütün bu açıklamalar, Rusya ve ABD’nin birbirlerinin ayağına basmayacağını gösteriyor.

Her ikisi de, Türkiye’nin varlığının Suriye’nin kuzeyinde olmaması gerektiğini, mevcut durumun geçici olduğunu ve yeni anayasa ile Suriye’nin kuzeyinde oluşacak PYD, YPG unsurlarının özerk bir yapı veya federasyon olarak devlet oluşturmasına karşı olmadıklarını ve hatta desteklediklerini anlıyoruz.

Güvenli bölge tartışmalarına, Şam’ın talebi doğrultusunda, Rusya’nın müdahil olması hiç şaşırtıcı olmadığını düşünmeliyiz. Şam PYD ile anlaştığı takdirde, Suriye, Türkiye sınırında Suriye rejim ordusu olacaktır, YPG değil. Suriye rejimi, yıllardan beri kapı gibi arkasında duran Rusya’nın güvencesini isteyebileceğini düşünmeliyiz.

Suriye ordusu kendi sınırında olması ve Türk ordusu da Türkiye sınırını koruduğu bir düzende, ortadaki güvenli bölgede kim veya kimler olacak? ABD’mi yoksa Rusya’mı? Yoksa Birleşmiş Milletler gücü mü? Veya hepsi mi? Türkiye 32 km güvenli bölgeyi tek başına kontrol altına alacak mı, ?  32 km’nin diğer ucunda PYD ve YPG olacak mı?

Veya tüm bu tartışmalara son verip Fırat’ın doğusuna tek taraflı harekat mı yapacak?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz