Aralarında Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar’ın da olduğu yapımcı-yönetmenler, sinema salonu sahiplerinin bilet fiyatlarından kendilerine düşük pay vermesine karşı çıkıyor, daha adil bir paylaşım olmaması halinde filmlerinin gösterime girmesine izin vermeyeceklerini belirtiyorlar.

Bana kalırsa, sorunu çözmenin yolu bu değil.

Madem sinema salonlarının büyük bölümü birkaç firmanın elinde ve onlar bilet fiyatlarını da, bundan dağıtılacak payları da istedikleri gibi belirliyorlar, o halde yapılacak olan, yapımcı-yönetmenlerin yeni sinema salonları bulmalarıdır.

++

Bir-iki örnek vermekte yarar var:

Ankara’da belediyelere ait kültür merkezlerinde bulunan onlarca salon bir yıl içinde birkaç etkinlikte ancak kullanılıyor.

Yapımcı-yönetmenler bu salonların kullanımı konusunda belediyelerle anlaşabilirler pekala.

Yine Ankara’dan Erzurum’a, İstanbul’dan Diyarbakır’a, İzmir’den Trabzon’a Devlet Tiyatroları’nın birçok ildeki salonları sadece akşamları ve hafta sonları birkaç saatliğine temsil için açık tutuluyor.

Söz konusu salonların kullanımı için de Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile anlaşmalar yapılabilir.

++

Ve bir çözüm yolu daha:

Sinema salonu açmak dev yatırımlar yapmayı gerektirmez.

Bir film için milyonlarca lira harcamayı göze alan yapımcı-yönetmenler çektikleri filmlerin gösterildiği salonların açılması için de ellerini ceplerine sokabilirler, ortak sinema salonları açabilirler.

++

Yukarıdaki adımların atılması halinde bugün yapımcı-yönetmenlere kibirle bakan sinema salonu sahipleri deyim yerindeyse yelkenleri suya indirmek zorunda kalacak, anlaşma yolu arayacaktır.

FACEBOOK YORUMLARI

1 Yorum

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.