Sualtı aracından, doğa dostu üretime; Teknoloji ve Girişim Kenti kapılarını araladı

0
2

İSTANBUL, (DHA)- Girişimcilik, teknoloji ve bilim alanında geleceğin projelerini hayata geçirmeyi amaçlayan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Teknoloji ve Girişim Kenti’nin kapılarını açtı. Sualtı aracından, doğa dostu hammadde üretimine kadar girişimci öğrencilerin geliştirdiği birçok proje tanıtıldı.

Teknoloji transferine yardımcı olmak ve ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin Türkiye’ye girişini hızlandırarak teknolojik alt yapıyı sağlayacak olan BAU Teknoloji ve Girişim Kenti kapılarını açtı. Girişimci öğrenciler tarafından hayat bulan birçok proje burada sergilendi. Öğrenciler projelerini tanıtma fırsatı buldu. BAU Global Başkanı Enver Yücel ise Teknoloji ve Girişim Kenti hakkında önemli bilgiler verdi.

- Reklam -

“YATIRIMCILAR ÖĞRENCİ VE AKADEMİYLE BURADA BULUŞACAK”

‘Bahçeşehir Üniversitesi’nin girişimcilik ve yenilikçilik kentinde önemli bir aşamaya geldik’ diyen Enver Yücel, “Burası kapılarını öğrencilere, akademisyenlere ve iş dünyasına açıyor. Burada eğitim ve öğretimdeki üniversitelerin paradigmalarında bir değişime gidiyoruz. Burası akademi ile iş dünyasını, öğrenciyi birlikte aynı ortamda, laboratuvarda, iş kollarında çalıştırabilecek bir yapı, entegre tesis olacak. Öğrencilerimiz özellikle son sınıfta ya da master-doktora düzeyinde bu kampüste bulunacaklar. Her türlü disipline hitap edebilecek interdisipliner çalışabilecek bir ortam olacak. Yatırımcılar öğrenci ve akademiyle burada buluşacak. Burayı dünyaya da açmış olacağız” dedi.

“TÜM GENÇLERİN PROJE DANIŞMANLIĞI ALABİLECEĞİ BİR MEKAN”

Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri dışında diğer gençlerin de bu merkezden yararlanabileceğini ifade eden Enver Yücel, şunları söyledi:

“Türkiye’nin en büyük gücünün insan gücü olduğu malum. Ülkemizin teknoloji üretmesi gerekiyor. Gençlerimize fırsat verildikçe bunların yapılabileceğine inanıyoruz. Gençleri en iyi şekilde bugünün koşullarına göre eğitmemiz gerekiyor. Amacımız sadece Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinin değil bütün dünyanın gençlerinin seçilerek buraya gelip eğitim-öğretimden uygulamaya kadar fikirlerini burada anlatabilmelerini sağlamak. Burası fikri olan tüm gençlerin gelerek danışmanlık alabilecekleri bir mekan oldu. Bu yapı içerisinde aynı zamanda Teknopark kuruluyor. 180 dönümlük arazi üzerinde 60 bin metrekarelik kapalı alana sahip laboratuvarları ve teknoloji merkezleri olan büyük bir şehir olarak burayı düşünebiliriz. Burada spordan sağlığa kadar her şeyin var olduğu  bir merkez, girişimcilik vadisi.”

2020 TEKNOFEST’TE İNSANSIZ SUALTI KATEGORİSİNDE BİRİNCİLİK

Robotik alanında çalışmalarını sürdüren Bahçeşehir Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Kaan Kapıcıoğlu, geliştirdiği sualtı aracı hakkında şu bilgileri verdi:

“Projenin adı ‘Kaplumbot V2’ kaplumbağadan esinlenerek tasarladığımız bir sualtı aracı. Doğadaki tasarımlar en iyi tasarımlar diyerek bu işe giriştik. Kaplumbağadan esinlenerek bu tasarımı çıkardık. Şu anda sualtında birçok görev yapabiliyor. Arama-kurtarmalara yardımcı olabiliyor, görüntü alabiliyoruz. Sualtında aklınıza gelebilecek obje çıkarma, tamir gibi gerekli göreve uygun bir şekilde operasyon sağlayabiliyoruz. Yaptığımız simülasyonlarda 400 metreye kadar dayanıklı, şu anda denemiş olduğumuz 35 metre dalışımız ve görüntülerimiz mevcut. 2020 Teknofest’te insansız sualtı kategorisinde birincilik elde ederek kendisini kanıtlamış bir araç”

KAHVE ATIĞINDAN DOĞADA ÇÖZÜLEN HAMMADDE

Cavid Bayramlı ve Kerem Acar’ın geliştirdiği ‘Wastespresso’ adlı girişim de restoran, otel, kafe gibi işletmeler için özel olarak geliştirilen kahve atıklarını toplama, kompostlama ve kurutma yöntemiyle doğada hızlı çözünebilen tek kullanımlık plastik, materyal ve hammadde üretiyor. Hem ekonomi hem çevresel anlamda faydaları olan proje hakkında bilgi veren Kerem Acar, “Cavid ile birlikte 3 yıldır baristalık eğitimi alıyor, aynı zamanda bir kafede çalışıyorduk. Fikir burada çıktı. Geliştirdiğimiz atık espresso projesinde, işletmelerden çıkan kahve atıklarını, kafe, restoran, oteller gibi yerlerden atık operasyonunu gerçekleştirerek doğada 60 günde çözülebilen hammaddeler üretiyoruz. Dünyada en çok tüketilen petrol ve kahve. Böyle baktığımızda kahve atığının dünyaya büyük oranda zararı var. Bu zararlar çevreye de büyük oradan risk. Biz kahve atığı üzerine çalışmaya başladık. Topladığımız kahve atıklarıyla hem ekonomi hem çevreye önemli katkılar sağlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

(FOTOĞRAFLI)

- Reklam -