Meclis gündemindeki bir yasa teklifi televizyon dizilerine devletin teşvikte bulunmasını öngörüyor.

Teklife Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sıcak bakıyor, “ABD’den sonra en fazla dizi ihraç eden ülkeyiz. Bu gücümüzü artırmalıyız” diyor.

Bana kalırsa da dizileri teşvik etmekte yarar var.
Ancak bunun bazı kurallarının olması gerekir.
Örneğin, diziler ABD ve Avrupa ülkelerindeki gibi 50 dakika olmalı, 2 saate kadar uzamamalı.
Böylece dizi sektöründeki tüm emekçiler rahat bir nefes alır, insanca koşullarda çalışma olanağı bulur.
++
Bundan daha önemlisi de şu:
Dizilerde şiddet olmamalı.
Bugün televizyonlarda izlediğimiz dizilerin çoğunda silahtan geçilmiyor. Silah sorunları çözüm aracı olarak gösteriliyor. Çeteler, mafya grupları birbiriyle kanlı hesaplaşmalar içine giriyor. Adeta polisin ve yargının olmadığı bir ülke tablosu çiziliyor.
Kadına şiddet sahneleri de sık sık karşımıza çıkıyor.
Sadece fiziksel şiddet değil, sözel şiddet de televizyon dizilerinde yaygın şekilde kullanılıyor.
Söz konusu dizilerin başka ülkelerde de gösterildiğini düşünecek olursak, şiddetin, çete ve mafya hesaplaşmalarının yaygın biçimde kullanılması Türkiye’nin imajını fena halde gölgeliyor, bizi bir zamanların Kolombiya’sı durumuna düşürüyor.
++
Ve tabii, teşvik edilecek projelerin seçilmesinde ahbap-çavuş ilişkisine girilmemesinin, adil bir sistemin oluşturulması da şart.

Teklife Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sıcak bakıyor, “ABD’den sonra en fazla dizi ihraç eden ülkeyiz. Bu gücümüzü artırmalıyız” diyor.
Bana kalırsa da dizileri teşvik etmekte yarar var.
Ancak bunun bazı kurallarının olması gerekir.
Örneğin, diziler ABD ve Avrupa ülkelerindeki gibi 50 dakika olmalı, 2 saate kadar uzamamalı.
Böylece dizi sektöründeki tüm emekçiler rahat bir nefes alır, insanca koşullarda çalışma olanağı bulur.
++
Bundan daha önemlisi de şu:
Dizilerde şiddet olmamalı.
Bugün televizyonlarda izlediğimiz dizilerin çoğunda silahtan geçilmiyor. Silah sorunları çözüm aracı olarak gösteriliyor. Çeteler, mafya grupları birbiriyle kanlı hesaplaşmalar içine giriyor. Adeta polisin ve yargının olmadığı bir ülke tablosu çiziliyor.
Kadına şiddet sahneleri de sık sık karşımıza çıkıyor.
Sadece fiziksel şiddet değil, sözel şiddet de televizyon dizilerinde yaygın şekilde kullanılıyor.
Söz konusu dizilerin başka ülkelerde de gösterildiğini düşünecek olursak, şiddetin, çete ve mafya hesaplaşmalarının yaygın biçimde kullanılması Türkiye’nin imajını fena halde gölgeliyor, bizi bir zamanların Kolombiya’sı durumuna düşürüyor.
++
Ve tabii, teşvik edilecek projelerin seçilmesinde ahbap-çavuş ilişkisine girilmemesinin, adil bir sistemin oluşturulması da şart.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.