Değerli okurlarımın söz haklarına saygı göstererek bazılarını bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Yer darlığı nedeniyle tüm mesajlara yer veremediğim için okurlarımdan af diliyorum.

Piyade Komando E. Albay Tahsin Ataizi

“Demokratik, lâik Türkiye Cumhuriyetinde hâlen dinlendirilmek üzere kampta bulunan meslektaşlarımıza rağmen; bu günkü basın özgürlüğünde (!) sizin gibi değerli kalemlerin menzili, kullandığımız silahlardan daha uzun, tam özgürlükte ise sonsuzdur.
Aydınlattığınız sonsuz menzilinizle topluma ışık tutan görüş-düşünce ve fikirlerinizle sizler bizim gururumuz, baş tacımızsınız.
Sizin gibi biat etmeden, yazan çizen kalemlere can feda.
Bizler olmasak da: Adalet, basın için geç gelse de…
Gelecek nesiller için varlığınız topluma tuttuğunuz ışık yeter.
Son kullanma tarihi gelen ampuller elbet bir gün patlayacaktır.

Sizler ise kalemlerinizle tuttuğunuz ışık ile aydınlık günler için mücadele ediyorsunuz ki biat etmeyen özgür basına kuvvet diliyorum.

Keşke kalemimi de silahım gibi kullanabilsem sizlerle silah arkadaşlığı gibi kalem arkadaşı olsam diyorum…”
     

Elektrik Mühendisi Semih Kalkanoğlu

“Vergi yazınız çok güzel. Bu ülkede son 50 yıldır ekonominin 2/3’ü kara ekonomi.

Bunu herkes biliyor. Vergi listelerinde adlarını gizleyenler de 2002-2018 arasının havadan para kazanmış zenginler olabilir ki halktan tepki görmemek için adlarını gizliyorlar.

Ve de 1950’den bu yana uygulana gelmekte olan Vergi Politikası ile Türkiye hiç bir yere varamaz ve gerçekte halk çok zengin.

İnsanlar bu ülkede yatırım yapmıyor. Çünkü ülkenin ekonomisi güven vermiyor. Biz de biraz sermaye oluşturduğumuzda yatırımlarımızı yabancı ülkelerde yapmayı istiyoruz.  Ama bu gidişin mutlaka bir sonu olacak.”

Yetkin Uymaz

“Bugün Kaşıkçı olayı halâ gizemini koruyorken ben bunun böyle olduğunu yani ülkeye ve yönetime kumpas olduğunu ilk günden beri kendimce söyleyen biriyim. Burada bir soru işareti kalıyor… Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi neden geç kalındı, bu refleks uyuşukluğu neden? Eğer bu kandırılma bahanesini burada da söyleyeceklerse bıraksınlar o zaman ülkeyi yönettiklerini iddia edenler görevini.

Erdoğan’ın şeref yoksunu, batının kölesi  kraldan bahsederken sıfatlarını sıralarken bir Türk vatandaşı olarak beni incitti.

Bizim yönetimin suçu da Suudileri kızdırmadan bu işi nasıl sonuçlandırırız, acaba direkt suçlarsak parasal bir yıkıma uğrar mıyız endişesi içindeler.

Adının gizli kalmasını isteyen büyükelçinin, ABD’nin de bu işin içinde olduğu gerçeğini görmemesi ve ya adı gibi sakınca görmesini de ben içime sindiremiyorum!”

Kazım Yalçın

“Bütün dünya ağız birliği etmişçesine Suudi krallığının İstanbul başkonsolosluğunda katledilen Cemal Kaşıkçı cinayetinin vahametinden bahsediyor. Evet, doğru vahim bir cinayet sırf Suudi yönetimine muhalefet etti diye bir gazeteciyi bu şekilde öldürmek kabul edilebilir bir durum değil. Canice bir eylem olmakla birlikte dünya medyasının sadece bu eylem üzerinde bu kadar durmasının da bundan önce ülkemizde meydana gelen benzer cinayetlere karşı haksızlık yapılmış olduğunu düşünüyorum.
Örneğin Uğur Mumcu cinayeti, Eşref Bitlis cinayeti, Ahmet Taner Kışlalı cinayeti, Necip Hablemitoğlu cinayeti ve Muhsin Yazıcıoğlu reisimizin cinayeti de organize karanlık ellerin ve yerli işbirlikçilerinin işlemiş oldukları cinayetlerdir ve/veya suikastlardır. Neden bu vatan millet aşığı şehitlerimizin cinayetleri Türk ve dünya kamuoyunda bir Suudi gazeteci kadar ilgi görmüyor diye soruyorum.”

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Seyfi Soğuk

“Enflasyonla mücadelede kalıcı adımların atılmasının başında vergi oranlarının düşürülmesi gelmelidir. Vergi afları veya barışları adaletli değildir.

Geçmiş hükümetler döneminde de yapılan vergi indirimlerinin bu dönemde de devam etmesi gerekir.

Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnaf ve sanatkârların ödedikleri kira stopaj oranları % 20’den % 10’a indirilmeli ya da acilen kaldırılmalı. Bunun sonunda da doğrudan GMSİ gelirleri vergilendirme yoluna gidilmelidir.

Asgari ücret kesinlikle vergi dışı tutulmalıdır.

Tüketiciyi direk etkileyen dar gelirlinin bütçesinin neredeyse yarısını götüren zorunlu harcamalardaki KDV oranları % 18’den % 13’e, % 8’den % 4’e tüm toplumun alım gücünü etkileyici bir unsur olması nedeni ile ivedilikle düşürülmelidir.

Kurumlar vergisi oranın da % 22 den % 15 çekilmeli, gelir vergisindeki dilimlerinin de

%15’lik oranın % 10’a

%20’lik oranın % 15’e

%27’lik oranın % 22’ye

%35’lik oranın % 30’a indirilmesi birçok esnaf, sanatkâr, serbest meslek erbabı, ücretli ve diğer gelir sahiplerinin vergi yükünün hafifletir ve zamanında ödeme imkânı sağlanır. Zamanında alınan vergilerin devlete katkısının daha büyük olacak, vergi af ve barışına da gerek kalmayacaktır.

Kadınların sigorta başlangıcından önceki doğumlarının borçlanmanın kapsam dışında tutulması eşitlik ilkesine aykırıdır.

Askerlik borçlanmasındaki uygulamanın burada da yapılması gerekir ki kadınların toplumdaki yeri konusuna destek vermek önem taşır.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Seyfi Soğuk mesajında 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Yenimahalle Belediyesi Meclis Üyeliğine aday adayı olduğunu vurguluyor. Umarım siyasette hızla yükselir ve bu önerilerini de uygulama imkanı bulur.”

Ferhan Toksöz

Melih Gökçek’in aday olacağı veya yapılacağı ihtimaline kargalar bile güler. Bu kadar popülerdi de neden görevden alındı? Ankaralılar ona hayran ve onu mu bekliyor? Şaşırdım yazınıza.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin