Sınavı değil güvenlik soruşturmasını geç

79

Hükümetimiz bir yanda KHK ile yaklaşık 450 bin taşeron işçine devletin kapılarını açarken diğer yanda 110 bin atama yapılacağını açıkladı. Bu imkandan yararlanmak isteyen, devlette kadroya geçmeyi hayal edenler; sınavmış, torpilmiş, bu işleri bırakın da güvenlik soruşturmasından geçmeye bakın.

İster atama ile ister taşeron üzerinden kadro bekleyen çalışan sanıyor ki özgeçmişini, başvuru dilekçesini verecek, ertesi gün devletten maaş almaya başlayacak. Yok böyle bir şey.
Hadi diyelim, özellikler uydu, sınavı geçtiniz; önce geçici olarak atama yapılacak. Bir yıl süreyle asaleten atama için beklenecek. Bu süre içinde adli sicil yani temiz kağıdı bu işler için yeterli olmadığından deli gibi güvenlik soruşturmasından geçilecek. Aylar sürüyor bu işler.
Kimsin, nesin, yedi sülalene bakılacak, bölücü terörle, FETÖ’yle ilişkin bağlantın var mı araştırılacak. Bu işi yapacak MİT’in işi başından aşkın. Bir yanda bylock şifreleri kılıyor, diğer yanda istihbarat için çalışıyor şimdi de binlerce kişinin soruşturmasını yapacak.
Bu soruşturmalar sonucu çoğu kişi hayal kırıklığı yaşayabilir. Hele bir de gözden kaçan bir iki tane FETÖ’cü devlette alınsın, bunun altından kimse kalkamaz, hesabını da veremez. Onun için bu işler aylar değil yıllar alabilir, hemen sevinmeyin.

HANİ DEVLETE KİMSE ALINMAYACAKTI?

Şunu da soralım, bayram değil seyran değil nerden çıktı 110 bin memur ataması? 15 Temmuz’dan sonra son FETÖ’cü bulunana kadar devlete bir kişi bile alınmayacak açıklanması yapılmıştı. Geçen bir buçuk yılda her gün onlarca kişi hakkında gözaltı, tutuklama kararı çıkıyor. Bu iş sonu gelmez bir şekilde devam ederken bu atamalar nasıl yapılacak? Bir bakıyorsunuz, güvenlik soruşturmasında temiz kağıdı veren yetkili FETÖ’den tutuklanmış, gel de işin içinden çık.
İkincisi; devlette boş kadroları mı atama yapılacak yoksa yenileri mi açılacak, bu da belli değil. Yeni kadrolar açılacaksa bunun bütçe yasasında yer alması veya diğer yasal düzenlemelerle yapılması gerekecek. Pardon, bir KHK ile bu işler tamamlanır. Örneğin son KHK’de Yargıtay’a yüz kadro açıldı. Niye soruyoruz ki!
Bunlardan geçtik, şu hatır telefonlarını, “kart hamili yakınımdır, gereğinin yapılması” yazılarını, il, içe parti başkanlarının baskılarını, talepleri ne yapacağız?

TEMİZLİKÇİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ

Kadro sınırlandırılması nedeniyle en çok taşeron kullananlar yerel yönetimler. Nüfusa göre personel kriteri olması nedeniyle belediyelerde iş bulmak çok zor,
Öyle ki, adam başkan seçiliyor, özel kalem müdür atayacak, kadro olmadığından atama yapamıyor. Çözüm; belediyenin temizlik işlerini yapan taşeron firmaya rica ediliyor, özel kaleme getirilecek kişi taşeron şirkete alınıyor, buradan özel kaleme oturuyor. Vatandaşın taşeron firmadaki işi temizlikçi ama görevi özel kalem müdürü.
Dolaysıyla yerel yönetimlerde taşeron sorunu çözmek için kadro sınırlandırılmasının da düzenlenmesi gerekecek.

KİM KURDURDU BU KADAR FİRMAYI?

İşin diğer yönü, taşeron olarak hizmet veren 17 bin firma varmış. Buralarda firma elemanı olarak en az 70 bin kişi çalışıyormuş. Bunlarla birlikte kapılarına kilit vuracak firmalarla birlikte en az 120 bin kişi işsiz kalacağı hesaplanmış.
Borçları, alacakları, taahhütleri, bozulan işleri saymıyoruz. Şimdi bunlara da çözüm getirmek gerekecek. Sahi, bu kadar çok taşeron firmanın kurulmasına kim izin verdi? Taşeronculuk diye sektör kurulmuş, her yerde çalışıyorlar, şimdi batık taşeronlarla uğraşacağız. Bunlar için de hazırlayın yeni bir KHK daha.