SGK teşviklerin üzerine yatıyor

0
197

Hükümetimiz, istihdamı ve yatırımları artırmak için SGK primini düzenli ödeyenlere 100 lira indirim sağlıyor. Esasında sağlıyordu. Geçen yıl bu 100 liralık teşvik bitti. Yeni yılla tekrar başlatıldı.

Geçen Ocak ayında teşvik tutarı primlerden kesildi. Ancak Şubat ve Mart aylarında bu uygulamaya ara verildi. Yani primler teşviksiz, belirlenen tutardan kesinti yapılmadan alınmaya başlandı. Geçmişte bazı aylarda bu yapılıyordu ama ertesi ay bu tutar gelen ayın priminden düşürülüyordu. Örneğin prim 600 lira ise teşvikle 500 lira kesiliyordu, kesilmediği zaman bu tutar diğer ayda 200 lira eksikle 400 lira olarak tahsil ediliyordu. Hesaba göre SGK bu fazladan aldığı 200 lirayı gelecek aylarda primlerden azaltacak ve Nisan ayında 300 lira ödenecek.

Ancak SGK bu yolla son iki ayda üst üste iki ay tam prim toplamış oluyor ve kafasına göre teşvikleri askıya alıyor.

Bu neyi gösteriyor? Yüce devletimizin her türlü paraya olan ihtiyacını. Yüz lira deyip geçmeyin. Yine örnek verelim; 10 milyon çalışanın priminden yüz lira kesinti yapılmadığında toplanan para aylık bir milyar lirayı buluyor. Bu durumda SGK son iki ayda faizsiz, masrafsız, beleşine vatandaşın cebinden 2 milyar lira çekmiş oluyor.
Bu para güya geri ödenecek. Ne zaman? Belli değil. Küçük bir düzenleme ile gelecek yıllara kalabilir. Umarız “ileride ödenecek” diye gelecek aylardaki primler teşvik kesintisi olmadan toplanmaz.
Düşünebiliyor musunuz, vatandaş, işveren, yatırımcı, yasalara güvenerek 100 liralık teşvikten yararlanmak için düzenli olarak çalışanların primlerini ödeyecek ama “ileride iadesini yapacağım” diye bunun üzerine “yatılacak”. Ya teşviki kaldırın ya da gününde tam uygulayın.
Sonra kalkıp “yatırmacının önünü şöyle açtık, böyle teşvik veriyoruz, böyle kolaylık sağlıyoruz” demeyin, “güven” tanımını tartışmaya açarsınız.

BU FAİZLER NASIL DÜŞECEK?

Merkez Bankası’nın faiz artırıp artırmayacağı tartışılırken, bankaların kredi faizleri aldı başını gidiyor. Mart ayı sonu Nisan ayının ikinci yarısı itibarıyla
-İhtiyaç kredisi, yüzde 19.8’den yüzde 20’ye,
-Taşıt kredisi yüzde 17.’den yüzde 18.2’ye,
-Ticari krediler yüzde 17.6’dan yüzde 17.7’e yükselmiş.
-Konut kredisi de üç aydır aynı, yüzde 14.8.
Bu oranlar, 2002 yılından buyana ulaşılan en yüksek düzeyler. Şimdi nasıl inecek bu oranlar? Bağırmakla, çağırmakla, şantajla “gerekirse terbiye ederiz” sözleriyle düşmediği gibi artmaya devam edeceğe benzer.
“Faiz eşitti enflasyon” yerine “enflasyon eşittir faiz” şeklinde konuya bakılırsa, belki gerçekçi çözümlere ulaşılabilir. Ama büyüklerimizin bir bildikleri var demek ki sürekli “faizlerin enflasyonu” artırdığını söylüyorlar.
HAFTA SONU AKARYAKITA ZAM
Ham petrol varil başına 75 dolara çıktı. Doların artışını sürekli bahane edip akaryakıt fiyatlarını artıranlar, bu fırsatı da kaçırmayacaklar.
Size günü verelim: 27 Nisan Cuma akşamı, (bir de Merkez Bankası faizleri artırmayıp doların fırlarsa) bahane hazır; en az 15 kuruş zam kesin gelecektir. Benzin 7 lira olursa şaşırmayalım.
Neden bu tarihi veriyoruz, çünkü aylık enflasyon ölçümlerinde 26 Nisan son günüdür. Piyasa araştırmaları tamamlanır hesaplamaya geçilir. Böylece bu tarihten sonra yapılacak bir artışın yansıması gelecek aya bırakılır.
İnşallah yalancı ve palavracı çıkarız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz