Şu çılgın aday adayları

0
203

Seçim takvimi açıklandı, geleneksel olarak kamu görevlileri adaylık sırasına girdiler. İyi de madem bu kadar siyasete meraklıydınız, neden sıradan bir vatandaş gibi parti örgütlerinde faaliyette bulunmadınız?

Devletten maaş alacaksınız, makam aracınızla seçim bölgenizde “adına resmi gezi” deyip fink atacaksınız koltuğunuzu, makamınızı, hemşerilerinize, eşinize, dostunuza, siyasi ikbalinize kullanacaksınız sonra “hop adayım” diye ortaya çıkacaksınız. Bu durum, geçe gündüz partilerde kendi imkanlarıyla oy peşine düşenlere karşı haksızlık değil mi?
Ülkemiz artık bu saçmalıklardan kurtulmalı. Memur iseniz seçimlerden altı ay önce görevinizden ücretsiz olarak izine ayrılacaksınız, sonra gidip siyasetiniz yapacaksınız, herkes da bilecek niyetinizi. Listeye girip girmediğiniz önlemli değil, seçimden sonra da bir altı ay daha ücret almadan bekleyeceksin.
“Efendim son dakika genel başkan aday olmamı isterse ne yaparız” diye sorulduğunda cevap basit. Bu genel başkanın sorunu. Olmazsa olmaz cinsinden böyle bir cevherdiniz, genel başkan çoktan “hazır ol” sinyalini verirdi zaten.
Erken seçim dönemlerinde bunu uygulayamazsınız ama seçim sonrasında bu defa “dokuz ay ücret almadan beklesin” denilebilir. Bakalım kaç memur odasını boşaltıyor?

KRONİK ADAY ADAYLARI

Şu da biliniyor: Adam kıyıda köşede kalmış, bürokraside ilerleyemeyecek, listeye bile giremeyecek ama “adım duyulsun, seçimlerden sonra daha yüksek koltuğa otururum” planları yapanlar da var. Bunların tek derdi, kartvizitlerine “milletvekili aday adayı” unvanı yazılması. Böylece tüm kapılar açılacak diye bekliyorlar. Eh, memur kökenli koca “milletvekili aday adayını” sürgüne gönderecek halleri yok ya.
Bir de kronik aday adayları var ki evlere şenlik. Bunlar da özellikle büyük şehirlerde her dönem adaylar. Sağınıza solunuza bakın; bu kronikleri hemen görüsünüz. Sürekli lacivert takım, üst cepte mendil, söyle bir de dik yürüyüp herkese gülücükler gönderirler ki havalarından geçilmez.
Bu tiplerin de aday olmamışlar, listelerde seçilemeyecek yerlere koyulmuşlar, hiç umurlarında değil, varsa yoksa aday adaylık. Çünkü seçimlerden sonra iş takipçiliği, parti üstleriyle daha rahat görüşmek, fırsatları kovalamak için adeta anahtar görevi yapıyor bu aday adaylık unvanı.
Ver üç beş bin lirayı, belgelerini göster, iş bitti. Hele bir de “ben aday adayı oldum, takdir büyüklerin ama bir nefer gibi (neden asker demezler hiç anlamam) çalışacağım” dediniz mi, amaç hasıl oldu.

İŞ BAYKUŞ MESELESİ

Bunlar da yasaklanmalı. İki dönem aday yapmadılar mı bir seçim dönemi bekleyeceksin sonra tekrar aday olacaksın. Demek ki adaylığın parti işlerine uygun değil, hem parana yazık hem zamanına.
Bu nedenle; sayın aday adayları “milletvekili olacağım, Meclise gireceğim” diye boşuna hayallere kapılmayın. Listelerin yüzde 80’i hazır, alt sıralara isim arıyorlar. Oturun oturduğunuz koltukta, dönüşte onu da bulamayabilirsiniz. Yaşadığınız hayal kırklığı da işin cabası.
Bir de diğerleri hakkında “beni niye aday yapmadılar, ben aday olsaydım, tulum çıkardık” gibi sağda solda atıp yutmayın.
Unutmayın “eldeki kuş daldaki baykuştan iyidir”.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz