“Süper teşvik”le damarları açacak

50

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı teşvik paketinden sağlık teknolojisine yönelik 1,5 milyar liralık yatırımıyla yararlanan Alvimedica firması, muhtelif kateter, ilaçlı stent ve kalp kapakçığı üretimiyle Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki dışa bağımlılığını azaltacak

Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Alaton:
-“2018’in sonlarına doğru yatırımın ilk etabı olan rezervuarlı, polimersiz ilaç salımlı stent üretimine başlanacak. İlerleyen yıllarda ise söz konusu ilaçlı stentin tüm teknolojik altyapısı peyderpey ülkemize kazandırılacak”
-“Yatırımla cari açıkta yıllık 700 milyon dolar seviyesinde bir iyileştirme öngörülmekte”
ANKARA (AA) – BAHATTİN GÖNÜLTAŞ/ DİLARA ZENGİN – Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton, Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında desteklenen tıbbi cihaz alanındaki yatırımlarının Türkiye’nin cari açığına yıllık 700 milyon dolar seviyesinde iyileştirme sağlayacağını belirterek, “2018’in sonlarına doğru yatırımın ilk etabı olan rezervuarlı, polimersiz ilaç salımlı stent üretimine başlanacak. İlerleyen yıllarda ise söz konusu ilaçlı stentin tüm teknolojik altyapısı peyderpey ülkemize kazandırılacak.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından tanıtılan Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında desteklenen 19 firma arasında yer alan Alvimedica, sağlık teknolojisine yönelik 1 milyar 526 milyon liralık yatırımıyla dikkati çeken bir projeye imza attı.
Girişimsel kardiyoloji alanında faaliyet gösteren Alvimedica, “süper teşvik” olarak da adlandırılan sistem kapsamında alacağı teşvikle muhtelif kateter, ilaçlı stent ve kalp kapakçığı üretimi için düğmeye basacak ve Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığını azalatacak.
Alaton, AA muhabirine, Türkiye’de ilaçlı stent üretiminin sadece firmaları tarafından yapılabildiğini söyledi.
Alvimedica’nın Türkiye’nin ilaçlı stent ihtiyacının yüzde 7’sini karşıladığını, bunun geri kalanının özellikle ABD merkezli firmalar tarafından sağlandığını kaydeden Alaton, şöyle devam etti:
“Türkiye’de 2017 yılında devlete SGK kapsamında yaklaşık 362 bin adet stent satılmıştır. Bu stentlerin 53 bin adedi eski teknolojili ve kullanımı her geçen gün azalan çıplak metal stentlerdir. Avrupa’da çıplak metal stentlerin kullanımı neredeyse sonlandırılmıştır. Geriye kalan 309 bin adedi ise ilaç salımlı stentlerdir. Söz konusu ürünlerde katma değeri en yüksek olan ilaçlı stentlerin büyük bölümü ithal edilmektedir. Bu sebeple ilaçlı stent teknolojisinin Türkiye’ye getirilmesi arz güvenliği açısından elzemdir. İlaçlı stent pazarının Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) üzerinden fiyatlandırılması yapıldığında ise yıllık 200 milyon lira devletin kasasından çıkmaktadır. Söz konusu tutarın yüzde 93’ü ise ithal ürünlere ödenmektedir.”
– Üretim kapasitesinin artmasıyla maliyet düşecek
Alaton, kalp kapakçığı kullanımının mekanik, biyolojik ve girişimsel olmak üzere üç şekli bulunduğunu belirterek, Türkiye’de sadece girişimsel kapakçık kullanımının yıllık 2 bin adet seviyesinde olduğunu kaydetti.
Gelişen teknolojiyle girişimsel aortik kapakçık kullanımının mekanik ve biyolojik kapakçığın yerine geçerek bu sayının hızlı bir şekilde yükselmesinin öngörüldüğüne dikkati çeken Alaton, “Söz konusu girişimsel kapakçıkların piyasa fiyatı ortalama 50 bin liradır ve tamamı ithal edilerek kullanılmaktadır.” diye konuştu.
Alaton, ilaçlı stentlerin satışlarının SUT fiyatları üzerinden ihale yönetimiyle kamu alımlarıyla gerçekleştiğini aktararak, Türkiye’de koroner ilaçlı stent fiyatının 650 lira olarak belirlendiğini bildirdi.
Yapılacak yatırımla ilaçlı stent üretim kapasitesinin yükselerek birim başına üretim maliyetlerinin mevcut maliyetlere göre bir miktar düşeceğini anlatan Alaton, bu durumun da ihalelerde fiyat avantajı ve yerli ürün tercihi açısından önemli olduğunun altını çizdi.
Alaton, yabancı ilaçlı stent firmalarının bir kısmının Türkiye’de sattığı ürünlerin eski teknolojili olduğuna dikkati çekerek, “Söz konusu ürünler yeni ürünlere göre daha yetersiz ürünler olduğundan ABD ve Avrupa’da son yıllarda tercih edilmezken, ülkemizdeki ihalelere girebilmekte ve eski teknolojiden kaynaklanan fiyat avantajını kullanabilmektedir.” dedi.
– 300 nitelikli personele istihdam fırsatı
Alvimedica’nın bu yatırımla hem fiyat avantajı sağlayacağını hem de ilaçlı stent teknolojisinde sınırları belirleyen teknolojik üstünlüğünü sonuna kadar kullanabileceğini dile getiren Alaton, şunları kaydetti:
“2018’in sonlarına doğru yatırımın ilk etabı olan rezervuarlı, polimersiz ilaç salımlı stent üretimine başlanacak. İlerleyen yıllarda ise söz konusu ilaçlı stentin tüm teknolojik altyapısı peyderpey ülkemize kazandırılacak. Bunlarla birlikte halen hayvanlar üzerinde deneyleri devam eden girişimsel mitral kalp kapakçığımızın da geliştirilmesini takiben kapakçık üretimini gerçekleştireceğimiz fabrikanın yatırımına başlanacak ve 2023’te üretime geçileceği düşünülmekte.”
Alaton, yatırımla 300 nitelikli personelin istihdam edileceğini belirterek, bu personelin büyük bir kısmının teknik bilgi ve donanıma haiz çalışanlar olacağını, bu kapsamda Türkiye’deki tıp fakültelerinin ve ilgili mesleki eğitim veren kuruluşların yeterli olduğunu ifade etti.
Yatırımın en önemli ayağı olan nitelikli personel konusunda Ekonomi Bakanlığının sektörün isteklerini dikkate aldığını ve yatırımcıya destek verme konusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulayan Alaton, “nitelikli personel desteği”nin firmaları için sağlanan en önemli desteklerden biri olduğunu ifade etti.
Alaton, söz konusu yatırımlarıyla toplam 4 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanacağını hatırlatarak, “Dolaylı istihdama bakıldığında ise bu rakamın 14 bin kişiye ulaşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Yatırımla cari açıkta yıllık 700 milyon dolar seviyesinde bir iyileştirme öngörülmekte. Bu iyileştirme, yatırımın devam ettiği ilk yıllarda görece daha düşük seyredecek olsa da yatırımın tamamlanmasıyla yıllara sair olmak üzere söz konusu tutarı katlayarak büyüyecektir.” diye konuştu.